KÖKTÜRK HARFLERİNİN GÜNÜMÜZDE KULLANILMASI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR VE ÇAĞDAŞ TÜRK DAMGALARI -2-

Osmanlıcanın 2014’te séçmeli ders oluşundan sonra da Göktürkçeye bir eğilim olmuştur. Öyle ki, Mecliste gündeme gelişi de bununladır. MHP grubu adına Bulut, kürsüde şunları söyler: Değerli milletvekilleri, eğitimdeki bu düşüş hâliyle bütün milleti ilgilendiriyor. Bizim tarihimiz sadece Osmanlıdan ibaret déğil, Yenisey yazıtlarını da okumak için Göktürkçe dersi de neden seçmeli olarak okullarda okutulmuyor, teklif edilmiyor? Buradaki bizim yazıtlarımızın, Yenisey yazıtlarının, Orhun kitabelerinin okunması, eğer mezarlıklardaki taşları okuma hevesindeyseler birileri, orada rahmet okusunlar ama tarih sadece oradan gelmiyor, 5 bin yıllık Türk tarihi içerisinde bizim tarihî birikimlerimizin de öğrenilmesi gerekiyor (Bulut, 2014:73).
Bu gibi gelişmeler, toplumda Göktürkler dönemine olan ilgiyi artırmış, Göktürk metinlerine karşı daha da istekli kılmıştır. Bu isteği yönlendirmek isteyen yapımcılar da çektikleri sinema filmlerinde, televizyon dizilerinde damgalara yér vérerek değerlendirmişlerdir . Böylece çığ gibi büyüyen ilgi, yanında ticarî sektörünü de getirmiş oldu. Kitlenin özlem duyduğu bu simgeler, merdiven altı atölyelerde dahi üretilip işportaya değin indi. Popüler bir kültür mü, yoksa bir tür halk özlemi mi? Bunu, gelecek yıllar daha iyi gösterecektir, diye düşünüyorum. Eklemek istediğim ise, bu süreçte Göktürkçenin yaygınlaşması için bizim neler yaptığımız ve sürece katkımızın neler olduğudur.
Topluluğumuz, 2012 yılındaki 5 yıllık birikimini, Yazışmalık – Dil Üzerine Yazışmalar (Uluç, 2012) adı altında bir derleme çalışmasıyla yayımladı. Bu yayımdan sonra betik çalışmalarına önem vererek, Bakü’deki yapılanmasında koñuyu çok daha ileriye taşıdı. İlk kez 2012 yılında Iğdır’da Göktürkçe Öğreneği (kursu) açılmasının ardından Bakü’de de girişimlerde bulunup bir ilki gerçekleştirdi (Türkistan, 2013). Burada birçok dil ilgilisini bir araya getirerek, soñraki günlerde Çeviri Öbeği oluşturup, Göktürkçe yazmayı öğrenenlerle birlikte eski metinler üzerinde çalışmaya başladı. Irk Bitig adlı IX. yüzyıldan kalma bir el yazmasını Azerbaycan Türkçesine çevirdi. Çokça ilgi gören bu çalışma, aynı yıl içinde Uygur Özerk Bölgesindeki Uygur Türklerinin radyosu olan Erkin Asya’da haber edildi. Bizimle telefon bağlantısı kurarak yayına çıkaran ark, resmî yerliğinden de izleyicilerine çalışmamızı duyurdu . Şu an 6. baskısının satışta olduğu bu çalışma, akademik düzeyde yoğun bir ilgi gördü. Öyle ki, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Irk Bitig üzerine çalışma yapan ve bizim de kendisini örnek aldığımız Prof. Dr. Talât Tekin’in yapıtı ile topluluğumuzun Azerbaycan’da ortaya çıkardığı Irk Bitig çalışmasını karşılıklı inceleyip değerlendirdi (Türk Akademisi, 2017). İran’da Arap harfleriyle çevirisi yapılan Irk Bitig, oradaki resmî İran makamlarının lisans onayından sonra yayımlanacak. Irk Bitig Okumaları adını verdiğimiz görüntülü dersler ise edersiz/ücretsiz olarak YouTube üzerinden yayınlandı . Azerbaycan’daki topluluğumuz, Irk Bitig adlı bu çalışmasından sonra Dede Korkut Kitabı üzerinde de çalışmaya başladı. Üç yazı düzeneği (Türk, Arap, Lâtin) ile Dresten örneğini/nüshasını silme baştan okuyup 640 betlik Dede Korkut Betiği adıyla Dede Korkut Kitabı’nın bulunuşunun 200. yılında yayımladı. 2014 yılında Göktürkçe Öğreniyorum betiği ile yayınları arasına bir yenisini daha ekleyen topluluğumuz, aynı yıl içerisinde bir dergi takımı oluşturarak Damga dergisi adıyla 1 Kasım 2014’te ilk kez Türk damgalarıyla süreli yayın yapan bir basın aracı oluşturdu. Toplamda 6 sayı çıkan dergi, bir yanında Lâtin, bir yanında Türk yazısıyla yayın yaparak amacı olan 6 sayıya ulaştı. Yayıncılık çalışmalarıyla ivme kazanan topluluğumuz, bir yandan da konuşmalara, sunumlara katılıyor, düşüncelerini başka topluluklara aktarıyordu. Birkaç vakıfta konuşmacı olan topluluk üyelerimiz, ilerleyen zamanlarda devlet okullarında da ağırlanır olmuş ve öğrencilere sunumlar yapmaya başlamıştı. Sunumlarımız ve kurslarımıza üniversite öğrencileri de ilgi gösterince, öğrenci kulüpleriyle birçok etkinlik düzenlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Sabahattin Zaim Üniversitesindeki öğrencilerle birlikte konferanslar düzenledik. Iğdır, Bakü, Hatay, İstanbul, Van, Konya, Karabük, İzmir, Samsun, Ankara, Bursa, Erzurum etkinlik düzenlediğimiz iller arasında bulunuyor. Bunlar arasından İzmir’deki etkinliğimiz TRT’de haber edildi. Bursa’daki etkinliğimiz LÖSEV’de hasta çocuk ve velilerle gerçekleşti. Gereksinimler doğrultusunda Yıldız Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezinde kurslar düzenlemeye başladık. Toplamda 4 kez düzenlediğimiz kursumuza 557 kişi kayıt yaptırdı. Bu süreç böylesi ilerlerken ortaöğretim kurumlarında özel davetlerle söyleşilere de katılır olduk. Çocuklarımızın kendi kültürlerini öğrenmelerini isterken, onların bizden daha istekli olduklarının ayrımına vardığımızda bunu bir projeye dönüştürme yargısına vardık. Böylece, önceki deneyimlerimizi de arkamıza alarak İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğüne projemizi sunduk. 25.11.2015 günü onaylanan dosyamız sonucu, okullara duyuru gönderildi (İstanbul MEM, 2015). Bu duyuru ile ilgilenen 36 okul yönetimi bildirimde bulundu. Biz de bu doğrultuda okullara giderek Göktürk metinlerini ve yazısını anlattık. 2016, 2017 ve 2018 eğitim öğretim döneminde de resmî onay ile okullarımıza gitmeyi sürdürdük. Böylece, kendimize hedef olarak koyduğumuz tümen, demeli on bin öğrenci sayısını aşıp 18.100 (on sekiz bin yüz) öğrenciye ulaşmış olduk. 27.04.2016 günayında Kırgızistan’dan Köçmön Komduk Fondu ile protokol imzalayan derneğimiz, damgaların yayılması ve öğretilmesi için ülkelerarası (uluslararası demek doğru olmaz) çalışmalarını da resmîleştirmiştir. Tüm bunları ayrıntılı görseller ve belgelerle Göktürkçe Öğreniyorum betiğinde yazdığım için burada yalnızca istatistiksel bilgi verdim.
(Devamı gelecek sayıda)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir