HATI KADIN: “Atam öyle diledi emme!..”

23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, biz Türk Milleti’nin bağımsızlığının en önemli meşalesi olmuştur. Bir milletin yok olmasını seyretmeye hazırlananlara karşı verilen en güzel cevaptır. Bunun içindir ki 23 Nisan sadece hayatımızın neşesi çocukların değil Yüce Türk Ulusunun egemenliğinin bayramıdır. Kuşkusuz ki Nene Hatundan Kara Fatma’ya, Halide Onbaşı’dan Şerife’ye Bacıya bir destan yazdı kahraman Türk Kadını. Bu destanın taçlanması Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılâpları doğrultusunda olmuştur. Türk Kadınına verilen seçme ve seçilme hakkı, ulusumuzun değerlerinin Tomris Hatun’un gördüğü değerin devamı olduğunun eşsiz bir ispatıdır. O gün Tomris Hatun, nasıl kurultaya başkanlık ettiyse sonraki gün Satı Kadın’da aynı milletin meclisinde vekillik yaptı ve bugün de Türk Kadını Atamızdan aldığı yegâne mirasla aynı hakla meclis kürsülerinde gür sesini yükseltiyor.

Hatı Çırpan bilinen adıyla Satı Kadın, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın milletvekillerindendir. 1890 Ankara/Kazan doğumludur. Kaynaklara göre asıl adı Hatice’dir ve altı çocuk annesidir. Çiftçilikle uğraşan Satı Kadın, İstiklâl Harbimizde büyük mücadele vermiştir. Ulu Önder’in kadınlara getirdiği seçme ve seçilme hakkıyla babasının mesleği olan muhtarlığı devralmıştır. 1935 seçimlerine katılan 399 milletvekilinden 17’si kadın vekildi. Satı Kadın da Ankara 5. Dönem’de TBMM’ye vekil olarak girmiştir.   

                    

Satı Kadın, Kazan köyü muhtarlığı yaptığı dönemde Atatürk’ün Kızılcahamam’a doğru gittiğini haber alması üzerine köyü temizletmiş, köylüyü toplayarak Kazan’a yakın Bitik Nahiyesi ’ne gitmiştir. Atatürk gelince elini öpmüş ve ona ayran ikram etmiştir. Atatürk kendisinin Kazan köyünün muhtarı olduğunu öğrenir ve aralarında kısa bir sohbet başlar. “Senin kocan kim?” sorusuna Satı Kadın, kocasının Sakarya Savaşı’nda boğazından yaralanmış bir cengâver olduğunu söylemiştir. Bunun üzerine ikinci soru gelir.

-“Ne zaman doğdun?

– 1919’da Atatürk Samsun’a çıktığı zaman doğdum…

-“Evet Paşam. Ondan evvel yaşamıyordum ki…”.

Yola devam ederken Atatürk, Nuri Conker’e “İşte mebus olacak kadın” diyerek, Satı Kadın’ın adını ve köyünü kaydettirmiştir. 8 Şubat 1935 seçimlerinde 1273 oy alarak V. Dönem Ankara milletvekili olarak TBMM’ye giren Satı Kadın milletvekili seçildikten bir süre sonra köyünden alınarak İsmet Paşa Enstitüsü’ne götürülmüş ve burada kendisi bluz, eldiven, çorap, fotin ile modern bir Türk kadını olarak giydirilmiştir ve özel bir eğitim almıştır. Hatı Çırpan seçimde, merkez Kazasından: 332, Ayaş’dan:77, Beypazarı’ndan:74, Nallıhan’dan: 48, Çubuk’tan: 68, Kızılcahamam’dan: 139, Haymana’dan:80, Keskin’den: 144, Polatlı’dan: 41, Bala’dan: 73, Kalecik’ten: 99, Şerefli Koçhisar’dan: 98 oy almıştır.

Atatürk, Satı Kadın’ın adını Orta Asya Türkleri arasında ün yapan bir kadından esinlenerek “Hatı” olarak değiştirmiştir. Satı Kadın bu konuda Yedigün Dergisi muhabirine verdiği cevapta;

-“Gönlünüz ne manasına gelirse koyun…Eski Türk adı imiş, eski adım Satı idi emme, Atam öyle diledi işte!…”

                      

Satı Kadın, milletvekilliği görevi bittikten sonra köyüne dönmüş ve 19 Mart 1956 tarihinde vefat etmiştir. Kazan’da anıt mezarı bulunur ve evi restore edilerek müze haline getirilmiştir. Nur içinde yat Yüce Türk Kadını!…