AVRUPA DİLLERİNİN KÖKENİ ÖN TÜRKÇE’DİR

Türklerin tarih boyu toplu hâlde yaşadıklarını yerleri kanıtlarıyla ve tarihte ilk kez Kazım Mirşan, okunan metinlerden elde ettiği belgelerle ortaya koydu. Anadolu’dan İtalya’ya göçen Etrüsklerin alfabeyi Yunanlılardan aldığı tezini yıktı. Aksine Yunanlıların alfabeyi Etrüsklerden aldığını örnekleriyle kanıtladı. Avrupa’da ortaya çıkarılan birçok kitabelerin Yunan veya Latin dillerine göre okunduklarını dolayısıyla ortaya anlamsız ve saçma metinlerin çıktığını söylüyor. Oysa aynı kitabeler, Ön Türkçe kullanılarak ve Türk tamgalarına dayanılarak okunduğunda düğüm çözülüyor. Norveç, İsveç, Portekiz ve Fransa’daki mağaralardaki yazılar Türk damgaları (harfleri) ile okunduğunda anlamlı olmaktadır. Fakat gerçek Batı’nın işine gelmiyor. Haluk Tarcan diyor ki: “Bugün İskandinav ülkeleri İskandinav Runik yazılarının kökenini Dinyeper bölgesinde (eski Ön Türkçe’de adı Ozu Nehri – Ozu Ogız) aramaktadırlar. Dinyeper bölgesinde Bir Oy Bil Devleti vardır. İskandinavların bir başka arama noktası Val Camonica’da İtalyan Alpleridir. İtalyan Alplerinde Ön Türkçe yazılar bulunmuştur.”
İskandinavlar Runik yazıyı icat etmemişler, dışarıdan getirmişlerdir. Runik yazısı nereden gelmiş olabilir? Bulgular Runik yazısının Ön Türkçeyle yakın benzerliğini vurguluyor. Haluk Tarcan, Ön-Türk yazıtlarının Batıda ortaya çıkardığı gerçekleri ve paralellerini aradı. Ön Türkçe yazıyı görmeğe alıştığı ve alfabeleri bildiği için önce Fransa’daki mağaralardaki sonra Portekiz ve İspanya’daki yazıtları keşfetti. Keşfettiği yazıtları Kâzım Mirşan’a yolladı, hepsinin Ön-Türkçe olduğu meydana çıktı. Anadolu’da Sinop, Çatal-höyük, Side hamam yazıtlarını buldu. Araştırmalar, Ön-Türklerin göçmen olarak çok geniş bir alana yayıldıklarını gösteriyor. Ön Türkçe damga ve yazıtların yanında ateş kültünü işaret eden kül kapları, ateş evleri ve aksak tartılı müzikler ön atalarımızın gittikleri yerlere kültürleriyle hâkim olduklarını, gittikleri yerlerin dip kültürünü oluşturduklarını açığa çıkarıyor. Doğu Anadolu’da M.Ö. 15.000’den itibaren kaya resimleri, M.Ö.7000’den itibaren yazıtlar görülür. Antalya-Beldibi yazıtları M.Ö.7000’e aittir. İstanbul- Fikirtepe’de bulunan M.Ö.6000’e ait kaplardan ikisinin üzerinde OK ve OZ tamgaları vardır. Avrupa dillerinin kökeni Ön Türkçe’dir tezinin bugün karşılaştığı sahiplenilmeme olgusu, ülkemizde daha önce yaşanmıştı. “Öz Türkçe” hareketi içinden çıkılamaz bir hâl alınca “Güneş-Dil Teorisi”ne dönüştürülmüştü. Güneş-Dil Teorisi 1935’te H.F. Kvergic’in kitabından yola çıkılarak hazırlanmıştır. Türk dilinin taş ve maden devrinde kültür kelimelerini göç yoluyla dünya üzerindeki bütün dillere yayan eski ve büyük bir kültür dili olduğunu savunan teori, dönemin aydınları tarafından desteklenmiş ancak modern teorilere yenilerek terk edilmiştir. Avrupa’nın en yüksek dağının adı Alp’tir. Hangi Avrupa dilinde Alp’in anlamı var? Hiç birinde… Oysa Türkçe’de anlamı var. Alp; ulu, yüksek demek. Balkanların en yüksek dağının adı Balkan’dır. Türkmenistan’daki Balkan dağının adını Balkanlara Bulgarların Hazar kıyılarından göç ederken getirdikleri anlaşılıyor. Hazar bölgesinde kullandıkları ismi geldikleri yere vermişler. Köklü bir kültürün yozlaştırılmasında en büyük etken dildir. Haluk Tarcan’a göre Batının Avrupa’nın dili, yazısı kendine ait değildir, dili dışarıdan gelmiştir. Hint-Avrupa dili olarak dışarıdan gelmiştir. Ancak Hint-Avrupa dilinin kökeni tam belli değildir. Avrupa’nın yazısının Finike’den geldiği varsayılır. Oysa Avrupa’nın yazısı direkt olarak Orta Asya’dan Ön Türklerden gelmiştir. Kuzey İspanya Lasparsiya Mağarasında bulunan 14000 yıl önce Ön Türkçe yazılmış bir yazıt var. Ön Türklerde “Ökük” kelimesi çok önemli, rabbani demek. İlahi kavram daha 14 bin yıl önce kullanılıyordu. Kazım Mirşan’ın şok açıklamalarına destek veren Norveç’li Shell Artun adlı bir profesör var. Kendisine Norveç Bilimler Akademisinde bir deli gözüyle bakılmaktadır. Çünkü 1994 yılında üniversite dergisindeki yazısında diyor ki “Doğudan gelen Runik yazıları Orta Asya’dan geliyor ve bilinenin aksine 2000 yıl daha eskiler.” Shell Artun Runik yazılarının Alman kökenli değil Türk kökenli veya Asya kökenli olduğunu söylüyor. Avrupa’nın yazısı, dini ve dili kendine ait değildir hatta böyle bir kökene sahip değildir. Heredot, Birinci Kitap 57’de Pelas soyundan olan Attika halkı Helenleşirken dillerini değiştirdiler diyor. Pelaslar Etrüsk’tür, Türk’tür! Yunanlılar, Batılılar kolay kolay kabul edemez. 5-6000 yıl öncesine ilişkin bir Yunan yazıtı göstersinler görelim! Batılılar uzun süreden beri Avrupa uygarlığını kuranların, Latin kültürünün kökeninin Etrüskler olduğunu kabul etmiştir. Kendi kökenini arayan Avrupa 1780 yılında Etrüsk Yazıtlarını bulunca “Bizim kökenimiz bulundu” diye büyük sevinç yaşadı, bayram etti. Etrüskçe’yi Batılılar hiçbir zaman okuyamadılar. Etrüsk Yazıtlarında Yunan uygarlığını bulacağını uman Batı, Ön-Türkleri bulunca konuyu “hasıraltı” etmeyi yeğledi. Avrupalı ilim adamları Etrüsk Yazıtlarını hasıraltı ederken yazıtlardaki yazılar için “bilinmeyen bir ırkın okunamayan yazısı” dediler. Avrupa’nın tarihi çok gençtir. Yunanca bilindiği gibi sadece 2700 yıl öncesine ait bir dildir. Fransa 1500 yılından beri tarih sahnesindedir. Tarihleri 501 yılında başlar. Atilla 452 yılında ölmüştür. İngiltere’nin tarihi 1500 yıldır. Avrupa’nın en uzun tarihlisi Almanlar 2100 yıl öncesine uzanır. Avrupalılar Avrupa’nın en eski medeniyetinin Yunan medeniyeti olduğunu söylüyor. Etrüsklerin alfabeyi Yunanlılardan aldığına inanıyorlar. Kanıt olarak 754 tarihli Marsiliana Tahtası gösteriliyor. Hiçbir dayanak olmamasına rağmen Marsiliana Tahtasındaki alfabeleri Etrüsklerin Yunanlılardan aldığını kabul ediyorlar. Ancak tutarsızlık ciddi boyutlardadır. Ne Fenikelilerde ne Yunanlılarda tarihte hiçbir alfabe çalışması olmamıştır. Etrüsklerde 7 ayrı alfabe var. Alfabe çalışması olan tek halk Etrüsklülerdir. Eldeki bilgiye rağmen Batılılar alfabeyi Etrüskler Yunanlılardan aldı demeyi inatla sürdürüyor. Mirşan, Etrüsk alfabesindeki bugün hâlâ kullandığımız A, B, C, D, E harflerini Marsiliana Tahtasında göstererek belgeliyor. Marsiliana Tahtası İtalya’da bulunmuş Etrüsk Yazıtlarıdır. Avrupalılar İtalya’ya ilk medeniyeti Yunanlıların getirdiğini kabul ediyor. Ön yargıyla tarih 764’te Etrüsk’le başlar diyorlar. Çünkü Avrupalılara göre Etrüskler alfabeyi Yunanlılardan aldı. Oysa atlanan kesin bir gerçek daha var. Dünyada alfabe üzerinde çalışmış tek halk, Orta Asya Türk alfabesi üzerinde çalışmış Türk ve Etrüsk halkıdır. Alfabe üzerinde hiçbir çalışması olmayan Yunanlılardan Etrüskler nasıl alfabeyi kopya etmiş olabilir? İmkânsız! Yazıtlarda açık seçik görülüyor. Etrüsk alfabesindeki harflerin karşısına Yunanlılar Etrüsk harfine benzeyen kendi harflerini koymuş ancak alfabenin prensiplerini değiştirmemişler. Avrupa’nın böylesine mantık dışı bir kabulü çok uzun yıllardır yapıyor olması oldukça düşündürücüdür. Üstelik doğru dürüst hiçbir yazıt okumadan, çözmeden! Okuduk dedikleri salt isim saymak. Okudukları manalı tek kelime yok. Roma’nın kökeninde Etrüskler var. Etrüsklerin kökeninde bulgulara göre Ön- Türkler var. Roma’nın küllerinden kurulduğu medeniyet olan Etrüskler Türk’tür. Etrüsk yazıtlarını, yazısını dünyada ilk defa 1970 senesinde Kazım Mirşan okudu. Romalılardan önce İtalya Yarımadası’nda yaşayan Etrüsklerin konuştuğu dil olan Etrüskçe Ön Türkçe kökenlidir. Etrüskçe Türkçe’dir. 220 yıldır okunamayan Etrüsk yazısını çözen Kazım Mirşan, üşenmez, Etrüsklerin anavatanına Etrurika’ya (Floransa, Orta İtalya) gider. Prof. Comporeale ile görüşür, konuşur, fikir ve bulgularını aktarır, tartışır ancak pek olumlu cevap alamaz. Comporeale’ye Orta Asya’da Türklerde 5 tane “T” harfi olduğunu bulgularıyla gösterir. Etrüsk yazıtları genelde dinî kavramlar içerir. Etrüskçe sözlük neredeyse bütünüyle Türkçe sözlerle dolu, rahatça anlayabileceğimiz sözler. Etrüsklerin sembollerinden birçoğu ve Etrüsklerin Avusturya’da bıraktıkları eserler Kazakistan’da görülen sembollerin aynısıdır. Cambridge’ten C. Renfrew, Stanford (California) Üniversitesi’nden Cavalli ve Sforza, Floransa Etrüskoloji Ensititüsü’nden Camporeale ve öteki üniversite profesörlerinin tekrar tekrar yaptıkları DNA testi ile Etrüsklerin %97 Türk oldukları 2007’de ortaya çıkmıştı. Kazım Mirşan’a göre Bizans’ın ilk kurulduğu dönemlerde Ön Türkçe konuşulmaktaydı. Kanıtı, Trabzon’daki Rum Kilisesi’nde sadece Ön Türkçe okunabilen yazılardır. Kazım Mirşan, daha sonraları başka kültürlerden etkilenerek Bizansın Ön Türk dilini kullanmamaya başladığını ileri sürer. Tarihin başlangıcında biri Etrüskler diğeri Pelasklar iki Türk devleti vardır. Pelask ulusu Yunanistan’a Yunanlılardan bin yıl önce gelip yaşamıştır. Yunanistan’da Yunanlılardan önce bir Türk devleti kurulmuştur. Araştırmacı Adile Ayda Latin alfabesinin Pelesklerden geldiğini savunuyor. 1997 yılı mart veya nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi’nde Ahmet Taner Kışlalı’nın bir yazısı çıktı: “Tarih Yeniden Mi Yazılmalı?” tezi bulgulara dayandırılır: Fransa’daki bazı ilim adamlarının bulguları, kütüphanelerdeki bulgular Türklerin yaklaşık 2200 yıl önce İstanbul’a geldiklerini kanıtlıyor. Hatta “Astanbolik” adını vermişler. Astan, Ön Türkçe’de “gök” anlamına geliyor. “Bolik” “kent” anlamındadır. Mesela Hun devlet geleneğinde ordu karargâhlarının olduğu yere özellikle Uygurlarda “Ordubolik” deniyordu. Ayrıca Ordubolik “başkent” anlamına geliyordu. Greklerden önce Yunanistan’a ilk adını veren Ön Türklerdir. Yunanistan köken olarak Ön Türklere dayanır. Yunanistan’daki Yunanlıların bir kısmı doğrudan doğruya Ulukent’e Kızılcalık Vadisinden kalkıp Yunanistan’a gelen Ön Türklerdir. Yunanistan’a gelen Ön Türklerin adı “Ökrik”tir. “Gök” kelimesi ökrikten gelir. Yunanistan’ın Ön Türkçe adı İç-Üy-Ök’tur. Yunanistan’ın adı “İçiök”dür. İçiök krallık anlamındadır. Ökerik ilk adlarıdır. Ökerik sıkışarak Grek hâline gelmiştir. Yunanlıların bir bölümü Grek adı altında üst Asya’dan gelmişlerdir. Yunan kitabelerinde Anadolu’dan gelen ve demiri çok iyi işleyen bir topluluk olduğu yazılmaktadır. Toplumun mevsimlik geldiği bilinmektedir. İskandinavya ve Avrupa’da 5000’den fazla Ön Türkçe yazıt bulunmaktadır. İlk alfabe Latin alfabesi değildir. Ön Türklerde başlayan kelimeler hem Latin alfabesinin hem diğer bütün dillerin temelini oluşturmaktadır. Halûk Tarcan şöyle diyor: “Atoybil” devleti konfederasyonunun sona ermesiyle milattan önce 879 yılında “Türkbil” (Göktürk) devleti ortaya çıktı. Türükbil devletinde Türkçe konuşulur. Bolbollar devlette tarih yazanlara verilen addır. Bugün kelime balbal olarak geçer. Latin alfabesinin temelinde Ön Türkçe vardır. Latin, Yunan, Fenike ve Kril alfabeleri Ön-Türkçe’den oluşmuştur. Avrupa dillerinin kökeni Ön Türkçe’dir. Bütün dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesidir. Bugün İslamiyet’i kabul etmeyen ve hâlâ yaşayan Çuvas, Karainler, Karaylar, Gagavuz, Yakut Türkleri var. Macaristan’ı kuran 13 kabileden 9’u Türk boyudur. Kuman ve Peçenek boyudur, 4’ü Pinegol boyudur. Devlete hâkim olan Pinegoller olduğu için devletin resmi dili Macarca olmuştur. 1000 yılında Kral Istvan’ın Hıristiyanlığı kabul etmesiyle Macaristan’da kullanılan Türk soylu yazı, Türk dini yasaklanmıştır. Yasaklanan törelerle birlikte bozulma ve Macarlaşma oluşmuştur. Macarlar, Bulgarlar ve Finler Türk’tü, 300000 nüfuslu Gagavuzlar hariç İslamiyet’e girmedikleri için Türklüklerini kaybettiler. Kazım Mirşan Orhun Abideleri, Türükbil ve At-Oybil dilini okuyarak Batıkların uydurma Ön Türk tarihini tartışmaya açmıştır. İsveçlilerin Orhun yazısının kökenini önce Asya’da Türklerde sonra İtalyan Alplerinde, Kamunlar vadisinde aramaları Orhun anıtlarının yazısının bugüne kadar Rün yazısı olduğu iddiasını yok etmiştir. Kazım Mirşan’ın Gotland yazıtlarını Ön Türkçe okumasıyla ortaya çıkmış olan gerçeği kabul etmek gerekir. Evrensel uygarlıkların kökeninde ön ata kültürümüz olduğu yazılarla görsel bir şekilde ortaya çıkmıştır. Batı uygarlığının kökeninde Yahudi-Hıristiyan kültürü değil yalnız Ön Türk kültürü vardır. Batılı, kültür ve tarih araştırmaları için Lâtince, Sanskritçe, Grekçe yerine Ön-Türkçe öğrenmek zorundadır. Gerçeklerin belgeleri Kazım Mirşan’ın ve Haluk Tarrcan’nın yazdığı kitaplarda ve makalelerde vardır. KAYNAK: Motif Akademi Halkbilimi Dergisi /2013-2 (Temmuz-Aralık) (Kıbrıs Özel Sayısı-ll), s.243-261 Avrupa Dillerinin Kökeni Ön Türkçe’dir/ H. YAZICI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir