Hayır’lı günlere Türkiye’m!

Hani ‘insan sarrafı’ diye bir tabir vardır güzel Türkçe’miz de, bilir misiniz sevgili okurlar? Kendinizi, insanları ne kadar tanıyabiliyorsunuz diye hiç değerlendirdiniz mi? Siz söylenen söze aklını kullanmadan ve sorgulamadan inananlardan mısınız? Yoksa bir söze, birde sözü söyleyene bakıp öyle karar verenlerden misiniz? Aslında insanın yüreği gözlerindedir bilir misiniz? Gözler asla yalan söylemez! Siz hiç referandum sürecinde konuşan, demeç veren siyasetçilerin konuşmaları esnasında gözlerinin içine baktınız mı? Ülkemizin istikbalini belirleyecek olan adına ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ dedikleri Anayasa değişiklik paketi ve başkanlık sistemi isteminin oylaması için halka sunulmasının ardından yoğun propagandalarla, iftiralar ve haksız suçlamalarla, HAYIR diyenlere yapılan haksızlıklarla ve ender de olsa kardeşlik mesajlarının verildiği güzel gelişmelerle geçirdiğimiz referandum sürecinde son haftaya girdik. Her kesim eteklerindeki taşları döktü, cesaretlenip içlerindekilerini apaçık birbirlerine söylediler. En acı olanı ise, oy uğruna yapılan bazı uygulamaların ve sözlerin Türk milletini fazlasıyla incitmesi ve değerlerimizin tartışma konuları haline dönüştürülmesinin bizi derinden üzmesi oldu. Diyorlar ya ‘Değiştirilmesi istenilen 18 maddeyi okudun mu da evet veya hayır diyorsun. Neye göre evet, neye göre hayır diyeceksin? Haklısınız, ama şunu belirtmeliyim ki bu bir paket ve içeriği çok yoğun. Değiştirilmesi istenilen sadece bir konu yok. Bana göre her madde ve her içerik ayrı ayrı halkın oylamasına sunulsa, olması gerekenler değişse, Türk milleti olarak lüzumsuz gördüklerimizi elesek, daha şeffaf, daha demokratik olmaz mı? Çokta güzel olurdu. Hayır diyenlerin ortak kaygısının laik, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir ülkede, geleceğini muasır medeniyetler seviyesinde yaşaması ve ülkesinin toprak bütünlüğünün bozulmaması olduğu kanaatindeyim. AK Partinin 15 senelik tek başına iktidar olduğu dönem zarfında vatandaşın vergilerinle veya yap-işlet-devret modeliyle yapmış veya yaptırmış olduğu duble yollar ve köprülerin yanında yurtiçinde ve uluslararası ilişkilerinde birçok hatalı politikaya imza atmış olduğuna ve bunları ‘aldanma’ olarak değerlendirip, vatandaştan her defasında af dilediklerine şahit olduk. Lakin bu (l)aflara biz doyduk. 15 seneden beri ‘ülkeyi kalkındırdık’ diye saydığınız icraatları yine mevcut sistemde yaparken ne çift başlılığa takıldınız nede başka bir yasal engele, hatırlatmak isterim. Cumhurbaşkanı ne demek? Cumhurun yani halkın başkanı. Her kesime eşit mesafeli olması daha uygun olmaz mı? İlla partili olsun diye diretmek niye? Tüm kurumların yöneticilerinin atanmasını neden tek bir kişi belirleyecek? Halkın seçtiği meclisi tek kişi nasıl fesih edip seçime götürebilecek? Başkan nasıl istediği kişiyi, istediği kişi sayısınca kendine yardımcı atayabilecek? Gerekli gördüğü hallerde Kanun Hükmünde Kararnamelerle alamayacağı karar olabilir mi? Tek bir kişi mi büyüktür? 80 milyon Türkiye mi büyüktür? 15 Temmuz hain fetö terör girişiminin ardından ‘kandırıldık’ diye demeç veren sayın Cumhurun Başkanını ya birileri, referandum sonrası bütün yetkileri üzerine aldıktan sonra, yeniden kandırmaya kalkarsa, ne olacak bu ülkenin hali? Hiç düşündünüz mü? Oyunuzu kullanmaya mutlaka gidin. Bu vatan sahipsiz değildir. Sahibi ırk, din, kültür gözetmeksizin bir bütün olan yüce Türk Milletidir. Sandığa giderken de vatanımızın kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü ve Türk milletine verdiği nasihatlerini, vatan uğruna şehadet şerbetini içmiş atalarımızı, Cumhuriyet döneminde vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için şehit düşmüş tüm kahraman asker ve polis kardeşlerimizi unutmayalım… Ayrıca; **Bu vatanda 15 seneden beri alt kimlik üst kimlik tartışmaları yaşandığını, Türklüğün alt kimlik olarak tanımlandığını, örneğin Türk Kızılay’ına artık sadece Kızılay denmesini ve dönemin AK Partili başbakanı tarafından Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldık açıklamasını, ** AKP iktidarında devletin, çözüm süreci adı altında izlediği yanlış politikaları ve Dolmabahçe mutabakatı diye kaleme alınıp açıklanan teröristle olan pazarlık metnini ve son referandum mitinglerinde Cumhurbaşkanının ‘evet’ çıkarsa çözüm süreci tekrar başlayacak açıklamalarını, ** AKP iktidarında, T.C. ibaresinin resmi kurumlardan, ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünün doğu illerimizden, andımızın okullardan ve Atatürk’ümüzün Gençliğe Hitabesinin ders kitaplarından kaldırılmasını, ** AKP’li bir başkan yardımcısının resmi dil olarak Türkçenin yanında kürtçeninde getirilmesi hususunda adım atacaklarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir haber kanalında yaptığı açıklamalarda Osmanlıda yürürlükte olan eyalet sistemine, verdiği lazistan kürdistan örnekleriyle, olumlu ve ılımlı baktığını, ** Ve beni çok etkileyen; Cumhurbaşkanının 01.04.2017 tarihli Diyarbakır mitinginde 4 parmağını gösterip tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan diye sayarken sözünün sonunda değişik bir tavırla ‘Tek millet dediysek, Türk milleti demedik haaaa’ sözünü, tüm bu Türk yurduna yaşatılanları sorgulayarak, vicdanımıza sığdırarak veya sığdıramayarak sandığa gidelim ve oyumuzu kullanalım. Kısacası bu gelişmeler, istedikleri değişikliklerin vatanım ve bir ferdi olmaktan her zaman gurur duyduğum yüce Türk milletinin geleceği için hayır getirmeyeceğinin apaçık ispatıdır. Unutmayalım ki, halifelikle yönetilen ecdadımız Osmanlı’nın seferlerinde askere moral vermek için ordunun önünde giden mehteran takımının marşlarında bile ‘Türk milleti, Türk milleti, aşk ile sev milliyeti’ diye haykırılmıştır. Ümmetçilik yapan özendiğiniz Osmanlı bile Türk milleti olmanın gururunu yaşarken, siz hangi tek milletten bahsediyorsunuz? Hangi olmayacak hayalin peşinde koşuyorsunuz? Bu sebeptendir ki bizim size, Türklüğün, Türk yurdunun ve Türk Milletinin geleceği için HAYIR, Atatürk’üm için HAYIR, aydınlık bir gelecek için HAYIR, şeffaf devlet yönetimi için HAYIR, Türk yurduna yaşatılan her türlü bela için HAYIR dememiz açık ve nettir. Doğruya Doğru köşemde, aydınlık, laik ve demokratik günlerde görüşmek ümidiyle… Sağlıcakla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir