BİR MUSTAFA KEMAL DAHA ÇIKAR MI?

Can ne kadar tatlı değil mi? Bir deprem oldu, herkes panik…
Şunu iyi düşünün ki; tatlı olan sadece sizin canınız değil!
Herkesin canı tatlıdır.
Buradan selam olsun TÜRK vatanı ve TÜRK Milleti uğruna tatlı canlarından vazgeçmiş kahraman yiğitlerimize… Gelmiş geçmiş tüm şehitlerimiz ve gazilerimiz bilin ki; siz olmasaydınız biz gerçekten şu an büyük ihtimalle 7 düvel tarafından yok edilmiş bir millet olarak tarihin tozlu raflarında bulunan kitap sayfalarında yerimizi alacaktık.
Mustafa Kemal Paşam iyi ki bizim için var oldun, iyi ki bizi kurtardın. Sana sonsuz şükran ve minnetlerimi sunuyorum. Bana göre; her topluma bir lider gelmiş, TÜRK toplumuna da MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gelmiş. Bu kutsal topraklarda yaşayıp senin değerini bilmeyenlerin üzerinde Tanrının laneti olsun diyorum ve onlar için başka da birşey diyemiyorum.
***
İstisnalar hariç, Türkiye’de yaşayan toplumu genel olarak değerlendirdiğim de toplumun ikiye bölündüğünün farkındayım. Bunlardan biri TÜRK kültürüne sahip çıkıp başka kültürlerin etkilerini sorgulayan kesim iken, diğeri ise sorgulamadan şartsız koşulsuz yabancı kültürlerin etkilerini olduğu gibi kabul eden kesimdir.
Örneğin medeni olarak nitelendirdiğimiz ‘Avrupa’ kültürü veya din ile bağdaştırdığımız aslı ‘Arap’ kültürü. Atamız fikir olarak ne gütmüş? Yabancı kültürlerin TÜRK kültürü ile uyumlu olan insanlık yararına olumlu değerlendirilebilen medeniyet özelliklerini ve vatanı geliştirebilecek yeniliklerini alalım. Fakat bu her özelliğini alıp benimseyelim anlamına tabii ki gelmemektedir. Biz yabancı kültürlerin her özelliğini bir takım durumların tamamlayıcısı diye sorgulamadan olduğu gibi alırsak ne olur bilir misiniz? Kendi kültürümüzden uzaklaşmış, hatta benliğimizden kopmuş oluruz. Unutmayın ki; bizim için herşeyden önce TÜRKLÜK gelir. Bizim bedenimizde ruhumuzda TÜRKTÜR. TÜRKÇE konuşuruz, TÜRKÇE yaşarız, TÜRKÇE inanırız. Bizim mayamız budur, bizi birleştiren en büyük özelliğimiz TÜRK oluşumuzdur. Bu öz benliğimiz değişik yabancı kültürler ile sarsılırsa yozlaşmalar ve toplumsal çözülmeler başlar. Sonuç olarakta karma bir kültür içinde boğulup yok oluruz. Bizim yok olmamızı kim ister peki? Tabii ki yedi düvel.
Peki yedi düvele karşı yok olmamızı engelleyecek, bize BAŞKOMUTANLIK/LİDERLİK yapacak olan bir Mustafa Kemal daha çıkar mı? Ne dersiniz?
Bence bu konuda ki kelimelerin veya iddiaların veya umut olarak gösterilen kişilerin hepsi boş ve tantana muhabbetler.
Yapmamız gereken kendimize yeni birini aramak değildir. Yine Atamızın da dediği gibi kendimizi kurtaracak bir lider aramak yerine kurtarıcı kendimiz olmamız gerekir. Demem o ki; önemli olan işler kötüye gitti mi bir kurtarıcı ile kurtulmayı ümit etmek yerine o işleri hiç bir zaman kötüye vardırmamak veya varmasının önüne geçmek için gerekeni yapmaktır.
Şimdi bir sorun kendinize lütfen, siz hiç seçim zamanı oy kullanırken;
– Yolsuzluk veya hukuksuzluk yaptığını düşündüğünüz veya bu durumdan şüphelendiğiniz birine oy verdiniz mi?
– Bir TÜRK olarak Türklük karşıtı söylem, demeçler ve icraatlarda bulunmuş birilerine peki bile bile oy verdiniz mi?
– Ya da zamanında bugünün terör örgütleri ile kolkola olduğunu bildiğiniz birilerine bunları bile bile oy verdiniz mi?

Sordunuz mu? Sonuç?
Aslında bir soru daha sorulması gerek. Böyle oy bekleyen adaylar ülkemiz de hali hazır da var mı? Yahut yok mu? Bir de bunu sorun lütfen kendinize? Var ise ve siz de bile bile oy verdiyseniz amacınız, düşünceniz veya beklentiniz neydi? Yok ise ve zaten siz bu tip hareket eden insanlara oy vermez iseniz ortada da hiç bir sorun oluşmaz değil mi?
Eğer ki vatanımızda birşeyler kötü gidiyorsa bunun karşılığında ne ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ deme ne de ‘ben mi kurtaracam, biri mutlaka çıkıp bu bozuk düzene bir dur der’ diye düşünme lüksümüz olmadığının bilincinde olmalıyız. Bizim herşeyden önce bizim için, ırkımızın devamlılığını sağlamak için can veren şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu kutsal vatan topraklarına karşı sorumluluklarımız var. Biz olaylara boş veremeyiz. Nasıl lafa geldi mi ‘Bu ülke çok zor şartlar altında kurtuldu ve kuruldu’ diye bilgiç bilgiç konuşmayı biliyorsak bize emanet edilen bu laik Cumhuriyet Türk Devletini koruyup kollamayı, vatan toprakları için gerekirse canımızı seve seve feda etmeyi istemeliyiz ve devletimizin ilelebet yaşamasını başarmalıyız. Neler yapmamız gerek ki diye ağız büktüğünüzü tahmin ederek başlangıç için size çok basit birkaç örnek verebilirim.
Örneğin;
– Vatan topraklarını yabancı ülke vatandaşlarına satmamalıyız veya paragözlere sattırmamalıyız. Tabii bu durum ancak kanunlarla sınırlanabilir. Bu kanunları çıkaracak hükümetlerin ülkeyi yönetmesini sağlamamız gerekmektedir.
– Atamızın Adana’da söylemiş olduğu ‘TÜRK VE TÜRKÇÜLÜK ALEYHİNDE BULUNANLARI EZECEĞİZ!’ beyanını kendimize rehber edinerek bu şekil davrananları TÜRK vatandaşlığından çıkaracak hükümetlerin ülkeyi yönetmesini sağlamamız gerekmektedir.
– Başbuğ Atatürk’ün ‘Adalet mülkün temelidir’ sözünü kendilerine kural ve kanun edinmiş hükümetlerin ülkeyi yönetmesini sağlamamız gerekmektedir.
– Hazırı satan ve gereksiz harcamalar yapıp halkın parasını israf edenlerin değil, öz kaynaklarımızı kullanarak gerçek üretime yönelik kalkınma planları hazırlayan hükümetlerin ülkeyi yönetmesini sağlamamız gerekmektedir.

TENGRİ BİZ MENEN! (TANRI BİZİMLE!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir