Birinin Gülüşü Diğerinin Gözyaşı

Sizden mutluluğun tarifini yapmanızı istesem ne derdiniz sevgili okurlar? Herkesin mutlu olduğu değerleri farklıdır muhakkak ki… Ben ise temiz, saf ve masum mutluluğu her zaman çocukların gülüşünde bulmuşumdur. Çocuğun ırkı, dini, dili yoktur. Hani güzel Türkçemizde dendiği gibi ‘çocuk çocuktur’ Bu masum mutluluğu 23 Nisan günü kutlamalara katıldığım Tekirdağ Sahilinde bolca gördüm, onlar güldü ben güldüm, kendimi onlarda gördüm, sonra döndüm içime ve bizi ulus yapan, bu vatanda ulusal egemenliğin hâkim olduğunu ilan eden sevgili Atam Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnet duydum. Yeni doğan bir devlete, yeni kurulan ve hakimiyetini milletten alacak olan bir meclise olan sevincimizi çocukların masum mutluluğunla kutlamamız ancak ve ancak bir dehanın düşünüp hayata geçirebileceği işlerden biri olabilir. Bu cennet vatanda özgürce nefes alıp yaşayabildiğimiz için Allah’ımıza şükür, Atatürk’ümüze teşekkür ederiz. Ülkemiz mükemmel bir ülke değil, bunu kabul edebiliriz, dünyanın bir numaralı ülkesi de değiliz ve şunu size söylemeliyim ki Türkiye içinde yansıtıldığı gibi yurt dışında aslında pek bir havamızda yok. Ama yine de benim için bu topraklar, kendimi en mutlu ve en özgür hissettiğim, göklerde dalgalanan ay yıldızlı al bayrağım sayesinde özgürlüğümün tadını çıkardığım tek yerdir. Hani İstiklal Marşımızda Mehmet Akif’in kaleme aldığı gibi; Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Kaç can, kaç ana kuzusu, kaç yiğit, kaç kahraman vatan evladı bu topraklar uğruna canını hiçe saydı? Kaç aileye ateş salındı? Kaç ana yavrusuz, kaç kadın eşsiz, kaç yavru babasız kaldı? Peki tüm bu acılar ne için? İşte hepsi bu cennet bildiğimiz vatanımız için, işte her şey tek bir çakıl taşını bile vermeye tahammülümüz olmadığı için, çocuklarımızın ve yüce Türk milletinin 23 Nisanları, 19 Mayısları, 30 Ağustosları, 29 Ekimleri neşe içinde, coşkuyla kutlayabilmeleri için. Ortak değerlerimiz, bizi birleştiren olmuştur her zaman. Görüşlerimiz ne olursa olsun vatanımız birdir bizim, Anadolu’muz Trakya’mızdır. Bayrağımız birdir bizim, şanlı şerefli ay yıldızlı al bayrağımız, Türk bayrağımızdır. Milletimiz birdir bizim, yüzyıllardan bu yana nice değerli başbuğlar gelmiş geçmiş, son olarak ta askeri ve siyasi bir deha olan eşsiz lider Mustafa Kemal’i yetiştirmiş, tüm dünyaya fermanlar okumuş şanlı bir Ordusu olan çalışkan ve dürüst Türk milletiyizdir biz. Bayramlarımızdır bizi birleştiren, dini bayramların yanı sıra milli bayramlarımız onurudur milletimizin. Her biri verdiğimiz varoluş mücadelemizin bir kanıtıdır, kazandığımız zaferlerin ve bu zaferler uğruna verdiğimiz binlerce isimsiz kahraman şehidimizin ismidir, milli bayramlarımız. Eğitim çok önemlidir bir toplumda. Her ne kadar çocuklar ilk ve temel eğitimlerini ailelerinde alsalar da, hayatlarına ilköğretim eğitimi dolayısıyla öğretmenleri yön verendir. Öğretmenlik para için değil gönülden geldiği için yapılmalıdır. 23 Nisan kutlamalarında, mesleğine değer veren öğretmenlerin öğrencileriyle hazırladıkları disiplinli olduğu kadar keyifli de olan gösterileri izlediğimiz kadar, eğitiminden sorumlu olduğu çocuklara pek bir şey verememiş kendini öğretmen sananları da gördük ve bu duruma üzüldük. Milli bilinci, ulus milleti olma bilincini, vatanı sevme ve Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma bilincini, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmayı Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını kendine ışık edinen toplumların başarabileceği bilincini çocuklara en iyi okulda ki öğretmenleri öğretebilir. Bayramları sevdiren yine öğretmenler olacaktır. Atalarını ve şehitlerini unutturmayan, tarihini doğru öğreten yine öğretmenler olacaktır. Öğretmenlik, örnek olmaktır ve mühim meseledir. Örneğin benim baş öğretmenim ve rol modelim Mustafa Kemal Atatürk’tür. Hepimizin böyle olmalıdır. 23 Nisan ve çocukların mutlulukları dedim, mutlu oldum dedim ama ara ara hüzün çöktü gözlerime. Bir anası babası yanında onlara şımaran çocukları gördüm, birde gözlerimde, babasının ay yıldızlı tabutuna sarılıp öyle sessizce içine ağlayan şehit çocukları canlandı. Derin bir hüzün kapladı içimi. Başka çocukların mutluluğu için kendi çocuğunu öksüz bırakan, hakkı hiçbir şekilde ödenemeyecek, kahraman yiğitler. Her gün bu neşeli çocuklardan birkaçı o hüzün trenine hiç inmemecesine biniyor, bir daha baba kokusu duymayacağı, baba sıcağında olduğu gibi hiçbir yerde güvende hissedemeyeceği duygularıyla bir anda çocuklukları bitiyor. O küçük bedenlerinde olgunluğu ve kini büyütmeye başlayan yürekler, nasıl da bazen gözyaşı bile dökemiyor. Acılarının tarifini biz yapamayız, yaşamayan bilemez derler, ama tüm millet olarak Türk milleti olarak hissederiz. Kininiz kinimizdir küçük yürekler. O minik gözlerinizi ağlatanları, sizi babanızdan ayıranları, yuvanızı öksüz bırakanları unutursak ve unutturursak kanımız kurusun. Başta Hayrabolulu kahraman şehidimiz Turgut Kurtçu olmak üzere tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene! Sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir