KIYAMET TERÖRİSTLERE KOPUYOR, DAHA DA KOPACAKTIR!

Öncelikle şöyle düşünüyorum; Çanakkale destanı ile bölücü terör örgütü ypg/pyd/pkk ya karşı düzenlenen yok edici operasyonları birbirleri ile kıyaslamak bence yanlış ve eksiktir. Bir önceki cümlede de anlatıldığı gibi fikrime göre ikisi farklı mücadelelerdir. Türk askeri ve Türk polisinin kahraman yiğitleri tarihinde olduğu gibi bugünde vatanının bölünmez bütünlüğü ve Türk Milletinin bekası için canlarını ortaya koyarak zafere koşmuş ve başarılarını yeni başarılarla taçlandırarak bize sonsuz gurur yaşatmıştır. Bana göre; Çanakkale, Osmanlı ailesinin koca imparatorluğu itilaf devletlerine teslim etmeye hazırlandığı ve Osmanlının ‘Boğazın hasta adamı’ olarak anıldığı bir dönemde varoluş mücadelesi veren Türk halkının tarihe yazmış olduğu eşsiz bir Destandır, Afrin ise Türk Devletinin tüm dünyaya karşı aldığı o dimdik diplomatik kararları ve bu kararları kararlı bir şekilde uygulayan kahraman Türk Ordusunun, terörist faaliyetleri ve teröristleri yok etmek ve bölgede huzuru sağlamak için giriştiği bir temizleme operasyonudur. Afrin operasyonunda kolluk kuvvetlerimiz kendilerine verilen görevi başarıyla yerine getirmiş ve hedeflenen yeni operasyonlarda da getirmeye devam edecektir. Bundan şüphemiz yoktur. Bu çetin süreçte yalan haberlerle Türkiye’yi karalamak isteyen iç ve dış mihraklar hayal kırıklığına uğramış ve uğramaya da devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti devleti, artık üzerinde oyun oynanan değil o oynanan oyunları bozan ve bölgede oyun kuran bir konumda olduğunu devletin dik duruşu ve Türk askerinin kararlı yürüyüşü ve mutlak zaferi sayesinde tüm dünyaya ispatlamıştır. Bu konuda Türk devletinin açıklamalarını ve Türk Ordusunun izlemiş olduğu tüm yolları çok başarılı ve yerinde buluyor, tarafımızca teröre ve teröriste karşı atılmış her adımı destekliyorum. Yıllardan beri teröre şehit verdiğimiz binlerce yiğidimize rahmet dilerken, canla başla gönülden vatana baş koymuş kahramanlara saygı ve onur dolu selamlarımı gönderiyorum. Sizler bizim gururumuzsunuz. Biz biliyoruz ki; Çanakkale ruhu ile bugün Afrin alındı yarın zafer haberleri Membiç, Sincar, Kandil’den gelecektir… Zafer her daim Türk Ordusu ile birlikte oldu ve olacaktır. Çünkü aslında tek gerçek her zaman TENGRİ BİZ MENEN! olduğudur.

Doğrusunu söylemek gerekirse ben Afrin merkezinde büyük bir terörist yok edilişi gerçekleşeceğini umuyordum. Fakat tahminime göre abd yine yapacağını yaptı ve şehir merkezinde bulunan 5-6 bin civarında olduğu tahmin edilen terörist kardeşlerini yok olmaktan kurtardığı kanaatindeyim. Ama fark etmez, kaç kaç nereye kadar kaçacaksınız Mezopotamya eşekleri? Elbet bir gün bir köşede kıstıracağız hepinizi, bakalım o zaman nereye kaçabileceksiniz? Şunu iyi bilin; bugün sizi kullanan abd, o gün geldiğinde yanınızda durmayacak, çünkü Türk Devleti ile karşı karşıya gelmeyi göze alamayacak, bu durum onun çıkarlarına uymayacak ve işte o gün sizin kıyametiniz olacak, hepiniz yok edileceksiniz, bu bebek katili öcalan önderliğinde başlatmış olduğunuz sözde özgürlük adı altında ki terörist faaliyetlerinize o gün son noktayı koyan Türk Devleti ve kahraman Türk güvenlik güçleri olacaktır.

Birde sevgili okurlar sizden istediğim tek şey bu operasyona yalın haliyle bakmayınız lütfen. Fikrime göre; sıcak savaştan daha çok soğuk savaşta mevcut çok daha büyük diplomatik beklentilerin olduğunu, olayları gözlemleyip birbirleri ile bağladığımızda, rahatlıkla okuyabiliriz. Evet bildiniz (!) BOP’tan bahsediyorum. Yıllar önce bizim bazı devlet yetkililerimiz bile bu BOP’u iyi bir şey sanıp tahminimce sorgulamadan kendilerini eşbaşkan ilan etmişlerdi. Sonra ne mi oldu? Sonra 15 Temmuz oldu ve herkes anyayıda anladı konyayıda. Böylelikle siyasetçiler nerde durduğunu ve aslında nerde durması gerektiğini çok iyi anlamış oldu. Bir musibet bin nasihatten iyidir diye boşuna dememiş Atalarımız. Çözüm süreci ve barış diye bize yutturulmaya çalışılan Amerika-israilin meşhur BOP projesi tıkır tıkır işlerken 15 Temmuz amerikaya uşaklık yapan teröristlerin kalkışmasıyla uyutulduğu derin uykudan uyanan Türk milleti silkinip kendine gelmiş ve gözünü VATANIM diye açmıştır. İşin özü bence budur. Durun hele, bir konuyu ez geçmeyim. Herkes anladı dedim ya, yok hayır vazgeçiyorum ve cümlemi geri alıyorum. Anlayan çoğumuz ama herkes değil. ‘Afrin’de askerimiz ne için Şehit oluyor? Esadla zamanında kardeşken şimdi topraklarında operasyon yapıyorsun, ne işimiz var Suriye’de? Onlara da söz hakkı vermeliyiz! (onlar’dan kasıt terörist ve terörist seviciler)’ gibi sözler sarf eden alçaklar da oldu, olmaya da devam ediyor. Zihniyet ve kan meselesi. Hainlik insanın kanında oldu mu ne yaparsan yap o insanı değiştiremezsin, o kanı bozuk bir yolunu bulur ve yine bozuk düşüncelerini ortalığa saçmaya devam eder, değiştiremezsin.


Türk Milletinin binlerce yıldır kutladığı milli bayramı olan NEVRUZ, öyle TV’lerden gördüğümüz gibi bölücü terör örgütü propagandası bahanesiyle kürtlerin bir provokatif eylemi değil, aslında esasen Anadolu ve Orta Asya Türk Halkları arasında Göktürklerin Ergenekon’dan Çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanan bir TÜRK bayramı, Türk Kültürünün en önemli değerlerinden birisidir. Nevruz, Türklerin hayata yeniden merhaba deyişinin coşkusudur. Türk’ün dünyaya yeni bir güç ve heyecanla ‘İşte Biz Burdayız’ diye haykırışıdır… Diğer isimlerle Yılsırtı, Mart Dokuzu, Mart Bozumu, Sultan Nevruz, Gün Dönümü, Yeni Gün’ün olarak ta bilinen Nevruzun Türk tarihinde ve kültüründe köklü bir geçmişi bulunmaktadır. Türklerin Ergenekon’dan çıkış gününün yirmi bir marta rastladığı kabul edilmektedir. On İki Hayvanlı Türk Takviminde yıl başı da aynı güne rastlamaktadır. Oğuz Kağan’ın bugünü kutsal saydığını ve bayram gibi törenlerle karşıladığı bilinmektedir. Türklerin Nevruz kutlamaları Eski Uygur Dönemi nesimlerine de konu olmuştur. Nevruz kutlama ve kutlanış şekli itibariyle Türk dünyasında genel olarak ortaklık arz etmekte olup, ateş kültü, su kültü ve atalar kültü olarak 3 temel inanışı içermektedir. Sabahleyin ilk iş olarak ateş yakmak, dışarıda yakılan ateşin üzerinden atlamak gibi kutlama yöntemleri ateş kültü ile ilgilidir. Nevruz günü ikinci kutlama şekli olarak ise; çeşmeden su alınıp yola ve eve serpilmesi, geri kalan suyun ev halkınca içilmesi; ırmak, göl ve akarsuların kenarında törenler yapılması, su üzerinden atlanması olarak su kültünü birer parçasıdır. Atalar kültü çerçevesinde ise bugünde eve uğurlu sayılan yaşlı bir kişi davet edilmesi, büyüklere ziyarete gidilmesi gibi adetler yer almaktadır. Ayrıca o gün mezarlıklarda kutlamalar yapılıp atalarımız anılmaktadır.

Bize ait olan bu değere sahip çıkmalı ve kutlamalı, en azından yapılacak kutlamalara katılmalıyız. Esası Türk kültürüne dayanan bu değerimizi, farklı amaçlarla kullanmaya, sahiplenmeye çalışanlara karşı, inatla sahiplenmeli ve yaşatmalıyız. Diyeceğim o dur ki; Nevruz Bayramını coşkuyla kutlayalım. Ateşin üstünden atlamanın heyecanını yaşayalım. Yumurta tokuşturup eğlencelere katılalım. Bahara, yeniden canlanan tabiata şahitlik yapalım ve bayramımızı gururla Türk’çe kutlayalım… Gerek Anadolu’da olsun gerekse Orta Asya’da, bin yıllardan beri her sene 21 Mart geldiğinde Türklerin dünyanın dört bir yanında coşkuyla kutladığı Yeni Dugan Bayramımız başka bir değişle halk arasında bilinen Nevruz Bayramımız Kutlu Olsun… Kahraman ırkımın güzel insanları, sağlıcakla ve esenlikle kalın…. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir