BİZE ÖLMEZ TÜRK DERLER!

3. Dünya savaşı kopar mı sizce? Kopar, kopar kopmasına da biz buna canlı şahit olur muyuz? İnsanoğlu nüfusu her geçen gün artıyor ve buna bağlı olarak ta doğal kaynaklar tükeniyor değil mi? Buna nasıl çare bulmalıyız? Acaba bunun tek çaresi, artan insan sayısını azaltmaktan mı geçiyor? Peki azalma neden hep mazlumlardan oluyor? Neden hep ezilen ve öldürülen güçsüzler, çocuklar oluyor? Madem nüfusu azaltmamız gerekiyor, o zaman her ülke bu azalmaya kendi içinde barındırdığı yaramaz insanları yok etmekle başlayabilir. Hapishanelerde yatan ne kadar ırz ve çocuk düşmanı kansızlar varsa, onları eş zamanlı infazlarla yok edebilirsiniz mesela. Tabii birde vatan hainliği ve bebek katili olmak gibi asla affedilmeyecek ağır cezalarla müebbet hapisle mahkûm edilen bölücü terör örgütü pe-kaka ve satılmış Amerikan fetöş-fetbull üyelerini neden besliyoruz ki boş yere. Milli israf! Onların aldıkları her nefes bile haramken neden boş yere oksijenimizi tüketiyorlar? Bakın beğenmediğimiz İran’a, Türkiye’nin 40 senedir yapamadığını 4 sene içinde yapmadı mı? Terör örgütü PKK’nın İran kolu olan PJAK 2004 yılında yaptığı ilk kongre ile kurulduğunu açıklayıp İran güvenlik güçlerine karşı kanlı eylemlerine başladı. Fakat İran olaya, bizim içimizde ki hainlerin takındığı – onlar özgürlük savaşçıları, ama onlar çok ezildiler, şimdiye kadar onlara devlet yatırım yapmadı ne yapsınlar iş bulamadılar aç kaldılar ve devlete kurşun sıksın diye para ile kandırıldılar- gibi saçma tavırlarla teröristleri de anlamaya çalışmadı, devlet olarak onlar için çözüm süreci oluşturup onların bölgede yaşayan terörist destekleyici kürtler tarafından sınır kapılarında davulla zurnayla kahramanlar gibi karşılanmalarına göz yummadı, teröristle karşılıklı oturup pazarlığa girişmedi, Türk bayrağını, İstiklal Marşını ve bu devletin kurucusu olan ölümsüz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saymamak suretiyle Türklüğü kabul etmeyip kürtçülük yapan bölücüleri tutup milletvekili olarak Türkiye’nin Büyük Milletinin meclisinde konuşmalarına imkan sağlamadı, bunlar gibi bir sürü örnek, say say bitmez… İran ne yaptı biliyor musunuz? İran yakaladığı PJAK üyesi teröristlere karşı ağır hapis ve idam cezaları uyguladı. Son olarak 2008 yılında, yani kuruluşunun 4. yılında yakalanan PJAK lideri İran devleti tarafından idam edildi ve tüm bu kararlı politikalardan dolayı 2004 yılında büyük bir iştahla kurulan bölücü örgütün uzantısı PJAK, 4 sene içinde, merkezi iradeyle baş edemediğini belirterek, ayrılıkçı faaliyetlerine son verdiğini açıkladı. Peki biz neden hala, 40 seneden beri çoğunluğunu kürt katılımcıların oluşturduğu ve bu cennet vatanımızda sırtını ypg/pyd/pkk ‘ya dayayan terörist kardeşi hdp partisinin seçmeninin desteklediği bölücü terör örgütü pe-kaka elebaşısının imralıda yaşamasına müsaade ediyoruz? Bu sınırlarımız içinde 40 yıldan beri ülkemizi parçalamak suretiyle hayalini kurdukları olmayacak devletleri için devletimizin güvenlik güçlerine kalleşçe saldıran bölücü kürt terörüne karşı biz bir İran kadar olamıyor muyuz? Yoksa olmak mı istemiyoruz? Susuyorum, susuyorum ama en sonunda çatlattınız beni! Sayın devlet erkanı her konuşmanızda özellikle 15 Temmuz Şehitlerine sözü getiriyorsunuz ama kusura bakmayın sadece onlar değil, bizim 40 seneden beri vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için canlarını veren binlerce kahraman Şehidimiz var ve 16 Nisan referandumunda ‘Evet’ çıkarsa biteceğini vaat ettiğiniz fakat ne referandumla nede başka bir seçimle bir türlü bitiremediğiniz Şehit haberlerinden dolayı acılarımız dinmiş değil. Çok merak ediyorum; İran’ın yapıp ta bizim yapamadığımız şey nedir? Yoksa gerçekten ulu önder büyük Türk Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsız olarak bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti aslında sandığımız gibi bağımsız değil mi? Farz edelim Atatürk’ten sonra bağımsızlığını kaybederek dış devletlere bağımlı hale getirildi, peki 2002 yılından bu yana geçen 16 senede bu durumu neden düzeltmediniz? ‘Öyle birden olmuyor yavaş yavaş düzeltiyoruz, bizimde mücadelemiz tamda bunun için’ dediğinizi duyar gibiyim. Tamam hadi siz haklısınız diyelim, o zaman neden daha düne kadar ‘Afrin oprasyonunda Amerika dahil 7 düvele karşı savaşıyoruz, bu yeni bir kurtuluş savaşı mücadelesi gibi’ deyip milleti galyana getirdiniz de bugünde dün savaştığımız amerikanın Kandil gecesi bir Müslüman ülkeyi vurmasını memnuniyetle karşıladınız? Haaaa, ama o Müslüman ülke kendi halkına kimyasal silahla saldırmıştı ve mazlumların ölmesine sebep olmuştu değil mi? Bu sebeple 7 düvele karşı sürdürdüğümüz kurtuluş savaşı benzeri mücadele birden bir günde dostluğa mı dönüştü? Zavallı Saddam içinde Amerika aynı bahaneleri ileri sürerek Irak’ı bombalamamış mıydı? Sadece bombalamakla kalsa, demokrasi getireceğim diye Irak’ı mahvetti, Saddam’ı devirip yerine kürtlerden oluşan bir yönetim getirmedi mi? Aslında amerikanın Ön-BOP politikasını (BOP için hazırlık evresi) özetlersek; BAHANE-MÜDAHELE-SONUÇ ilişkisini rahatlıkla çıkarabiliriz. Bu ilişkide ki BAHANE: Yönetimin, tüm insanlığın karşı olabileceği Kimyasal Silah Uygulaması ile suçlanması, MÜDAHALE: amerikanın kıtalararasından insanlığa hizmet eden bir Süperman kahramanı gibi uçup gelip yönetime müdahale edip devirmesi, SONUÇ: Devirdiği yönetimin yerine kürtlerden oluşan, halk arasında tepki olmasın diye ‘geçici’ olarak tanımladıkları yeni bir yönetim kurulması. Bu Irak’ta yaşandı, sıra, öyle gözüküyor ki Suriye’de, belki de sonrasında bizde… BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ= Ortadoğu da ahmak kürtleri kullanarak oluşturacakları Büyük İsrail Devleti!

Hayır, en çokta gücüme giden ne oldu biliyor musunuz? Afrin’de yaptığımız Zeytin dalı harekâtı kapsamında verdiğimiz 52 canımızın acısı hala yüreklerimizde sızlarken, kentin ileri gelenleri, oylama yaparak geçici bir yerel meclis kurmuşlar. 20 sandalyeli meclisin üyelerinin 11’i kürt, 8’i arap ve biri de Türkmenler arasından seçilmiş ve meclisin başkanlığına ise kürt temsilciler arasından seçilen Züheyir Haydar getirilmiş. Biz yanalım, yanalım, yanalım canlarımıza, ağlayalım, üzülelim fakat vatan uğruna deyip, kan döktüğümüz topraklar bizimdir deyip müsterih olmaya çalışalım. Kısacası biz, acımızı dindirmek için kendimizi kandırmaya devam edelim, öbür tarafta BOP tıkır tıkır gözümüzün içine baka baka işlesin, iyi mi? Benim anladığım kadarıyla bu aşamada; birileri Ortadoğu da savaşıyor, evet bu doğru, ama sonuç olarak savaş bitti mi ortalık ve yönetim kürtlere teslim ediliyor. Sanırım sırada İran ve en sonda da Türkiye olacak. Türkiye’de ki yönetim de kürtlere teslim edildi mi puzzle’ın parçaları oluşmuş bir tek birleştirilmesi kalacak, birleşme de bu kahpelikte emeği geçenlerin zafer çığlıkları arasında gerçekleşirken TÜRKLÜK Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasından silinmiş olacak! Böylelikle Gazi Mustafa Kemal Paşa sayesinde başarılamayan hayal gerçek olacak. Fakat bunlar boş hayaller boş! Bilin istedim.

Ulu Başbuğ büyük Türk Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır.’ sözünü ibret alırsak, bizi var eden en önemli olgunun Türklüğümüz olduğunun bilincine varmalıyız. Ümmetçilik fikri ile bizden milli benliği olmayan bir millet oluşturma çabaları Türklük şuurumuzu ve milliyetçiliğimizi yok etme felsefesinden başka bir şey değildir. Fakat başaramayacaklar! Çünkü bize ÖLMEZ TÜRK derler.

TENGRİ BİZ MENEN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir