Birçok TÜRK Asıllı Alman Kendini TÜRK Olarak Tanımlıyor

Çifte vatandaşlığı yasaklamak bir çözüm değildir!

Futbolcu Mesut Özil vakası için bir değerlendirme:
Mesut Özil olayı tüm şimşekleri Türkiye’den Almanya’ya göç eden ailelerin ve çocuklarının topluma entegrasyonu üzerine çekmiştir. Bu göç edenlerin birçoğu ‘Almanlara sevgilerinden’ Almanya’ya emek verdiklerini söyleseler de orada 2. Sınıf vatandaş muamelesi gördüklerinden şikayetçilerdir. Bu olay Mesut Özil vakası ile patlak vermemiş, aslında en başından beri var olan bir gerçektir.
Birçok Türk asıllı Alman vatandaşları kendilerini TÜRK olarak tanımlamaktadırlar. Bunlardan birçoğu çifte vatandaş olmayıp sadece Alman vatandaşı olmalarına rağmen ‘nerelisin’ sorusuna yanıt olarak ‘Duisburg’lu veya Hagen’li veya Nürnberg’li’ demek yerine ‘Türkiye’li’ yanıtı verirler. Özil’de Gelsenkirchen doğumlu olup sadece Alman Vatandaşlığına sahip biridir.
Saygı, insanlara değil makamlaradır!
Fakat birçok Türk asıllı Alman vatandaşları, hayatlarını tamamı ile Almanya’da geçirmiş insanlar Alman oldukları halde kendilerini TÜRK olarak hissediyor ve Alman medyasını takip etmek yerine TÜRK medyasını takip ediyorlar. Özil, annesinin kendisini sürekli olarak nerden geldiğini, kim olduğunu unutmaması konusunda uyardığını 23 milyon kişi tarafından takip edilen twitter hesabından paylaşıp sözlerine Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la olan buluşmasının politika veya yapılması planlanan seçimlerle ilgisi olmadığını, ülkenin en yüksek makamının ailesini saydığından kaynaklandığını söylüyor. İşte bu karar verici nokta çok önemli: Demokratik devletlerde kişiye değil makamlara saygı gösterilir. Örneğin bir gazeteci olarak ben, onlara karşı beslediğim sempati veya antipatiden değil makamlara olan saygımdan, Başkan Erdoğan’dan, Başkan Trump’tan, Başkan Putin’den bahsediyorum.
Basit Bir Açıklama
Özil’in bu olaylara basitçe ‘ben politikacı değil futbolcuyum’ karşılığını vermesi basit bir açıklama olarak algılanmış ve önüne konmuştur.
Ama işin birde öbür yüzü var: Alman Futbol Federasyonu Dünya Kupasından Almanya’nın başarısızlığını Özil’e yüklemeye çalışması gibi. Özil sanki işi kurtarmak için seçilen günah keçisiydi. Milli takım teknik direktörü Jögi Löw ortadan kaybolarak Freiburg’ta Espresso kahvesini yudumlarken aşırı sağcılar da Özil’e yüklendiler.

Çifte Vatandaşlığı Yasaklamak
Çifte vatandaşlığı yasaklamak, bu tarz olaylarda, için bir çözüm değildir. Özil’de sadece bir ülkenin vatandaşlığı vardır, fakat göçmen geçmişi olan herkes bilir ki, memleketi ve yaşadığı memleket ikisi de bu insanlarındır. İnsan, yaşadığı yerde birey olarak kabul görmesi için, memleketini inkâr etmek zorunda kalmamalıdır.
Alman Basınından Alıntı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir