İLELEBET LAİK CUMHURİYET

Yazıma başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki; bu devlet bizim! Biz ATATÜRKÇÜ’lerindir. Aksi asla mümkün değildir, çünkü kurucusu ATATÜRK’tür, temelleri ATATÜRK İlke ve İnkilaplarına dayanmaktadır.
Bir de adam asla tutmayız. Kim ki vatan ve Türklük yararına iyi birşey yaparsa başımızın üzerinde yeri vardır; kim ki gaflet, dalalet ve hatta ihanet içinde olursa katli vaciptir. Fikrim budur!
***
Şimdi gel gelelim meselelere…
Ben öyle hümanistler gibi acıyamıyorum insanlara… Türklüğüme ters bu durum. Terör örgütleri üyelerinin tamamının yakalandığı yerde infazı yönündedir görüşüm. Bir insan neden terörist olup masum insanları öldürür, devletine ve milletine hizmet eden asker ve polis kardeşlerimizi alçakça pusu kurarak şehit eder? Bu bir insan olabilir mi? Olamaz! O zaman zararlı böcekler gibi tespit edildikleri yerde imha edilmeyi hakediyorlardır.
Hemen hümasitlerin seslerinin yükseldiğini hissediyorum. Yok bu faşizanlıktır, yok bu bilmemnelik… Vır vır vır. İyi de kardeşim siz hiç Almanya’daki Meinhofer çetesinin başına gelenleri duymadınız mı? Bugün tüm bağımsız kürdistan hayali kuran bölücü kürtçülerin rahat konuşabilecekleri ve haksız yalan propagandalarını yapabilecekleri platformları bulabildikleri Almanya, kendi başında oluşan terör belasını Türkiye’nin başına bela olan pkk terör örgütü gibi hiç konuşturmuş muydu? Bakın olayı kabartmadan nasıl sonlardırmış:
‘Örgüt yöneticilerinden Ulrike Meinhof Mayıs 1976’da hücresinde asılmış olarak bulundu. 18 Ekim 1977’de, örgütün birinci kuşak yöneticileri cezaevindeki hücrelerinde ölü olarak bulundu. 18 Ekim gecesinin ilerleyen saatlerinde Baader başının arkasından vurulmuş, Ensslin de asılmış olarak hücrelerinde bulundu; Raspe ertesi gün öldü. Yaralanan Irmgard Möller hayatta kaldı ve 1994 yılında salıverildi. Yöneticilerin dışında, örgüt üyeleri de yapılan operasyonlarla tek tek infaz edildi. Tüm bu infazlar sırasında insan hakları savunucusu Batı dünyasından Almanya’ya tek bir eleştiri dahi gelmedi. Sonunda pes eden örgüt, 20 Nisan 1998’de Reuters haber ajansına Almanca yazılmış sekiz sayfalık bir mektup gönderdi. Mektup RAF’ın logosuyla imzalanmıştı ve grubun dağıldığını ilan ediyordu: “28 yıl önce 14 Mayıs 1970’te RAF bir kurtuluş hareketi başlatmıştı. Bugün bu tasarıyı sona erdiriyoruz. RAF’ın şehir gerillası hareketi artık tarih oldu.” (Alıntı)

Ama sıra bize geldiğinde herkes ağlıyor… İyimiş gerçekten durum. Ne ağlıyorsunuz? Şıııttt sessiz! Gürültüyü kafamız kaldırmaz. Biz huzurdan ve barıştan hoşlanırız. Aksini yapanı da susturmasını iyi biliriz. Her TÜRK asker doğar!

***

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Laiktir! Sonsuza dekte laik kalacak! Cumhuriyeti bize müjdelediği için, özelikle biz kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmamızı, daha doğrusu insan olarak değer bulabilmemizi sağladığı için canım ATAM, sana sonsuz şükranlarımı ve minnetlerimi sunuyorum. Senin gibi ne lider geldi, ne bir yönetici. Sen eşsizsin! Güzel Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin kurucusu ve sonsuza dekte TÜRK Ulusunun liderisin. Seni çok seviyorum. Mekanın yıldızlar olsun Sarı Paşam… Fikirlerinle sonsuza dek içimizde yaşayacaksın.
CUMHURİYETİMİZİN 96. YILI TÜRK ULUSUNA KUT’LU OLSUN!

***
Demiycem birşey,demiycem birşey diyorum ama hayır demeden de duramam.
Teröre karşı başta tam kararlı duruşlu yöneticilerimiz sizle hakikatten çok gurur duydum. Aferin, böyle devam diye yerimizde hoplarken 120 saat ara, 150 saat ara, sırada ki ülke gelsin ara için! Bu şekilde mi olmalıydı? Bakın sevgili yönetici büyüklerimiz sizin hayallerinizi şuan işgal altında bulunan kadim TÜRK toprakları çekmiyor olabilir ama biz 82 Kerkük, 83 Musul, 84 SELANİK diye sayıyoruz burada, biliyor musunuz? Bence TÜRKİYE hakikatten bulunduğu coğrafya da çok güçlü bir devlet. Ama gücün daim olması için kararlı olmak gerekiyor. Birde herşeye TÜRK gözüyle ve TÜRK kimliği ile bakmak gerekiyor. Ama TÜRKLÜĞÜ dini motiflerle süslemeye kalkarsanız, zaten hiç bir kararlı duruşa sahip olamazsınız. Din başka TÜRKLÜK başka. Birde ATSIZ’ın İtalyan diktatörüne yazdığı davetiye şiirinde ki şu mısralar var:
‘Din Arab’ın, hukuk sizin, harp Türklüğündür!’

***

Süleymanpaşa Belediyesi Başkanı sn. Cüneyt Yüksel, Belediye Başkan yardımcısı iyi bir TÜRK Milliyetçisi sn. Sabri Çınar ve diğer insana insan gibi davranan, güleryüzlü ve iyi niyetli Belediye Başkan yardımcıları sizlerin başarılı işler yaptığınızı görüyorum ve sizlere bu gece-gündüz durmak bilmeyen çalışmalarınızdan dolayı bir Tekirdağlı olarak teşekkür ediyorum.
Her ne kadar Değirmenaltında bulunan ve tamamen Turistik bölgede yer alan, okul mesafelerini ve başka gerekli durumları sağlayan kafemin, işlerimi geliştirmek amacıyla, İçki satışı ile ilgili ruhsat başvurumu onaylamamış olmanızı haksız bulsam da yaptığınız diğer işleri destekliyorum.

***

LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR.
BUNU SAĞLAMAK İÇİN GEREKİRSE YİNE ÖLECEĞİZ!
TENGRİ BİZ MENEN! (TANRI BİZİMLE!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir