‘Baktım ki ayağım yoktu o an mayına bastığımın farkına vardım’

‘1994 yılında acemi birliğimi yapmak üzere Isparta dağ komanda er eğitim taburuna gittim. Burada 45 günlük zorlu bir eğitimin ardından askerliğimi yapmayı arzuladığım Mardin kocalar taburuna yani güneydoğuya geçtim. Tekrar burada aldığım 1 aylık eğitim sonucunda komutanlarımız bizleri timlere ayırdı ve asker olduğumu yürekten hissettiğim operasyonlara katılmaya başladım. Bir gün yine Mardin akarsu bölgesinde 15 gün kaldıktan sonra operasyondan dönerken hayatımın belki de dönüm noktası olan, beni bilmeden en şerefli mertebeye ulaştıracak olan o haber geldi. Şırnak’a geçeceğimiz söyleniyordu bunun tehlikeli bir görev olduğunu komutanımız bize söyledi ve bizlerin kurban olmamasını dileyerek orada bir kurban kestiler ardından yola çıktık. Gece yarısı Şırnak’ın Silopi ilçesine ulaştık. Bize oradaki taburda sabahlayıp erkenden yola çıkacağımız belirtildi. Sabah gün ağarmadan araçlara binip yola çıktık. Belli bir mesafeden sonra yürüyerek intikale başladık. Gittiğimiz yer Şırnak’ın Cehennem Deresi adlı bir vadisiydi. O güne kadar hiç görmediğim ve gerçekten çok derin bir vadiydi. Şu an bile orayı hala unutamam. O kadar derindi ki karşıdan karşıya geçmemiz 3 saatimizi almıştı. O gece orada kalacaktık. Gece silah seslerini duyduğumuzda karşıdaki timin çatışmaya girdiğini anladık. Biz onlara koruma sağlamakla görevliydik. Çatışmalar sabaha kadar sürdü ve nihayet sabaha karşı çatışma sona erdi. Karşıki timden birçok arkadaşımız şehit olmuştu. Bu haber bizi derinden etkiledi. Sabah geri dönmek için yola çıktık aynı vadiyi tekrar geçmemiz gerekiyordu ve geçtik. O kadar çok yağmur yağıyordu ki sırılsıklam olmuştuk ve her yer çamur olmuştu. Biz bu şekilde ilerlemeye çalışıyorken teröristlerin mayın döşediğinden habersizdik. Tek sıra halinde gidiyorduk önümden 15 kişi falan geçmişti ki birden bir patlama oldu ve ben o anda yere yığıldım. Baktım ki ayağım yoktu o an mayına bastığımın farkına vardım. Gece olduğu için helikopter gelemedi. Silah arkadaşlarım 1 saate yakın bir süre beni sırtlarında taşıdılar. Daha sonra askeri araç geldi. Dayanılmaz bir acı içerisindeydim. 3-4 saat sonra ancak Şırnak’a ulaştık ve orada ilk müdahale yapıldıktan sonra ambulansla Mardin devlet hastanesine götürüldüm. Ameliyata alındım. Ameliyattan çıktıktan sonra baktım ki oradaki komutanlarımız bir anne baba gibi benimle ilgileniyorlardı. Gözlerimi açtığımda komutanlarımız bana gazi olduğumu söylemişlerdi. Mardin’de yaklaşık 1 hafta kaldıktan sonra Ankara Gülhane ye gönderildim burada bir ameliyat daha geçirdim. Hiçbir zaman yürüyemeyeceğim aklıma gelmedi. Çünkü gazi olmanın haklı gururunu yaşıyordum. Şehitlik ve gazilik gerçekten herkese nasip olmayacak bir mertebedir. Anneler boşuna dememiştir haydi oğlum haydi git ya gazi ol ya şehit. Belli bir süre sonra iyileştim ve benim yürümeme ve kendi işlerimi görebilmeme yardımcı olan protezi kullanmaya başladım. Hiçbir zaman kendimi eksik hissetmedim ve hissetmeyeceğim. Hem ailemizin hem devletimizin hem de milletimizin arkamızda olduğunu bilmek bize güç veriyor. Bu vatan fedakârlık olmadan kurtarılamaz. Ya canını vereceksin ya da bir parçanı bu vatan için feda edeceksin. Yine gel deseler yine gider diğer bacağımı hatta canımı bile veririm. Çünkü bizim kalbimizde iman ve vatan aşkı vardır. Vatan bizim için kutsaldır
Gazi Muhittin Özel
(Alıntı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir