Biz mücadeleyi MUSTAFA KEMAL’den öğrendik!

Sanır mısınız ki bizi biz eden, doğrucu ve şahsiyetli bilim ve tarih araştırmacıları tarafından yazılı bulgulara dayandırılarak kanıtlandırılmış milattan önce 15 bin yıllara dayanan ve bu zamana kadar, islamiyetten önce olsun islamiyetten sonra olsun, değişik coğrafyalarda çeşitli medeniyetler kurmuş yüksek kültüre ve şanlı bir maziye sahip TÜRKLÜĞÜMÜZDEN vazgeçeriz. Sanır mısınız ki biz TÜRK’ÜN son hakanı, uluğ Atamız ebedi başkomutanımızın ilke ve inkilaplarından vazgeçeriz. Tam 1 asır önce Samsun’a ayak basarak yaktığı mücadele ateşini ne söndürürüz ne de bazı soysuz şerefsizlere söndürtürüz. Biz mücadeleyi MUSTAFA KEMAL Paşamızdan öğrendik ve gelecek nesillere ateşi daha kuvvetli bırakmayı Uluğ Başbuğ ATATÜRK’ümüze bir borç biliriz.
***
Bugünlerde eski bir Türkiye’yi özlememek elde değil. Böyle düşünmemin başlıca sebebi şu; eskiden, yani biz daha yeni yetişirken, bu vatanda hiç bir ırk ayrımı yoktu. Yaşayan herkese TÜRK denirdi. Bölücülük peşinde koşmayan fakat belli bir etnik kökene sahip olan insanlarında bu durumla hiçbir sorunu yoktu. Ulus millet olma fikriyatımıza son 17 seneden beri ağır darbeler vuruldu. Kimse ağzını ben şuyum buyum diye açmazken şimdi ortada çokça bölücülüğe açılan ağızlar dolaşır oldu. En gıcık olduğum cümle ise ‘Ben Türk değilim ki Türk’üm diyeyim.’ cümlesidir. Böyle konuşanlara ‘Ya arkadaş TÜRK değilsen çıkar o cebinde taşıdığın TÜRK kimliğini teslim et sonrada cehennemin dibine kadar yolun var.’ diyesim geliyor ve cümlenin hepsini değil fakat cehennemin dibi sözünü bipleyerek geri kalanını söylüyorum. TÜRK yurdunda TÜRKLÜĞÜ dile getirmekten korkacaksam kutsal vatanım işgal altındadır düşüncesindeyim. Bu sebeple korkmuyorum. Vatanımız TÜRK YURDUDUR. Ya böyle seversiniz ya da böyle seversiniz. Bunun başka bir alternatifi yoktur. Ben bu ülkeye bir baş olsam ilk yapacağım işlerden birisi TÜRKLÜĞÜ kabul etmeyen bölücüleri TÜRK vatandaşlığından anında çıkarmak olurdu. TÜRKLÜĞÜ kabul etmiyorsan TÜRK YURDUNDA bir TÜRK’ÜN faydalanabileceği hiçbir vatandaşlık hakkından da faydalanamazsın. Bu bu kadar basittir. Üstüne basa basa söylüyorum ve söylemekten herzaman gurur duyarım. TÜRKLÜK, sayılan 36 etnik gruptan biri hiç bir zaman olmamıştır. Biz TÜRKLER 400 milyona yaklaşan dünya da ki nüfusumuz ve geçmişi resmi bilinen milattan önce 15 bin yıllara dayanan köklü kültürümüzle ancak ve ancak bulunduğumuz toprakların hakimi olmuşuzdur.
Bilinçli bir şekilde 80’den beri yürütülen art niyetli aile planlaması politikaları ile azaltılmaya çalışılan TÜRK nüfusuna karşın özellikle bazı bölgelerde dopinglenen etnik nüfus ile değiştirilmek istenilen demografik yapı ve algı yönetimi oyunlarıyla ‘mezapotamya’ diye üzerinde ısrarla zıpladıkları topraklarda oluşturulmaya çalışılan sahte bilinç fikrime göre gün gelecek ellerinde patlayacaktır.
En çok beni güldüren konu ise; birileri mezapotamya kültürü diye birşeyler oluşturmaya çalışırken akıllarımıza bu isimle ilk gelen sadece kişneyen mezapotamya eşşeği cinsidir.
Bazen diyorum ki; TÜRK olmak bu kadar mı kötü birşey miş? Adam TÜRK ama bunu söylemekten çekiniyor, birileri incinmesin diye… Veya kadın yarı TÜRK yarı etnik ama kendini TÜRK değil etnik gruptan tanımlamaktan daha çok hoşlanıyor ve TÜRKLÜĞÜ reddetmeyi tercih ediyor. Tamamen etnik olanlara zaten hiç değinmeyeceğim. Hepsini de almış bir etnik milliyetçilik çabaları.
TÜRK olmak popüler değil, hatta üstelik sanki çekinilecek birşey gibi. TÜRK olmakla içten içe gurur duyanların çoğuda ya sınmış ya da sındırılmış. Aynı Osmanlı devletinin arap şeyhulislamları ve slav ırkı gelinlerin etkisi altında yönetildiği zamanlar gibi değil mi durum? Yoksa sadece bana mı öyle geliyor?
TÜRKÇÜYÜM diyenlerin çoğu hava gazı Türkçüsü. Yani fos.
Değirmenaltı’nda bir kafe kurdum. Adı ‘Börteçine Otağı’ . Girdiğinizde adına yakışır içerikte bir ortam sizi karşılıyor. Geçen de bir etnik grubu savunan kişi bana dedi ki; ‘Abla burası neden böyle boş? Oysa o kadar çok Türkçü tanıyorum ki, çoğu Türkçülükle alakası olmayan diğer çeşitli kafelere gidiyorlar, buraya neden gelmiyorlar? Türkçü ise en başta onların buraya sahip çıkması gerekmez mi?’
Bir cevap veremedim. Tek diyebildiğim; kendini TÜRKÇÜ tanımlayan birçok aslı maskeli olan hain de gördü bu gözler. Belki de çoğu Türkçüyüm diyen sentezcilerden ve bu ortamda hoşlarına gitmeyen fikirler ile karşılaştılar. Bilemiyorum…
Bu şöyle de olabilir; bu yoğun ATATÜRKÇÜLÜK içeren gazeteyi Tekirdağ’da dağıtırken birkaç defa Tugay Komutanlığı’na ve Askerlik şubesine kapıdan bıraktım, komutanlar askerler okusun diye. Sonuçta yasadışı birşey yapmıyoruz. Herşey resmi ve yasal. Eğer ATATÜRK’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkmak ve TÜRKLÜĞÜMÜZ ile gurur duymak bu vatanda yasaklanmadıysa yanlış yaptığımız bir durum yok. Fakat birkaç sayıdan sonra gazetem bu kurumlarda kabul edilmedi. Kapıdan çevrildim. Bu durum sadece Tekirdağ ile sınırlı değil, gönderim yaptığım bazı değişik şehirlerde ki askeri kurumlarca da gönderilmemesi konusunda uyarı verilmiş. ATATÜRK’ün Ordusu?? En azından ben hala öyle biliyorum.
Birşeyin farkına vardım. Çoğu insanın TÜRKLÜK umurunda bile değil. Üstelik bu durum inanın kendini TÜRKÇÜ tanımlayanlarda bile böyle. Popüler olmak, popüler mekanlarda bulunmak daha cazip geliyor kişilere. Bir keresinde bir aile vardı, karı-koca, o zamanlar başka bir gazetede köşe yazıyordum. Benle iletişime geçip tanıştılar, kendilerinin çok iyi birer ATATÜRKÇÜ ve tam TÜRKÇÜ olduklarını belirttiler, birkaç defa mimarlık ofisimi ziyaret ettiler, sonra sesleri her nedense kesildi. Gel zaman git zaman bu gazeteyi çıkarmaya karar verdim ve dağıtım v.b. işleri konusunda ilk aklıma onlar gelmişti. Gönüllü destek verebileceklerini düşünmüştüm, çünkü ben bu işi tamamen gönül ile yapacaktım. Aradım, durumu anlattım ve dağıtım konusunda en azından kendi çevrelerine bunu ulaştırabilirler mi diye sorduğumda aldığım yanıt şu oldu; ‘O işlere hiç girme, benden sana abi tavsiyesi, Türkçü gazete dağıtırsan dayak atarlar sana.’ Ya işte böyle…
Türkçülük bu vatanda bölücü değil birleştirici bir fikirdir ve aynı zamanda 400 milyona yakın tüm TÜRK halklarının birliğini savunur.
TENGRİ BİZ MENEN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir