KASABAYA YENİ GELEN ACEMİ PAPAZ

Siyasetin suyu öylesine zehirlendi ve kirlendi ki; ülkemizdeki bu kirliliği arıtacak bir cihaz henüz icat edilmemiştir. Televizyonlar, gazeteler, toplum ve en başında siyasetçiler kirlendi. Hiçbir yağmur bizi arıtamaz. Hiçbir tövbe duası, hiçbir özeleştiri, hiçbir günah çıkarma, hiçbir şeytan taşlama, akıp giden kayıp yıllarımızı, geri getiremez. Tüm bunları herhangi bir parti adına değil tüm partiler için söylüyorum. Yepyeni bir insan profili dünyaya geldi. Yalakalığın insanın yıldızını parlatacağını gayet iyi bilen ve geleceğin siyasetine soyunan bu çaylak yalakalar liderlerine yaranmak için yalan söylüyor, hataları görmüyor, gerçekleri inkâr ediyor, yeri geldiğinde konuşmuyorlar. Kısaca özetlemek gerekirse üç maymunun biraz daha evrim geçirmiş bir halini yaşıyorlar.
Dostlarım her zaman benim için kafamda kırk tilki dolaştığını söylerdi. Bugünlerde tilki falan kalmadı kafamın içinde. Hepsi kırk tanecik acemi kedi yavrusu. Kafamın içindeki ip yumaklarını öylesine karıştırdılar ki altından kalkamıyorum. Örneğin hırsız senin olursa hain oluyor, bizim olursa milli hırsız oluyor. Ugandalı bir maganda genç bir kadına tecavüz ederse kadın genellikle orospu oluyor. Velhasıl kelam bu yeni olguların hiçbirini kafam almıyor. Bu yeni yaklaşımlar zaten içime sinmiyor. Tiksiniyorum. Bu yüzden de politika hakkında yazmamaya yemin etmedim ama kolay kolay yazmam. Ne haliniz varsa görün. Seçim günü geldiğinde biz birey olarak ne yapacağımızı biliriz. Yeter ki hakkaniyet olsun.
Bizim kasaba gibi İskoçya’da da çok kirli ve gırtlağına kadar günaha batmış bir kasaba varmış. Bu kasabanın kırk yıllık papazı bir gün cemaati toplayıp şöyle demiş:
– Sevgili evlatlarım sizler bana günah çıkarmaya geldiğinizde; şununla yattım, bununla yattım dediğinizde, kendimden utanır oldum. Bundan sonra günah çıkarmak için bana geldiğinizde; aziz peder, düşmez kalkmaz sadece ulu Tanrımızdır. Bugün yolda giderken ayağıma bir taş takıldı tökezledim deyin. Ben sizin ne halt yediğinizi anlarım ve sizin için dua ederim.
Bundan sonra kiliseye kim gelirse ayrıntıya girmeyip, aziz peder bugün ayağım taşa takıldı tökezledim demeye başlamış. Yıllarca kasaba halkı tam buna alışmış iken bizim papazın tayini çıkmış. Papaz aniden kasabadan ayrılmak zorunda kalmış ve yerine başka bir papaz gelmiş.
Acemi papaz, kendisine günah çıkarmaya gelenlere hayret etmiş. Yahu bunlar nasıl güzel insanlar, hiç günah işlemiyorlar sadece her gün birkaçı taşa takılıp düşüyor diye içinden geçirmiş. Halka yardımcı olma açısından, kilisede büyük bir toplantı düzenleyip, bilhassa belediye başkanını da çağırmış.
Nerede ise tüm kasaba halkı gelmiş. Kasabanın belediye başkanı da en önde yerini almış. Papaz uzun bir vaaz vermiş ve sonuç bölümünde aynen şunları demiş:
Sayın belediye başkanım, Allah’ınızı severseniz şu yolları yaptırın. Her Allah’ın günü, en az 20-30 kişi düşüyor. Hatta dün senin hanımın da geldi. Çok kötü tökezleyip düşmüş.
Tüm izleyiciler kahkaha atarken Belediye Başkanının yüzü biraz asılmış elbette.
Sevgili okurlar Tanrı gönlünüze seçim ve geçim versin diyorum.
Unutmayalım ki; seçeceklerimiz, gelecekteki tercihimiz olacaktır.

Sevgilerimle

Celal ÇALIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir