BEKA BUNUN HİÇBİR YERİNDE!

Anlatacağım, anlatacağım. Gerekirse defalarca anlatacağım. Siz anlayana kadar bıkmadan, usanmadan anlatacağım.
Bakın efendiler!
– Bir terör örgütü ele başı, bölücü eli kanlı teröristten bu ülkenin menfaati için bir cacık bile olmaz.
– Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın TÜRK Ordusunun şanlı zaferi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı için “30 Ağustos halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” gibi fikrime göre yoğun TÜRK düşmanlığı içeren bir söze nerde olursan ol, nerde yaşarsan yaşa şayet TÜRK’sen büyük bir tepki verirsin. Bu söze kılıf bulmaya çalışmak veya bu söze karşı tepki göstermek için illa o şehirde yaşanılması gerektiğini düşünüp durumun aslında yerel bir mesele olduğunu dile getirmek gerçekten de fikir değil fikriyatsızlıktır.
Şuna eminim ki; genel olarak ilginç yönetilen bir ülke de yaşadığımızı sadece ben düşünüyor değilimdir. Bakıyorum da bu ülke de beka sorunu var diye oy isteyenler, gerçek ‘Beka Sorunu’ kendi tuttukları takımlardan oluşturulduğu zaman birden sus-pus oluveriyorlar.
Doğruya doğru, eğriye de eğri denir. Doğruya doğru derken siz eğriye kılıf bulup onu doğru göstermek için çekeleştirirseniz ne olur biliyor musunuz? O eğri siz ne kadar çekeleştirirseniz çekeleştirin doğrulmaz ama neticesinde sadece kendi parmaklarınıza zarar vermiş olursunuz.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI büyük bir bayramdır ve bu vatanda yaşayan tüm halkın bayramıdır, dinlisinden dinsizine, vatanın gerçek sahibi TÜRKLERDEN vatanımızda huzur içinde yaşayan her türlü etnik gruplara kadar herkesi ilgilendiren milli ve yerli büyük bir bayramdır. Bu zaferi kutlamayacak olan tek insan grubu ancak ve ancak karşılarında zafer elde ettiğimiz TÜRK düşmanlarıdır ve TÜRK düşmanları kimdir bilir misiniz? Bilmiyorsanız söyleyim! Bu vatanda yedikleri içtikleri her lokmanın, aldıkları her nefesin haram olduğu, bulundukları yerde kafalarının ezilmesi gerektiği, yaşama haklarının bile olmadığı vatan hainleridir. Bu ‘Kurt’ postuna girmiş TÜRK düşmanları yüzünden özellikle son 15 seneden beri yaşamadığımız acı kalmadı desem yalan konuşmuş olmam.
Ümmetçiden TÜRK milliyetçisi olmaz. Bu aynı kavundan karpuz olmayacağı gibi imkansız bir durumdur. Çünkü fikrime göre; ümmetçilik arap milliyetçiliğidir. Biz arap değiliz ki arap milliyetçiliği yapabilelim veya arap milliyetçisi olabilelim. Hani büyükler fıtrata ters diyor ya, aynen işte öyle; bu 400 milyona yaklaşık nüfusu bulunan büyük TÜRK milletinin fıtratına terstir.
Ha ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. 30 Ağustos, tüm vatanın düşman işgalinden kurtuluşunu simgeleyen TÜRK Ordusunun Zafer bayramıdır. Bu sebeple hainlik yapmayıp vatanını seven tüm insanların bayramı iken, dini bayramlar, bence tüm insanları ilgilendiren bayramlar değildir. Büyük çoğunluğumuz müslüman olsak bile içimizde müslüman olmayan veya herhangi bir dine inanmayan veya başka dinlere inanan veya başkaca inançlara sahip olan insanlar veya inançsızlar var. Ama önümüz de gelen Kurban Bayramı’nda da yeniden göreceğimiz üzere, dini bayram süresince tüm toplu taşıma araçları veya devlete ait olan köprüler, otoyollar v.s. ücretsiz olarak kullanılacak.
Düşündüğüm şudur; din önemli bir meseledir, buna kimsenin laf söylemeye hakkı yoktur. Fakat dinimizi bugün bize özgürce yaşamamıza vesile olan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu belirleyen Büyük Taarruz’un son günü yapılan Başkumandanlık Meydan Savaşı’nın (30 Ağustos 1922) yıldönümlerinde kutlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı, milli bayramlarımızdır. Bu sebeple milli bayramlarımızın TÜRK yurtlarında çoşkuyla ve önem sırasına göre ilk sırada kutlanması gerekir. Milli bayramlara ‘herkesin bayramı değil ki!’ diye malum şahsın haklı olduğu yönünde beyanat veren TÜRK miliyetçileri, sizin gerçek TÜRK milliyetçisi olmanız için kırk fırın ekmek yemeniz gerekir dersem TÜRK Milliyetçilerinin TÜRK düşmanlarından çektikleri acıları azımsamış olurum. Siz, TÜRK düşmanları sizin canınızı yakmadıkça gerçek TÜRK milliyetçisi olamazsınız. Umarım Yüce Tanrı bize, TÜRK kanı ile sulanmış bu kutsal topraklarda geçmişte yaşadığımız tarifsiz acıları yeniden göstermez ve yaşatmaz.
Araplaşmadan sıyrılmamız gerek. Aklımızı başımıza toplayıp yüz yıllardır diretilen bu arap zihniyeti esaretinden kurtulmamız gerek. İslam dininin arap kültürü olmadığını düşünmemiz, arap milletinin üstün bir millet değil en büyük TÜRK düşmanı olan milletler içinde baş çeken olduklarını hiç unutmamız, unuttuğumuz zaman;
– Osmanlı’nın çöküşü döneminde, Osmanlıya karşı arap isyanının Mekke Şerifi Hüseyin ve oğulları tarafından 6 Haziran 1916 tarihinden itibaren Hicaz’da başlatıldığını, bu ihanetin 400 sene Osmanlı egemenliğinde bulunan Hicaz, Filistin ve Suriye topraklarının elden çıkması ile 25 Ekim 1918 tarihinde son buluğunu,
– Hain ve kalleş Arap isyanlarında;
1- Ürdün vadisinin en büyük şehri Amman ile Şam’ı birbirine bağlayan tren yolu boyunca Arap aşiretlerinin saldırılarını, patlamaların birbirini izlediğini,
2- Osmanlı’nın Medine’ye kadar uzanan Hicaz ve Yemen cephesi ile bağlantı sağlayan tren yolunun önemli ölçüde tahrip edildiğini,
3- Köprülerin havaya uçurulduğunu,
4- İstasyonlara saldırılar olduğunu,
5- Yakalanan Türk askerlerinin vahşice öldürüldüğünü, Kerak şehri ve civarında yaşananların kıyamet manzaraları olduğunu, cesetleri öteye beriye saçılmış Türk askerlerinin başında zafer çığlıkları atan bedevi Arapların gösterileri insan neslinin ne kadar vahşileşeceğini gösterdiğini, intikam duygularını tatmin etmek isteyen arapların askerlerin karınlarını deşerek midesinde ve barsaklarında para aradıklarını,
6- 24 Eylül 1918 tarihi itibariyle Galile gölü yakınlarında bulunan Türk askeri karargahına ulaşan haberlerin cephenin bozulduğunu on binlerce askerin kanının çöl kumlarına serildiği yönünde olduğunu,
hatırlamamız gerekiyor.
Atamın dediğini gibi; tarihini bilmeyen veya unutan milletler yok olmaya mahkumdur. Fakat içimizden bazıları bize yaşatılan acıları, Türk’e Türk’ten başka dost olmaz sözünü unutmuş bir şekilde arapları başlarının üzerinde taşımaya çalışmıyor mu? Beka bunun neresinde diye sormam anlamsız. Ey Türk Milliyetçisi efendiler, bilinmelidir ki; BEKA bunun hiçbiryerinde!…

TENGRİ BİZ MENEN! (TANRI BİZİMLE!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir