Ağustos 1915 CONKBAYIRI TAARUZU

Mustafa Kemal Liman von Sanders ile Anafartalar Zaferi sonrasında Çamlıtekke’de görüşerek akşamı Conkbayırı ile Suyatağı arasında kalan 8. Tümen Karargâhı’na hareket etti. Tam tepelerinde, Büyük Anafarta kasabasının doğusunda, bir İngiliz uçağı belirdi. Yanındakilerin hedef olmamak için hemen ağaçların arasına dağılmalarına rağmen Mustafa Kemal ve yanındaki asteğmen, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ettiler. Conkbayırı tepesinden ve onun daha kuzeyinden Anzakların piyade ateşi altında bulunan 8. Tümen Karargâhı’na, uçağın takibinde, ulaştılar. Mustafa Kemal buraya ulaştığında yanında sadece Süvari Asteğmen Zeki (Doğan) vardı. Kurmaylarından ve yaverlerinden hiçbiri henüz gelmemiştiler. Kötü şartlardan
ötürü bir kısmı gece yarısına doğru, bir kısmı da ertesi gün komuta merkezine gelebilecektiler.
Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk birlikleri ( 23, 24 ve 28. Alaylar) Conkbayırı’nda düşmana saldırdı. 4 saat süren kanlı süngü muharebeleri sonunda Conkbayırı’nıın tamamı
ele geçirildi.
Düşmana çok büyük kayıplar verdirilen bu savaş sırasında General Boldwin ve Kurmay Başkanı öldü.
Mustafa Kemal de göğsündeki saate isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralandı.
Mustafa Kemal, Conkbayırı’nı geri aldıktan sonra öğleden sonra 8. Tümen’e veda ederek Anafartalar
Grubu Karargâhı’na döndü.
10 Ağustos Conkbayırı taarruzu hakkında, Fahrettin Altay Paşa’nın yorumu şudur: “Mustafa Kemal, 10
Ağustos’ta yalnız İstanbul’un değil, bütün bir memleketin işgalini önlemişti. Artık ümitleri kalmayan
İngilizler, iki ay sonra Gelibolu Yarımadası’nı boşaltıp çekilip gitmeye mecbur kalıyorlardı.”
21 Ağustos’ta Albay Mustafa Kemal’in komutasında İkinci Anafartalar Zaferi kazanıldı.
1 Eylül 1915’te Mustafa Kemal’e Gelibolu’daki “üstün başarılarından” dolayı Gümüş Liyakat Madalyası
verildi.
8 Ağustos 1915’te Anafartalar Gurup Komutanlığı’na getirilen Mustafa Kemal’in bu görevi,  Çanakkale’den ayrılacağı 10 Aralık 1915’e kadar devem etti. Anafartalar Grup Komutanı olarak emrinde 3 kolordu (2, 15 ve 16. kolordular) vardı. Turgut Özakman’ın da belirttiği gibi, “Çanakkale Savaşı boyunca, Liman Paşa dışında hiçbir komutan, bu kadar uzun zaman, bu kadar çok birliği ve bu kadar geniş bir alanı komuta etmemiştir.”
Demem o ki, Atatürk’süz bir Çanakkale Savaşı tarihi yazılamaz. Buna teşebbüs etmek için ya kör cehil ya
nankör ya da azılı bir Atatürk düşmanı olmak gerekir.
SİNAN MEYDAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir