KUTUPLAŞTIRILDIK! Farkında mısınız?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26. Maddesinde der ki; düşünce ve kanaat bildirme özgürlüğü… Tüm fikir, düşünce ve kanaatlerimizi devletimizin bize verdiği bu özgürlüğe göre bildiriyoruz. Kimseye kendimizi beğendirmeye çalışmıyoruz. Kimseye şirinlik yapmaya veya yaranmaya da çalışmıyoruz. Doğru olan ve olması gereken de budur zaten. Yüksek egolarınızı bir kenara bırakıp şu kızılderili atasözüne kulak asın derim:
‘Sular yükselince balıklar karıncaları yer,
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer.
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir!
Çünkü kimin kimi yiyeceğine ‘suyun akışı’ karar verir.’

***

İnsanlar içinde olmasını severim. Değişik fikirli insanlarla tartışmasını da. Ayrı düşünce de ve bakış açısında olan kişilere karşı kin beslemem. Tartışma biter ve hayat bırakıldığı yerden devam eder. Sadece onu hangi kategoride değerlendirmem gerektiğini öğrenmiş olurum. Fakat son günlerde, bu durumun herkes için böyle olmadığını seziyorum. Bilmiyorum farkında mısınız ama toplum içinde derin bir ayrışma ve keskin kutuplaşmalar oluşmakta ve bu bilinçli olan herkes tarafından da farkedilmekte. İşin sonunda vatanın bölünmez bütünlüğünü tehlikeye sokacak nitelikte terörist düşünceler olmadığı sürece, ortak istekleri vatanın birlik ve bütünlüğü ve çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak olan insanlar neden farklı bakış açıları olan kişilere karşı nefret beslerler ki? Hiç anlamıyorum. İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşırlar, biliyorsunuz. Neden konuşamıyorsunuz birbirinizle? Zamanında mezheplerle bölmüşler toplumları, sonra o bölünmüş toplumlar hep birbirlerini katletmişler. Şimdi ise sanki aynı durum Türkiye içinde partilerle söz konusu. Bir particiliktir ki almış başını gidiyor. A partisinden olan ile B partisinden olan arasında hiç bir fark yok. Hepsi TÜRK. Bakın burada dikkat ettiyseniz kendine teröristleri kardeş gören şahıslardan oluşturulmuş malum kuruluştan bahsetmiyorum. Teröriste kardeş diyen bizden değildir.
A partisi taraftarları, B partisi taraftarları, C partisi taraftarları, D partisi taraftarları bir gelin hele beri size diyeceklerim var! Siz birbirinize düşman değilsiniz, siz aynı vatanın evlatlarısınız. Aranızda ki bu husumet kokan bakışları ve sözlü tepkileri bırakın. Bu yüksek gerilim kablolarını sökün atın. Çok tehlikeli olarak görüyorum durumu. Bizi kolay kolay ayrıştıramazlar, bizim sağduyumuz güçlü derken sinsice kini işlemişiz içimize. Kaynağı kanaatimce değerlerimiz ve bu değerleri art niyetle körükleyen fitneci eller. Herkes aklını kullansın.
Ben sevgili yöneticilerin birbirlerine kullandıkları uslüpları da yanlış buluyorum. Zaten alevlenmek için bir kıvılcım bekleyen toplumu iyice birbirine düşman ediyorlar. Dönüyorsun ona vatan diyor, dönüyorsun buna vatan diyor ama ikisini yanyana koyduğunda bir vatan oluşamıyor. Bir kesim dönmüş yüzünü batıya medeniyet orda diyor, diğer kesim dönmüş yüzünü güneye maneviyat orda diyor. Bu arada söz arasında belirtmeden geçemiyeceğim bu dışarıda aradığımız iki kelime de arapça kökenli. Başımıza ne geliyorsa araplardan geliyor sanki.
Nerde kalmıştık? İlla bir yöne bakacaksak doğuya bakacağız. Biz doğudan bir güneş gibi doğmuşuz, Ergenekon’dur yurdumuz. Bunu hiç unutmayın. Ne yunanlaşırız nede araplaşırız. Boşuna kendinizi yormayın. Bugün en batı fanatiği bir TÜRK’e bile düzenlenen kına geceleri çok sempatik gelir, bugün en arap aşığı bir TÜRK’e bile çok eşlilik dediğiniz de bir durup ‘yok ben almayım’ der. Burada yine altını çizerek söylüyorum ‘bakın TÜRK’e’ diyorum, gürcüye, ruma veya bu benzeri başka milletten olanlardan bahsetmiyorum. Toplum içinde görüş ayrılıklarından dolayı derin çatlaklar oluşuyor ve bu durumu birçok insan görebiliyor. Çok tehlikeli bir durum. Ya siz sevgili yönetici büyüklerimiz, siz ne zaman görüp bu ağızlarınıza yakıştırabildiğiniz nefret söylemleri ve iddialaşmaları sonlandıracaksınız. Bırakın çekişmeyi veya haksız rekabet yaratacak olanakları sağlamayı. Bırakın da iyi olan kazansın. Yüce TÜRK milleti bilir kim doğru, kim yanlış. Hiç şüpheniz olmasın ki; hem de çok iyi bilir ve görür.

***

Bizim milletçe en büyük değerimiz BAŞBUĞ ATATÜRK’ümüz ve onun ölmez fikirleridir. Bu durumu beğenmeyen, bu ülkenin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü sevmeyen ve ona saygı duymayan benim ve kanaatime göre TÜRK halkının nezdinde en büyük TÜRK düşmanı ve en büyük teröristtir. Biliyorum ki; şuan da bunu okuyup ATATÜRK’e gereken değeri vermeyen ve onu itibarsızlaştırmaya çalışan, değersizleştirmeye çalışan bir kesim başladı orasını burasını oynatmaya. Ama söyleyim, gerçekler karşısında sizin durumunuz nafile. ATATÜRK’e BAŞBUĞUM dediğimi eleştiren gurüh, siz ise başlı başına araştırılması gereken bir vakasınız, bu da benden ilave bilgi olarak hanenize yazılsın.

***

Cengiz Han yanında ki eşini göstererek halkına demiş ki ; ben hepinizin Han’ı Cengiz Han’ım, buda benim Han’ım Börte.
Toplum içinde her alanda Cumhuriyet kadınlarının fazlaca görevlendirilmesinin, bozulmaya ramak kalmış TÜRK toplum yapısına ilaç gibi geleceğinden kuşkum dahi yoktur.
Yerel seçimlere az bir zaman kala oy toplamak için olmayan oluyor, oldurulamayan olduruluyor. Bu sebeple her zaman derim partici değilim, vatancıyım, devletçiyim, ATA-TÜRKÇÜ’yüm. Rahmetli İnönü’nün iyi niyetinden kaynaklı demokrasiye geçişi ile aslında dış güçlerin yörüngesine geçmiş kutsal vatanımın kurucu değerlerine ve ilkelerine geri dönmesini özlemle beklerken, yeniden ATA-TÜRKÇÜ yönetimlerin aktif görev aldığı geleceğimizde buluşmak üzere… İnançlı bir istek kadar güçlüsü, kuvvetlisi, kimilerine göre de tehlikelisi yoktur. Ben tüm kalbimle ATA-TÜRKÇÜ TÜRKİYE’ye inanıyorum, siz de inanın arkadaşlar.. Herşey ilk inanmakla başlar. (Beyin gücü)
TENGRİ BİZ MENEN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir