ÇİNGENE DÜĞÜNÜ CİNAYETİ

Medrese mezunu merhum nenemden rahmetli anneme, ondan da biz çocuklarına intikal eden bir hikayedir.
Çoban çakmağı üretip satan, ailesine katkıda bulunan yakışıklı ve bıçkın çingene delikanlısı yakın çadırlardan bir çingene güzeline vurulur. Aileler araya girer ve iki genci evlendirirler.
Bu çoban çakmağına ben yetiştim. Elinizin dört parmağını geçirip avucunuzda sıkıp çakmak taşına vurarak kıvılcım çıkartan bir demir bu. Dikdörtgen bir çember. Çakmak taşının yanında bir miktar kavı da sımsıkı kavramak zorundasınız ki; çıkan kıvılcım kavı tutuştursun. Kav dediğimiz şey genellikle söğüt ağaçlarının üzerinde yetişen mantar şeklinde bir maddedir.
Her neyse gençler, gerdek gecesi kavuşmanın sevinciyle hayal dolu bir muhabbete koyulurlar.
Evin gelini çocuğa sorar:
– Bu çakmakları satınca ne yapmayı düşünüyorsun.
– Çakmak ticaretiyle iyi kötü geçiniriz ama yeterli olmaz. Bunların parasıyla iki üç koyun bir de koç alırım. Bir kaç sene sonra sürümüz olur. Yani anlayacağın zengin oluruz.
Peki, der gelin başını sallayıp, iyi de bu koyunları sağdığımız zaman sütünden anneme de verecek misin?
– Hayır, der delikanlı.
Vay sen misin gelinin annesine bir kova süt vermeyen. Büyük bir kavga kopar. Gelin damat aileleri ve hülasa tüm çadırlar bir birine girer. Ölen mi istersin kalan mı?
Jandarma olaya el koyar. İki ölü, beş yaralı vardır. Mahkeme günü Hakim sorar?
– Oğlum anladığım kadarıyla kavga süt yüzünden çıkmış, peki, süt nerede.
– Yok Hakim bey. Süt bir hayaldi.
Son istanbul olayları için Kemal Kılıçtaroğlu şöyle hayıflandı.
– “bu bir hukuk cinayetidir.”
Şimdi ben Kemal Kılıçtaroğlu’na gayriihtiyari sormak isterim.
– Sayın Kılıçtaroğlu, Hukuk var mıydı ki; öldürdüler?
Hukuk insan makamından Tanrı makamına yükselmiş gibi görünüyor. Varlığına inanıyoruz ama bir türlü göremiyoruz. Diğer yandan ilahi hukuktan şek ve şüphemiz yoktur. Bunun da bilinmesini gönülden arzu ediyorum.
Uzun yıllardan bu yana ülkemizin radikal dincileri Atatürk ve ilkeleriyle savaşırken Türkiye dünya gündemini kaçırıp bir çingene düğünü havasına bürünmüştür.
Ülkemizde iki aspirin alıp izlediğimiz medya haberleri tam bir çingene düğünü kavgasıdır..
Bilim yoktur. Teknik, teknoloji yoktur. Ahlak yoktur. Sanat yoktur. Üretim yoktur. Ekonomi yoktur. Gelecek yoktur. Son yemek programlarında ahlaksızlığının ve entrikanın yüz bin çeşidi ile halkımızın ahlakı yerle bir edilmektedir.
Önemli bir not: Ekrem İmamoğlunun başlattığı ve olumlu olarak sonuçlanan otobüs biletleri ve kullanım suyundaki indirim Tekirdağ Belediyesi tarafından da ivedi olarak gündeme alınmalıdır. Hatta daha ötesi kadına yapılan şiddet ve cinayetler için Tekirdağ Büyük Şehir Belediyesi tüm olanaklarını seferber etmelidir.

Sonsuz sevgi ve saygılarımla değerli Tekirdağlılar.
Celal ÇALIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir