BİR TÜRK KATİLİ TÜRK HÜKÜMDARIN HİKAYESİ: VLAD TEPEŞ(KONT DRACULA)

… DEVAM EDİYOR…

Peki Macarların, Hünyadi Yanoş’un tepkisi ne olur ? Askerlerine dokunulmaması nedeniyle ve tahta yeni geçtiği için iktidar sorunları yaşadığından Macar Kralı Mathias Corvinus ses çıkarmaz. Bu arada burada bir başka filmden bahsetmek gerek. Çok sevdiğim bir seridir. Underworld-Karanlıklar Ülkesi isimli beş filmlik bir seri de Mathias Corvinius vampirlerin atası olarak anlatılır.

Hunyadi Yanoş ise zengin ve isyankar Saksonların devre dışı bırakılmasını olumlu karşılar. Sefer sonunda Braşovlular ve Dracula arasında bir anlaşma yapılır.Drakula, Eflak’ın tartışmasız hakimidir. Kazandığı güç ve otoritenin verdiği gazla artık Osmanlı’ya vergi göndermeyide keser.

Vlad Dracula-Fatih Sultan Mehmet Savaşı

III.Vlad Dracula hakkında en çok bilgi Osmanlı kaynaklarında geçmektedir.

1459’da Fatih Sultan Mehmet onu vergiyle birlikte Konstantinapolis ‘e çağırır. Drakula, Sultan’a yazdığı cevapta mealen:

“Eğer o tarafa gelirsem Eflak ahalisi vilayeti Engürüs (Macar) kralına teslim ederler” der.Osmanlı elçileri gelirse vergiyi teslim edeceğini belirtir. Ödenmemiş vergilerin tahsili aynı zamanda ortada dönen kazık hikayelerinin aslını öğrenmek için Fatih Sultan Mehmet elçilerini yollar. Vlad Dracula elçilerin kıyafetlerini Hristiyan dünyasına karşı saygısızlık olarak görmüş. Bu gerekçeyle elçileri öldürterek Fatih Sultan Mehmet’e geri yollar. İşte tam da bu olay filmin kopmasıdır. Birbirlerine kardeşlik yemini etmelerine rağmen Vlad Dracula’nın kendisine ihanet etmesine Fatih Sultan Mehmet çok şiddetli şekilde sinirlenir.

Bu olay üzerine ilk etapta Niğbolu emiri Çakırcıbaşı Hamza Bey, Yunus Bey ve eyalet birlikleri askerlerinden bir bölük Eflak üzerine yollanır.Kış olduğundan nehri geçmeye hazırlık yapmak için birkaç gün beklerler. Bir gece Dracula bu birliğe baskın yapar.Askerin çoğu öldürülür, pek azı kurtulur ki onlar da kazığa geçirilir.Hamza Bey rütbesine binaen diğerlerinden daha yüksek bir kazığa geçirilir.O sırada Osmanlı ordusu Trabzon seferindedir.Bunu fırsat bilip Tuna Nehri’ni aşar. Bulgaristan’a girerek yaklaşık 20 bin Türk ve Bulgar’ı katleder.

1461 yılında Kuzey Bulgaristan’a tekabül eden mıntıkayı yağmalayıp boydan boya kana ve ateşe boğar, ardından Eflak’a geri döner. Fatih Sultan Mehmet 1462’de Trabzon Seferi’nin dönüşünde Eflak Seferi’ne çıkar. Müneccimbaşı Ahmet Dede, kitabında yaşananları şöyle aktarır:

“İntikam almak ve Eflak diyarını fethetmek için 866 (1462) yılının ilkbaharında sefere çıktılar. (Osmanlı ordusu)”

“Eflak hududuna eriştiklerinde Evrenosoğlu Ali Bey’i, bir miktar akıncı taifesiyle yağma için Eflak diyarına gönderdiler.”

“Kendileri de Ali Bey’in ardından Eflak diyarına girdiler. Eflak hâkimi olan mel’un, varılması güç sarp dağlara çekilmişti.”

Ali Bey’in memleketini yağmaladığını ve çokça ganimet aldığını duyunca, ordusunu akıncıların geçecekleri bir geçidi tutmaya gönderdi.

“Bu sırada Sultan’ın askerleri bu geçitten geçmekteydiler. Kâfirler, bunları akıncı zannedip üstlerine atıldılar.”

“Fakat yanıldıklarını anlayınca bozulmuş bir halde kaçmaya başladılar. Esir edilenlerin dışında yedi bin kâfir kılıçtan geçirildi.”

“Bu gazada Turhan Bey oğlu Ömer Bey, Evrenosoğlu Ahmed Bey, Mihaloğlu Ali Bey, Malkoçoğlu Bali Bey,Arnavud hakimi Nasuh Bey, Umur Bey ve Mihaloğlu İskender Bey Sultan’ın beraberinde idiler.”

“Şehriyar hazretleri bir ay kadar Eflak diyarında dolaştılar. Karanlık bir gecede Kazıklı Voyvoda İslam askerini bastı.”

“Fakat daha önce casuslar vasıtasıyla Sultan bundan haberdar olmuşlar ve muharebe için hazırlanmışlardı.” (Bir diğer rivayet daha güçlü:

Kazıklı, Anadolu askerinin olduğu kısma saldırmış ve ilkin geriletmiş baskınla. Ama hayvanların olduğu kısma saldırmışlar kör karanlıkta baskın avantajını yitirince Osmanlı ordusu toparlanıp bunları geri püskürtmüş) “Eflaklılar gece yarısı hücum ettiler…”

“Savaş güneş doğana kadar devam etti. Sonunda, kâfirler hezimete uğrayıp firara başladılar.”

“Mihaloğlu Ali Bey, Sultan’ın emriyle kaçanları kovalayıp çoğunu öldürdü bir kısmını esir aldı.”

“Fakat Kazıklı Voyvoda mel’unu elinden kurtulup Engürüs (Macar) diyarına sığındı. Ali Bey ganimet ve esirlerle geri döndü.”

“Sultan’ın emriyle sarp yerlere sığınmış bazı kefereyi takip edip vahşi domuzlar gibi gizlendikleri yerlerden çıkardılar ve öldürdüler.”

…devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir