İŞTE HALEP İŞTE ARŞIN

Sözün aslı “Halep orada ise arşın burada”dır. Rahmetli Barış Manço biraz güncelleyerek bir şarkı yazmıştı:

“İşte hendek işte deve, ya atlarsın ya düşersin Baktın olmaz vazgeçersin, zordur almak bizden kızı İşte Halep işte arşın, ya aşarsın ya biçersin Baktın olmaz vazgeçersin, zordur almak bizden kızı”

Birleşmiş milletler Esad’ı ve devletini tanır iken bizim iktidar bu resmi devletin ordusunun adını rejim askerleri olarak adlandırdı. Suriyenin toprak bütünlüğünü tanıyoruz ama ordusunu tanımıyoruz. Başkanını tanımıyoruz. Birleşmiş milletler tanıyor. Rusya, Çin ve Avrasya güçleri (Şengay beşlisi) İran tanıyor, lakin biz tanımıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı kendi ağzıyla söyledi. Suriye giderse iran gider, İran giderse Türkiye gider mealyini doğrulayan kestirme bir sözle Suriyede yapılmak istenenlerin aslında Türkiye’yi hedef aldığını söyledi. Yani Suriye giderse Türkiye gider gibi. Ama biz Suriye’yi kendi elimizle ne yapmaya çalışıyoruz.

Söylenen sözle yapılan işler arasında büyük bir paradoks var. Bahar Harekatı Suriyeyi kurtarma harekatı değil. Kürt teröristlere karşı bir harekat ta değil. Daha önceki suriyenin kuzeyinde oluşturulan terörist bölgeye karşı yapılan harekatları tüm kalbimle desteklemiştim. Ama bugünkü harekatımıza Trump ile İsrail çok seviniyor gibi. İsrailin arka taraftan (bizim basının deyimiyle) rejim unsurlarına saldırıları bazı haberlerde yer alıyor. Acaba israil devleti Türkiye’nin bekasına hizmet mi ediyor?

Tüm dünya bizi seyretse, Rusya karışmasa, ABD karışmasa 24 saat iiçinde Türk askeri Suriyeyi alır mı? Hiç şühnesiz alır. Kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Ama yedirirler mi? Yedirmezler. Bu kurtlar sofrasında kemik kapabilmek için önce ekonomik açıdan çok çok çok güçlü olmamız gerek. Güçlümüyüz? Hayır. Değiliz. Ayrıca ordumuzun tam teşekküllü olarak yeniden yaratılması gerek. En azından ergenekon öncesi gibi. Fetösüz ve güçlü bir ordu. Biz Ergenekon davasında en güzel subaylarımızı harcadık mı? Harcadık. Elimizdeki ordu. Eski güçlü ordumuzun küçük parçalarıdır.

İktidarın acaba fetih tutkusu mu var diye geçiriyorum içimden. Bir halep kahramanı olmak. Suriye’yi diz çöktürmek, Rusyayı saf dışı bırakmak. Eğer bu bir amaç ise ben amacı yargılamıyorum. Sadece gerçekleri bile bile böyle bir adımın hayır getirmeyeceğini düşünüyorum.

Aziz Türk milletinin canı ile kimsenin kumar oynamaya hakkı ve selahiyeti yoktur. 34 şehidimiz var deniliyor ama ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Günlerdir yas tutuyoruz. Devlet resmi yas ilan etmedi ama halkımız bu yasa harfiyen icabet ediyor.

İktidarı destekleyen medyada survivor, yemek, kaynana, kuaför, vb. Gibi kadın magazin programları hız kesmiyor. Şehidimize en küçük bir saygı yok.

Madem ki başlık attık. Fıkrasını da yazayım. Palavracılığı ile ünlü bir adam “ben halepte iken bir hendekten 60 arşın atladım” demiş. Nasrettin hoca da duymuş. Cebinden metreyi çıkarıp, hadi atla da ölçeyim demiş. Adam bunun üzerine:

“Ama efendim Halep’te iken atlamıştım” deyince Nasreddin Hoca şöyle yapıştırmış suratına cevabı:

– Sen şimdi bırak palavrayı, Halep orada ise arşın burada.

Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir