12 EYLÜL 1980’DEN BUGÜNLERE (E) P. YRB. ADNAN AKAN’IN ANILARINDAN..

İhtilal KAN ister, İhtilal KELLE ister!

‘Onu ben birebir yaşadım… 12 Eylül sabahı saat 05:30’da bende 130 kişi vardı alınacak, çeşitli partilerden. 05:30’da aldım alabildiklerimizi, MHP kanadından bir kişiyi bulamadık. Hepsi kaçmıştı. En Son Cinnah Caddesinden biri, Mehmet isminde soyadını çıkaramayacağım şimdi, o Genel Başkan Yardımcısıydı, ışıkları yanıyor evde, çevreden bir merdiven bulduk yukarıya çıktık fakat kapı açılmıyor aşağıdan bir kız indi, o öğrenciymiş, sınavları varmış, ‘ben’ diyor ‘hiç uyumadım bu akşam ama yukarıdan ayak seslerini duyuyorum’. Agah Oktay’ın evine gittik Kıbrıs Caddesi’nde. Agah Oktay’ın kayınvalidesi evde oturuyor, küllükte dumanlar tütüyor, ‘Agah beyle görüşmeye geldim’ dedim. ‘Agah bey Konya’da’ dedi. Küllükte sigara dumanları tütüyor. Velhasıl Alparslan Türkeş’in evine Tuncay abi gitti almaya, onunda kapısı açılmadı, içerden sesler geliyor. Merkez komutanına dedik içerden sesler geliyor kapı açılmıyor. ‘Uygun bir şekilde açın’ dedi. Uygun bir şekilde açmak ne demek? Girdiler içeriye, yok adam. Sonra ben Türkeş ile Erbakan’ı İzmir’den getirirken Türkeş’e sordum, dedim ‘51 gün kayıptınız. Nerdeydiniz?’ Bizim Fikret abi var emekli Albay 60’lık. Onların taktik hocaları Alparslan Türkeş’ti. Şekli şemali çok bozuk bir adam. Ama efendim dünya tatlısı bir insan, öyle yufka yürekli bir insan. ‘Adnan Yüzbaşım’ dedi ‘benim yurtdışına kaçmak için 50 tane imkanım vardı, bu yurdu terk edemem ben’ dedi ‘ve terk etmedim de. İhtilal kan ister, ihtilal kelle ister. Anladım ki bunlar ortadan kalktı, geldim teslim oldum.’ Türkeş ve Ecevit TÜRK siyasi hayatının en büyük insanlarıdır.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir