ESKİ BİR GEYİK MASALI

Son altı aydan bu yana olanları bitenleri hafızamda canlandırmaya çabalıyorum. Neler geldi, neler geçti.

“Ekonomide dünya deviyiz, hızla büyüyoruz.”
“Amerika, Almanya ve tüm dünya bizi kıskanıyor.”
“Kriz falan yok, bunlar dış güçlerin algı operasyonu.”
“Tek millet, tek vatan, tek ülke, tek bayrak” rabia selamı

Fakat son haftalarda bir millet daha üretiyoruz ki; adı zillet.
“Zillet İttifakı” Rabia selamı göbeğinden çatlıyor sayılar beşe çıkıyor. 40 milyon insanımıza millet deyip diğer kırk milyon insanımıza zillet demek, bağışlanamayacak bir yanılgıdır.

Sonuç olarak bir bakıyoruz ki; batı marsa çıkarken, her gün yeni gezegenler keşfederken biz sadece laf üretiyoruz. Fetva veriyoruz. Hadis, sünnet kavgaları yapıyoruz.

Dünyada sayılı bir tarım ve hayvancılık ülkesi iken, pirinç, mercimek, tahıl, baklagil saman ve hayvan ithal ediyoruz. Tüm bunlar bana daha ilkokul üçüncü sınıfta iken okuduğumuz bir geyik masalını anımsatıyor.

Avcılar ne zaman geyikleri takip etse, geyik sürüsü kaçıyor ve büyük bir asmanın gür filizleri ve yaprakları arasında saklanıyormuş. Fakat bir gün aç kalınca geyikler asmanın filizlerini ve yapraklarını yemeye başlamış. Yaşlı bir geyik, yapmayın etmeyin bu asma bizim vatanımız, onu yok etmeyin dese de genç geyikler dinlememiş ve asmayı sıyırıp sömürmüşler. Tabii bunun doğal sonucu olarak ayan beyan ortalıkta kalmışlar. Avcılar, onları hemen görmüş ve hepsini vurmuş.

Sanki geçmişteki çocuk masalı ülkemizi anlatıyor. Devlete ait ne varsa sattık, yedik. Tarımı ve hayvancılığı desteklemedik. Şimdi de herşeyi dışarıdan almaya çabalıyoruz. Bunun için de döviz ödüyoruz. Peki paramız daha buna ne kadar dayanır.

Bilime ve eğitime asla değer vermedik. 6 yaşında bir kız çocuğuna nikah yapılır mı yapılmaz mı? Sünnet edilmeyen kız şeytan olur mu olmaz mı? tartışmaları yapıldikça bu ülkenin bir vatandaşı olmaktan utanç duyuyorum. Ne hallere geldik bizler böyle, Farelerin sayısı insanların sayasından daha fazla olursa böyle bir geminin kaptanı Nuh peygamber olsa yine batar.

Hatırlar mısınız eskiden istanbul kaldırımlarındaki bitirim işportacılar müşterinin ilgisini çekmek için ne güzel sunumlar yaparlardı.

– Bayanlar baylar,
– Batan geminin malları bunlar
– Yetişen alıyor.

Aslında karamsar olmamak da gerekir. Dünya çapında bizim kadar malı fazla olan ülke yoktur. Sat sat bitmez.

– Koş vatandaş,
– Batan geminin malları bunlar…

C. Çalık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir