Bu Vatan Bizim!

Aslında her seye ve her fikre saygı duyarım. Düsünmeye önem verir, çağdaslık, gelismislik vemilletimin refah seviyelerinde yasaması için üretilen her fikre özen gösteririm. Tahammül edemediğim tekdüşünce, yapılmaya çalısılan Türk düşmanlığıdır. Hani sayın Cumhurbaskanı bir konusmasında diyorduya ‘Benim karsıma ne Türk milliyetçiliği ile gelin nede baska bir milletin milliyetçiliği ile… Bizim iktidarımız her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almıs bir iktidardır’ diye. Ben bu düsünceye kesinlikle katılmıyorum. Buvatanın kurtarıcısı ve Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 15-20 Ekim 1927 tarihli Nutuk’unda der ki:

‘Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.’ Bu sözün üzerine baska bir açıklama yapılmasına gerek olmasa da, ben yine de anlayamayacaklar için açayım. Ümmetçilik fikri ile Cumhuriyetin ayakta kalamayacağını, ulus milleti olma düsüncesi ile birliğimizi ve bütünlüğümüzü koruyabileceğimizi, Türk milleti olarak Türklüğe yani benliğimize ve özümüze sahip çıkmamız gerektiğini, Türklerin vatanını çok sevdiğini ve Cumhuriyetin garantisinin bu topraklarda yasayan yüce Türkler olduğunu anlamaktayım. Özellikle Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ dediği sözünü de iyi anlamak gerekir. Bu vatanın, atalarımızın ve kardeslerimizin kanlarıyla sulanmıs bu kutsal toprakların Türk olanlara ve kendini Türk hissedenlere ait olduğunu, olmaya da devam edeceğini kimsenin unutmaması gerekir. İtiraf etmeliyim ki sayın Cumhurbaskanımızın G-20 zirvesinde bir kürt muhaberinin bozuk Türkçesiyle tutuklu Demirtas hakkında ki sorusuna ‘O bahsettiğiniz sahıs bir teröristtir!’ diyerek verdiği cevapla takdirlerimi ve övgümü kazanmıstır. Helal olsun size ve konuya olan hassasiyetinizden dolayı tesekkürlerimi sunuyorum. Her zaman söylerim; her ne kadar yurt içindeki bazı durumları elestirip, Türkmen katilinin oğlu barzaninin kuzey Irakta yapmaya çalıstığı ülkemiz için tehlike arz edecek olusumlara verdiği tepkiyi yetersiz bulup sayın Cumhurbaskanının özellikle ümmetçilikle ilgili görüşlerine katılmasam da, uluslararası sempozyumlarda veya birlik toplantılarında baska ülkelere veya uluslar arası basına verdiği cevaplarla ve durusuyla Türkiye Cumhuriyetini, son dönemlerde, en iyi temsil eden Cumhurbaskanı olduğunu düsünüyorum. Aynı sekilde sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili; ‘Adalet’ istiyorum diye baslattığı yürüyüsüne kimsenin laf etmemesi gerektiğini, bilakis arkasına aldığı onca insanın sesine kulak verip ne demek istediklerini anlamaya çalısması ve haklı oldukları noktalarda çözüm arayısı yoluna girilmesi gerektiği kanaatindeyim. Dikkat ederseniz ‘haklı oldukları’ konular diyorum. Çünkü suçlular için istenilen adaletin haksız bir istek olduğunu düsünüyorum. Yani fetullah gülen terör örgütü suçlamasıyla bir CHP’li milletvekilinin gözaltına alınmasından sonra baslayan bu yürüyüs basta tepkimi çekse de, sonradan HDP’li, kendilerini pkk terör örgütüne üye eli kanlı teröristlerinin kardesi olarak gören kürtlerin, yürüyüse destek verip katılmaları dısında diğer normal Türk vatandaslarının adalet isteyerek yürüyüse destek vermeleri ülke yönetiminde ki bazı hususlara dikkat çekmistir ve haksızlığın olabileceği durumları gün yüzüne çıkarmıstır. Devletimizi yönetenlerin bu hususları dikkatlice ele alıp değerlendireceği ve çözeceği kanaatindeyim. Evet, Suriyelileri ülkemde istemiyorum. Lakin benimkisi diplomatik bir istek. İstemiyorum diye hunharca öldürülmelerine göz yumamam. Bu takım kötü olayların yasanmaması için devletin bu insanları topluma entegre etmek yerine, bir an önce ülkelerine geri göndermek için gerekli girisimleri başlatması gerektiği kanaatindeyim.

Sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir