ASALA-PKK İŞBİRLİĞİ

Tunceli’de gömülü olan TİKKO militanı Orhan Bakırcıyan’ın mezarı üzerinde Ermeni teröristlere ithafen bir yazı bulunmasının üzerine küçük bir tartışma yaşanmıştı. Anıtta yer alan isimler arasında Birinci Cihan Harbi esnasında Türklere katliam yapan Taşnak liderleriyle beraber, ASALA’nin lideri Monte Melkonyan’ın ismi de bulunuyordu. Çözüm sureci döneminde dikilen anıt gelen tepkiler üzerine kaldırılmıştır. Ermeni iddialarını destekleyen Turk solunun Kürt ve Ermeni milliyetçileri ile işbirliğinin oldukça uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Bakırcıyan’ın mensup olduğu TİKKO’nun özellikle dikkat çekici yönlerinden biri Kemalizm’e duyduğu düşmanlıktır. TİKKO kurucusu İbrahim Kaypakkaya Kemalizm’i ‘faşizm’ olarak nitelendiren ve aynı zamanda Ermeni meselesini gündeme getiren ilk sol liderlerden birisi olmuştur. Kaypakkaya’nın attığı temeller halen Türk solunun büyük bir kısmının Ermeni sorunu ile ilgili görüşlerine de şekil vermektedir. Bu makale, Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Türk solunun ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıktığını ve bu Parti’nin Ermeni konusu hakkındaki görüşlerinin Kaypakkaya tarafından ortaya atılan ideolojik akıma uygun olarak şekil aldığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla, PKK’nın Ermeni teröristlerle işbirliği yalnızca taktiksel bir gereksinimden ötürü ortaya çıkmamıştır. Günümüzde Ermeni soykırımı iddiaları zamanında PKK-ASALA silahlı işbirliğinde şekil bulmuştur. ASALA tarafından yayımlanan ASALA Interview kitapçığında yer alan PKK-ASALA müşterek basın açıklaması tutanaklarına göre, alınan kararlar arasında Kürt-Ermeni federal devleti kurulması ve Türkiye’ye karşı müşterek silahlı eylem düzenlenmesi vardır. PKK Türkiye içerisinde henüz silahlı eylemlere başlamamışken, 9 Kasım 1980 tarihinde Türkiye Strasburg Konsolosluğu’nun bombalanması ile başlayan terörizm süreci ASALA ile beraber Fransa ve İtalya’da bombalı eylemler ile devam etmiştir. 1981 yıllında ASALA lideri Melkonyan’ın Fransa’da hapishanede bulunduğu sıralarda birleşik bir Türk-Ermeni-Kürt militan örgüt kurulması için çağrı yapmıştır. Sonraki yıl ASALA sözcüsü Agop Agopyan “Kürt devrimcileri ile yan yana savaşıyoruz” açıklamasında bulunmuştur. Benzer şekilde, Milliyet’in 15 Şubat 1985 tarihli haberine göre, ASALA liderleri Agop Agopyan ve Jean-Marc ‘Ara’ Toranyan sadece PKK ile değil, Türkiye’deki diğer sol örgütleri ile işbirliği kurmak istediklerini beyan etmiştir. 1980’li yılların başında ASALA tarafından yayımlanan Hay Baykar (tr. Ermeni Mücadelesi) dergisinin Türkçe ekinin başyazısındaki “birbirimizi anlayabilmek, davamızı tanıtmak, bir buçuk milyon şehidimiz adına, haklarından yoksun bırakılmış Türk, Kürt ve Arap halkları adına mücadele edecek kitleyi ve fikirleri oluşturmaktır” ifadelerinden anlaşılacağı üzere ASALA için bu işbirliği çok büyük önem taşımıştır. ASALA daha sonra 1982’da Ankara Esenboğa Havaalanı’na saldırı düzenleyerek Türkiye’de ilk silahlı eylemini gerçekleştirmiştir. Esenboğa’daki saldırıda 9 sivil hayatını kaybetmiştir. Saldırının faillerinden Levon Ekmekçiyan sağ olarak ele geçirilmiş, diğer ASALA teröristi ise etkisiz hale getirilmiştir. Milliyet’in 14 Eylül 1984 tarihli haberine göre, Ekmekçiyan sorgusu sırasında PKK’nın Esenboğa saldırısına yardım sağladığını itiraf etmiştir. Yapılan yargılama sonucu Ekmekçiyan 1983 yılında idam edilmiştir. Ekmekçiyan’ın cenazesinin 2014 yılında ailesine tesliminden sonra, Ekmekçiyan’ın “12 Eylül mağduru” ilan edilmesi için bir kampanya başlatılmıştır. PKK, “silahlı mücadelesini” resmi olarak 15 Ağustos 1984’te başlatmıştır. PKK’nın ilk eyleminin hemen ardından basında PKK tarafından kullanılan silahların ASALA tarafından tedarik edildiği yönünde iddialar yer almıştır. PKK, 1920’lı yıllarda kurulan Hoybun Cemiyeti’nin savunduğu tezlerine yakın bir şekilde halen Kürt ve Ermeni ‘ırk birliğini’ savunmaktadır. Serxwebûn dergisinin Ağustos 2001 sayısında, Ermenistan doğumlu bir PKK üyesi anısına yazılmış bir yazıda “Kürtler ve Ermeniler Aryan halkları içerisinde hem coğrafi, hem kültürel, hem de tarihi olarak en uzun süre iç içe, bir arada yaşamış olan iki halktır” ifadeleri yer almıştır. PKK’nin Ermenistan’daki faaliyetleri ayrıca Wikileaks’in sızdırdığı ABD diplomatik kriptolarında da kanıtlanmış durumdadır. 1984 Ekim ayında gerçekleştirilen Güneş Harekâtı esnasında, Türk Ordusu Irak sınırları içeresinde bulunan PKK ve ASALA kamplarını imha ederek her iki örgütün de işbirliğine ağır bir darbe indirmiştir. Fakat yapılan operasyonlar işbirliği tamamen engelleyememiştir. Akademisyen Michael Gunter’e göre 1985-1986 yılları arasında Taşnak bomba uzmanları PKK kamplarında eğitim vermiştir. Zamanında PKK-ASALA bağlantılarının araştırılmasında ve ortaya çıkarılmasında en önde gelen isim kuşkusuz Uğur Mumcu’dur. Bununla bağlantılı olarak, Serxwebûn dergisinin Haziran 1987 sayısında ‘Faşizmin uşak kalemşörü Uğur Mumcu, boşuna PKK-ASALA ilişkisi arıyor’ ifadelerine rastlanması oldukça dikkat çekicidir. PKK ve ASALA’nın kendi yayın organlarına bakıldığı zaman, bu işbirliğinin oldukça açık bir şekilde yürütüldüğünü gözlemlemek mümkündür. Bunun en açık örneğine yine Serxwebûn dergisinin Temmuz 1998 tarihli sayısında rastlanmaktadır. Erivan Üniversitesi’nden Manuel Hasretyan’ın Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği bir röportajda, Öcalan açık bir şekilde Ermeni ve Kürt işbirliğini savunmuş ve PKK ile Lübnan’daki Taşnak şubesi tarafından müştereken düzenlenen bir konferansı övmüştür. Bu işbirliğinin günümüzde ise silah ile değil, algı ile yürütüldüğü açıktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir