KÜRŞAD GİBİ MUSTAFA KEMAL GİBİ

Kanımca her köşesi cennet vatanımız Türkiye’mizin kıymetini hayatı boyunca hiç gurbet görmemiş ve yurtdışında bir süreliğine de olsa yaşamamış insanlar pek bilmiyorlar, hatta hiç bilmiyorlar. Bir savaş çıksa ülkemizde acaba kaç kişi rahatını evini barkını, işini gücünü bırakıp ta cepheye koşar? Anca sosyal medya kahramanlarınla dolmuş ortalık. Herkes delikanlı, ama sanal. Almancı diye hor gördükleri gurbetçilerimizin birçoğu, Türkiye’de Atatürkçüyüm diye gezinen maskelilerden çok daha vatanlarına ve Türklüklerine bağlı insanlardır. Siz onların, izin zamanlarında Kapıkule sınır kapısından giriş yaparlarken, ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesi altında ezan seslerine olan hasretinden gözyaşı döküp inip vatan toprağını Allah’a şükürler ederek öptüklerini bilmezsiniz! Anlayamazsınız da… Gurbet nedir vatan memleket hasreti nedir bilmeyen ne anlasın vatana olan aşkı ve sevdayı. Anca cep doldurup, gevezelik peşinde, günü kurtarma derdinde olanlarla dolmuş taşmış ortalık.

‘Kürşad Baskını’ nı duymuşsunuzdur sevgili okurlar. Türklerin yıllar süren esaretten kurtulmalarının, bir davanın adıdır “Kürşad baskını”… Olayı kısaca özetlemek gerekirse;

‘Göktürk halkı Çin esaretindeki 10.yılını doldurmak üzere ve toplum olarak asimile olmaya başlamış, Çin esaretine boyun eğmiş bir durumdaydı. 5000 yıllık tarihinde esarete hiç alışık olmayan ve bozkır göçebesi olan Türkler özgürlüklerine uluslarına çok bağlıydılar. Bu esaret dolu yıllara bir son vermeli ve yeniden bağımsız Türk devletini kurma aşkı heyecanı ve davasıyla yaşıyorlardı. Her şey bir başkaldırmayla başladı…

Delinse yer; çökse gök, yansa, kül olsa dört yan

Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.

Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;

Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!

Bir yiğit, ülkesinin milletinin bağımsızlığı için kendini feda etmeye hazırdı, yanında 40 çerisi ile birlikte. Çin ordusunda subay ve Bozkurt soyunun en büyüğü konumunda bulunan Kürşad, duruma el koymanın vaktinin geldiğini düşünmekteydi. Bunun üzerine Kürşad ve 40 Türk soylusu ihtilal yapma kararı aldılar. Amaçları hükümdarı tutsak edip planı uygulamaktı. Cenk daha sarayın kapısına geldikleri anda başladı. Yüzlerce Çin askerini öldürmelerine rağmen verilen şehitler ve sayıca az oldukları için geri çekilmeye başladılar. Geri çekilen grup Kürşad’ın önderliğinde Vey Nehri’ne doğru ilerlemişti. Amaçları Vey Nehri’ni geçip kutsal başkent olan Ötügen’e at koşturmaktı. Ancak sağanak yağmurdan dolayı Vey Nehri taşmış ve köprü sular altında kalmıştı. Karşıya geçemeyen Göktürk yiğitleri kanlarının son damlasına kadar çarpışmış ve orada şehit olmuşlardır. Bu başkaldırıdan yaklaşık 53 sene sonra yani 682 yılında 2. Göktürk devleti kurulmuş, Türkler yıllar süren Çin esaretten kurtulmuşlardır.

Kim derdi kür Şad, kemikle etti,

O bir kişi değil, O bir Devletti,

Bayraktı, Vatandı,

Bir candı, Tepeden tırnağa kıpkızıl kandı.

Kürşadlar yetiştiren bir ırkın evlatlarının değerli toprakları, yurtları nasıl olurda Sevr anlaşması ve Mondros Mütarekelerinde soysuz cibilliyetsizler tarafından işgal devletlerine peşkeş çekilebilirdi? Gazi Mustafa Kemal, yanına silah arkadaşlarını, arkasına da her zaman yüce dediği Türk Milleti’ni alarak çıktı yola, girdi mücadeleye ve bu cenk, üstün zekâsı ve ileri görüşlülüğü ile stratejik bir dahi olan Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yüce Türk Milletinin zaferleriyle sonuçlandı. Kimse şunu unutmasın: KAN AYNI KAN, KAN YİNE O KAN!

Türkmen yurtlarında ‘bağımsız k*rdistan’ diye havlarken leşlerge ve bölücü terörist pkk itleri, Türkiye’den şahlandı binlerce BOZKURT’UMUN sesi ‘Durun hele, ne nereye’

Barzani gel hele beri bak sana bir şeyler söyleyeceğim: ‘Biz ki binlerce yıllık köklü tarihi olan, onlarca devlet kurmuş, savaşçı bir milletiz, sadece Anadolu’da değil aslına bakarsan dünyanın her yerindeyiz, isimlerimiz değişik olabilir lakin dilimizde birdir bizim, kanımızda birdir, örfümüzde adetimizde kültürümüzde birdir bizim, Türkmen kan kardeşimizdir bizim. Sen nesin alfabesi sonradan Amerika tarafından uydurulmuş, konuştuğu dil arapça, farsça, Fransızca, İngilizce gibi karma kelimelerden oluşan sonradan uydurulma bir dil, soyunuza gelince de ermeni mi desem, arap-Türk kırması mı desem, ne desem bilemiyorum, bu yüzden kısaca soyu belli olmayan manasında ‘soysuz’ diyorum. Konuyu uzatmayın isterseniz, yoksa sizi o topraklara uzatmamız yakındır, lakin yine de siz bilirsiniz.’

Birde sn Başbakanımızın Kerkük ve çevresinde yaşayan insanlar için yaptığı ‘Orada sadece Türkler yok ki, araplar var, ezidiler var…’ v.s. açıklamaları bütün hafta kulaklarımda çınladı. Biz Türk yurdu, Türkmen yurtları diye nağralar atarken, AKP nin iktidara geldiğinden beri Türk vatanı olan Türkiye’de Türklüğü alt kimlik olarak 36 etnik guruptan biri saydığı düşüncesini şimdide Türkmen şehirleri olan Kerkük, Musul ve çevresi için dile getirmesi, gerçekten çok ilginç, değil mi? Bu sebeple yapılan hatalar akla geldiğinde, insan çileden çıkmaya yetiyor. Bırakın büyükler Allah aşkına artık bu başarısız politikaları. Vatanımız, Türk milliyetçiliği sayesinde bölünmeyecek ve sonsuza dek bizim olacaktır. Bunun nesini anlamakta zorluk çekiyorsunuz? Tüm TÜRK düşmanlarına sözüm:

SİZ ÇOKSUNUZ, BİZ TÜRK’ÜZ. TENGRİ BİZ MENEN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir