BÜYÜK NUTUK’UN NİTELİĞİ

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yazıp CHP kongresinde okuduğu Nutuk’un niteliği, ne tür bir eser olduğu daima tartışma konusu olmuştur. Atatürk’ün Nutuk’u yazmasında sadece bir amaç yoktur. Bu eseri ani bir karar veya kızgınlık neticesinde yazmamış, tam aksine ölçüp biçerek, cümlelerini de özenle seçerek yazmıştır. Kuşkusuz Atatürk’ün Nutuk’u yazmasında orta ve uzun vadeli hedefleri vardır. Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olarak millete yazdıklarıyla bir bakıma hesap vermek istemiş, hesap verirken de kendi açısından değinilmeye değer olan olaylara değinmiş, kendisini savunmuştur. Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyet Halk Fırkası kongresindeki konuşmasının açılışında “senelerden beri devam eden ef’al ve icraatımızın milletimize hesabını vermek vazifem olduğu kanaatindeyim” geçmiş yılların bir muhasebesini ve hesaplaşmasını yapacağını ima etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’u yazarak, dönemin siyasi konjonktürlerine göre haklı çıktığını düşündüğü meseleleri ele almıştır. Bununla beraber bir milletin lideri olarak kendi doğrularının yanında, diğer insanların yanlış yaptığını düşündüğü meseleleri de ele alarak onları eleştirmiş ve böylece haklılığını ispat etmeye çalışmıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta önemli bulduğu meseleleri ele almış, bunları da bir tarihçi gibi yorumlamıştır. Atatürk’ün Nutuk’u Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla, bir askeri, siyasi ve diplomatik tarih anlayışıyla yazdığı söylenebilir. Nutuk, Atatürk’ün siyasetçi ve asker olmasının yanı sıra aydın bir kişi olması sebebiyle, tarihi bir metin olmasıyla beraber edebi bir metin olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden Atatürk, “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” diyerek Nutuk’u yazmaya başlamış, bütün olayları kendi gözünden doğru bulduklarıyla yazmıştır. Nutuk, dil ve üslup açısından dönem şartlarına göre sadeleştirilmeye çalışılmış bir Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Fakat bununla da beraber Arapça ve Farsça kelimelere de bir hayli yer verilmiştir.

Nutuk, tam manasıyla bir hatırat değildir. Bununla beraber bir tek parti iktidarının liderinin tüm topluma zorla benimsetmeye çalıştığı bir ideolojiyi içermez. Ayrıca sosyo-ekonomik bir doktrin de değildir. Fakat Atatürk’ün olağanüstü zamanlarda yazdığı bir eser olması sebebiyle bir hesap verme, kendini haklı çıkarma amaçlarıyla yazılmış bir eserdir. Nutuk, Türk Devrimi’nin en önemli kaynaklarından biridir. Fakat Türk Devrimi’nin tek eseri de değildir. Nutuk, edebi ve tarihi bir metin olmakla beraber bilimsel yönü bulunmayan bir eserdir. Çünkü tarafsız bir bakış açısıyla yazılmamış, yazarın kendini haklı gördüğü meselelere değinilmiştir. Bu yüzden İnkılap Tarihi araştırmalarında bir meseleyi incelerken sadece Nutuk bazlı incelenmemelidir. Olayları daha iyi anlamak için Nutuk’tan faydalanmakla beraber, Nutuk’a verilmiş cevaplara, paşaların hatıralarına ve dönemin tarihi belgelerine ve hatta gazetelerine bakmak gerekmektedir. Ancak bu şekilde Nutuk’un yazılış sebebi ve değindiği olaylar tam manasıyla anlaşılabilir.

Nutuk, bu sebeplerle dönemi tam manasıyla harfiyen ve objektif yansıtan, mutlak suretle doğruları anlatan bir eser değildir ki zaten sosyal bilimlerde mutlak doğru diye bir şey yoktur. Bu yüzden Nutuk’un, bir bilim adamı tarafından değil de Cumhuriyet’in kurucu iradesi, kurucu partinin genel başkanı tarafından yazıldığı gerçeği unutulmamalıdır. Bu nedenle Nutuk, aynı dönemle ilgili farklı tarihi metinlerle ve Meclis tutanakları başta olmak üzere birinci elden kaynaklarla beraber okunarak, değerlendirilmesi buna göre yapılmalı ve böyle bir bilimsel eser ortaya çıkarılmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir