ANKARA (ÇULUK OVASI) SAVAŞI

28 TEMMUZ 1402

İslam devletlerinin genişlemesini sadece batı ve kuzey yönünde devamlı bir süreç olarak göstermek yönünde bir eğilim vardır.Ama Müslüman topraklarda dışarıyla olduğu kadar iç savaşlarda mevcuttu. Müslüman devletler arasında birbirinden heybetli birçok savaş oldu bunlardan hiçbirisi 1402 yılında Yıldırım Bayezid ve Emir Timur arasında gerçekleşen Ankara Savaşı kadar büyük rakamsal ve tarihsel etkilere sahip değildir.
1396 yılında,Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid önce Burgundy Lordu Joan of Never ve Macaristan Kralı I.Sigismund tarafından önderlik edilen Avrupa Haçlı ittifakını Nicopolis(Niğbolu) Savaşında mağlup etti. Artık Yıldırım Bayezid’i Konstantinapolis’i almaktan veya Orta Avrupa’yı istila etmekten alıkoyabilecek bir engel yok gibi görünüyordu. Ama çok geçmeden Sultan doğudan gelen yeni bir tehditle karşı karşıya kaldı.
Moğol toprakları 14. yy’da gerilemişti. Yuan Hanedanı, Çin’e yenilirken,daha önce İran’ı,Kafkaslar’ı ve Irak’ın bir kısmını kontrol eden İlhanlılar birçok hanedanlığa bölündü.
Günümüz Rusya’sının üçte birinde hakimiyet kurmuş olan Altın Orda Devlet’i duraklama dönemindeydi. Orta Asya,Çağatay Hanlığının yaşadığı hızlı çözülme nedeniyle karışıklık içindeydi.
Güç için yarışan birçok lider mevcuttu. Bu liderlerden biri olan Timur 1336 yılında Moğol-Türk Barlas kavminde dünyaya gelmişti. Gençliğinde ufak çapta bir yağmacı olsa da kabiliyetli bir savaşçıydı. 1358 yılında kavminin liderliğini ele geçirdi. Timur, bu süreçte topal kalmasına sebep olan bir kaza geçirdi. Farsçada yavaş ve topal anlamına gelen “leng” lakabını aldı.Batı’da Tamerlane olarak bilinmesinin sebebi budur.
1370 yılına gelindiğinde Timur Orta Asya’nın büyük bölümüne hükmediyordu. 1378’te Toktamış’a Altın Orda Devlet’i tahtını alabilmesi için yardım etti.Daha sonra,kalan Orta Asya topraklarının istilasına devam etti. 1381’de İran’ın fethine başladı. Fetih 1386’da tamamlandı. İlerleyen 3 yılda Kafkaslar’ın büyük bölümü Timur’un kontrölüne geçti.
Timur’un istilaları dehşet yaratmak üzerine kuruluydu. Ona direnmeyi deneyen tüm şehirler küle çevrilirken,şehir halkı da ya katlediliyor ya da köleleştiriliyordu. Kafatasından kuleler başkaldırıları önlemek için yükseliyorlardı. Kafkaslar’ın fethi Timur’un topraklarının Altın Orda’yla komşu olması anlamına geliyordu. Toktamış’la anlaşmazlık kaçınılmazdı. 1391 ve 1395 yıllarında Toktamış iki kere mağlup oldu. Ve topraklarının çoğunu kaybetti. Bu sırada Batı’daki durum hızla değişiyordu. Osmanlı Sultanı 1398-1399 yılları arasında küçük Türk Beyliklerini kontrol altına alırken,bu devletlerin beyleri Timur’a sığındılar.
Timur tarafından İran ve Irak’ta tahtından edilen bazı liderlerse Osmanlı başkentine sığındılar. Bayezid ve Timur’un toprakları artık komşuydu.Timur dost bir Müslüman gücüne karşı savaş başlatmak istemedi,bu nedenle iki lider arasında uzun bir mektuplaşma başladı. Timur’un mektuplarından biri şöyle diyordu: Bilge ve mütevazı ol,intikamımızdan kaçın sen bir karıncadan fazlası değilsin,filleri kışkırtma yoksa ezilirsin. Bayezid’in cevabı ise şöyleydi: Eğer ordularından kaçarsam,bütün karılarım beni boşasınlar,ama eğer sen benim ordumdan kaçarsan bütün karıların başka adamlara aittir.
Kalemlerin savaşı bir yere varmıyordu. Timur tekrar Batı’ya yöneldi. Ermenistan ve Gürcistan 1400’de fethedildi. Binlerce insan katledildi. Timur, Memlük Sultan’ının Osmanlı’larla ittifak içine girmesinden çekiniyordu. Bu nedenle ilerleyen iki yılda iki İmparatorluğun arasındaki bağı koparmak için Şam ve Halep’i yağmaladı. 1401 yılının sonunda Timur Sivas’ı Osmanlılardan aldı ve üs olarak kullanmaya başladı.
Savaş artık başlamıştı. Timur Ankara’yı kuşattığında,Bayezid Konstantinapolis kuşatmasını kaldırdı. Ve ordularını Anadolu’ya yöneltti. Haziran 1402’de Ankara’ya ulaştı.Timur,geri çekilerek savunma pozisyonu aldı. Osmanlı Sultanı Timur güçlerinin doğudaki topraklarını yağmalayacağını bildiği için şehirde ufak bir garnizon bırakarak ordularını düşmana doğru yöneltti. Osmanlı ordusu Sivas ve Tokat arasındaki bir yola girdi,Bayezid buradaki yoğun ormanları kullanarak Timur’un okçu süvarilerinin vereceği avantajı ortadan kaldırmayı umuyordu.
Bu manevra Timur için uygun olmayan bir arazide savaşmak ya da Anadolu’dan çekilmek anlamına geliyordu. Fakat Timur üçüncü seçeneği tercih etti. Devasa ordusu kayboldu. Osmanlı keşifçileri onu bulmakta başarısızdı. Timur Güneybatı’ya yöneldi ve Kayseri’yi aldı. Bayezid düşmanını kuzeyde bulacağından eminken Timur Ankara’ya yöneldi. Osmanlı güçlerinin arkasında ortaya çıktı. Sultan düşmanının bu manevrasını ve Ankara’nın kuşatma altında olduğunu öğrendi. Bayezid,Timur’un topraklarını yağmalamasına izin veremezdi. Bu nedenle,yorgun ordularını Ankara’ya yöneltmekten başka seçeneği yoktu.
Timur’un Ankara kalesini kuşattığı bir sırada gece yarısı Bayezid ve ordusu Ankara kalesine ulaşmış. Timur ve ordusunu savunmasız bir durumda yakalamış. Yıldırım Bayezid oğulları ve kumandanlarının bir an önce gece baskını yapması yönündeki tekliflerini reddetmiş. Ve bu andan itibaren savaşın kaderide değişmiş oldu. Timur durumun farkına vararak gece karanlığından faydalanmış. Acil şekilde kuşatmayı kaldırıp ordusunu geri çekerek Çuluk ovasında ordusunu mevzilendirmişti.
Ankara Savaşı 28 Temmuz 1402’de başlamış oldu.Timur’un ordusu önemli rakamda okçu süvarilerden oluşan klasik Moğol-Tatar ordusuydu. Ayrıca Hindistan istilası sırasında edindiği birkaç düzine zırhlı fili de mevcuttu. Osmanlı ordusuysa eski Selçuklu düzensiz birlikleri,Tatar paralı askerleri ve önceki sultanlar tarafından kurulmuş olan ufak bir profesyonel ordu ile Sultanın, Sırp Vasal’ı Stefan tarafından yönetilen Doğu Avrupa Şövalyelerinden oluşuyordu.
Seferin başında Timur ve Bayezid 100.000’den fazla askerle yaklaşık olarak aynı rakamlara sahiptiler.Fakat Osmanlı Sultanı Sivas’tan Ankara’ya zorunlu yürüyüşü sırasında 20.000 askerini kaybetti.
Timur okçu süvarilerini biri merkezde,ikisi kanatlarda ve biri de ihtiyatta olacak şekilde dörde ayırırken,fillerini öncü kola yerleştirdi. Bayezid önde okçular,ikinci hatta yeniçeriler ve ihtiyatta sipahi süvarileri ile daha kuvvetli bir merkeze sahipti. Solda Stefan’ın Sırp süvarileri bulunurken,sağındaysa Anadolu güçleri ve Tatar paralı askerlerinden oluşuyordu. Bayezid savunma pozisyonundaki kanat kuvvetlerinin düşmanı tutabileceğini, bu sırada kendisinin merkeziyle bir karşı atak başlatabileceğini umuyordu.
Timur merkezini geride tutarken kanatlarını ileri sürdü. Savaş Osmanlıların sol kanadında başladı,Sırp birlikler saldırıya uğramalarına rağmen,düşman süvarilerini durdurmakta ve ciddi bir zarar vermekte başarılı oldular. Sırplara karşı bir atak dalgası daha başladı. Bu sefer amaç,Sırpların arkasından dolaşmaktı,ama Stefan’ın güçleri geri adım atmadı.
Bu sırada Timur’un sol kanadı, Şehzade Süleyman’ın komuta ettiği Osmanlı sağ kanadına saldırdı. Timur merkezini de Yıldırım Bayezid’in yeniçerilerini meşgul etmek için ileri sürdü. Bu anda Yıldırım Bayezid’in sağ kanadına hiç beklenmedik birşey oldu,18000 kişilik paralı Tatar birliklerinin tamamı taraf değiştirdi. Osmanlı sağ kanadına karşı Timur’un atağına katıldılar. Süleyman Çelebi kuşatılmıştı. Bayezid ihtiyat kuvvetlerini yardıma göndermek zorundaydı. Sol kanattaysa Sırp birlikleri daha da fazla düşman tarafından saldırıya uğruyordu. Ama artan kayıplarına rağmen düşmanı tutmayı başardılar. Kaynaklar Stefan’ın Sultana hala mümkünken geri çekilmeyi öneren bir ulak gönderdiğini iddia ediyor,ama Yıldırım Bayezid bu öneriyi reddetti.
Bu noktada,Süleyman Çelebi’ye hayatını kurtarması için geri çekilmesi emredildi. Stefan’da kuvvetlerinin bir kısmıyla kanadını tutarken kalanıyla da geri çekilmeyi sağlamak zorundaydı.
Timur ihtiyat kuvvetlerini, düşmanları tarafından geçilen Osmanlı sağ ve sol kanatlarına derin-kanat manevrası yapmaları için gönderdi. Sırp güçleri zırh avantajlarını da kullanarak kuşatmayı yarmayı başardı. Süleyman Çelebi’nin geri çekilişine katıldılar. Kalan Osmanlı merkez kuvvetleriyse Çataltepe isimli tepeye doğru yavaşça itildi. Bayezid’in, sayıca çok az olmasına rağmen sipahileri ve yeniçerileriyle düşmanı saatlerce tutmayı başardığı söylenir. Muhafızlarıyla kuşatmayı yarmayı da başardı fakat bir ok atını öldürdü. Tarihte ilk kez bir Osmanlı Sultanı hapsedildi. İki ordu da büyük sayıda savaşçı kaybetse de Timur kesin bir zafer kazandı.
Yıldırım Bayezid’e esareti sırasında ne olduğuna dair çelişen teoriler mevcut. Ama, Timur 1404’te Çin Seferi’ne başladıktan birkaç ay sonra 1405’te hayatını kaybettiği tartışılmaz bir bilgi. Osmanlılar Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında başlayan uzun bir iç savaş sürecine girdiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir