BAŞBUĞ ATATÜRK’ÜN isteği üzerine hazırlanan ‘ERGENEKON’DAN ÇIKIŞ’ tablosu

Ergenekon destanı, Türk destanları arasında, üzerinde en şekli çok çalışılan ve çok miktarda versiyonu bulunan bir destanımızdır. Gerek düz yazı(nesir), gerekse şiir olarak sadece bende 40′a yakın değişik şekli(versiyonu) vardır. Ayrıca tablo ve kartpostal olarak da değişik biçimlerde yapılmıştır. Hatta bu destanın yaşandığı dönem hakkında bile değişik fikirler mevcuttur. Ağırlıklı olarak bu destanın Göktürkler döneminde yaşandığı biçimindedir. Ancak, her yıl 21 Martta Ergenekon Bayramı biçiminde kutlanan bu günün aslında ‘Bozkurt Bayramı’ olarak, yaklaşık 5000 yıldır kutlanmakta olduğu, eski kaynaklara dayalı olarak ifade edilmiştir. Nitekim Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nca her yıl kutlanmakta olan Ergenekon Bayramı’nın bu yıl 4648.si 19 Mart 2011 tarihinde kutlanmıştır. Çünkü Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof.Dr. Turan Yazgan’a ve her yıl hazırladığı ‘Türk Takvimi’ ile bilinen, H.Nihâl ATSIZ Hoca’nın öğrencisi Erk Yurtsever’e göre, Ergenekon olayı Göktürklerden çok daha evvel yaşanmış bir olaydır.
Yine bu konuda araştırmalarda bulunan ve yazdığı Türk Tarihi ile ATSIZ Hoca’nın beğenisini kazanan Yılmaz Öztuna’ya göre, Fransız araştırmacının Çin kaynakları üzerinde yaptığı araştırmaya dayanarak, olay Göktürkler döneminde geçmiş ve hatta olayın kimler arasında, hangi tarihte geçtiği ve Ergenekon denen bölgede, daha evvel yazıldığı gibi 400 yıl değil, 96 yıl kalındığı ifade edilmiştir.

ERGENEKON’DAN ÇIKIŞ TABLOSU
Bir Göktürk ve Bozkurt hayranı olan Atatürk bir gün Millî Eğitim Bakanlığı’nı ziyaret ettiğinde giriş kapısının sağ tarafındaki duvarı boş görünce, buraya bir Ergenekon’dan Çıkış tablosu yapılmasını ister. Bunun üzerine o yıllarda Bayındırlık Bakanlığı’nda görevli ressam Ratip Tahir(Burak)e söylenir ve istenilen tablo yaptırılır. Tablo Atatürk’ün istediği yere asılır ve Atatürk de tabloyu çok beğenir.
Atatürk’ün ölümünden sonra bu tablo yerinden kaldırılır ve 50′li yıllardan sonra da Türk Ocakları’nın tarihî Genel Merkez binasının birinci katına çıkan merdivenlerin sağ tarafında duvara asılır.
1980 İhtilâli’nden sonra ise, bu bina her türlü eşyası ile birlikte Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’ne verildiği için orada kalır. Halen tablo bu müzede bulunmakla beraber, yerinden kaldırılıp depoya konulduğu söylenmektedir.
Bu tablo, 1635 sayılı Tebliğler Dergisi ile okullara tavsiye edilmiştir. Ayrıca 1961 yılında, 1960 İhtilâli’nin 1.yıl dönümü dolayısı ile 40 Kş. değerinde bir posta pulu olarak da çıkarılmış ve kullanılmıştır.

KAYNAK: Yenidenergenekon.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir