LAİKLİK ELDEN GİDERSE

Çok eski dönemlerde daha bir çocuk iken bendeniz, laikliğin tanımını sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak bilirdim. Sanki ülkece hepimiz yanıldık. Oysa Atamızın ve Cumhuriyetimizin en önemli ilkesi olan laiklik, Cumhuriyet kurumlarını birbirine bağlanayan bir zincirdir. Eski bir kazağın üzerinden bir ip çıkar dışarı, bu ipi koparmaya çalışırız. Bu laiklik olsun. İp bir türlü kopmaz ama çektikçe gelmeye başlar. Önce kazağın yarısı gider sonra kolları ve boynu yok olur bir de bakarız eski kazak elimizde kocaman devasa bir yumak olmuştur. Diyebilirim ki laiklik, Cumhurieyet rejiminin tamamıdır aslında. Onu çıkarırsak geriye ne devlet kalır ne rejim ne de vatan.

Nasıl olduğunu dilimin döndüğü kadar anlatayım. Diyelim ki “Devletin Dini İslamdır” diye bir madde koyduk anayasaya. Öyle ya canım yüzde doksandokuzu müslüman olan ülkede laiklik de nedir? Dedik ve koyduk. Sonrda devlet başkanımız Türkiye sünni müslümandır dedi. Dahası ordumuz sunnidir dedi. Bakın şimdi neler olacak?

Orduda yükselmesi gereken subaylar olacak ve bunlar araştırılacak. Hangisi aptesinde namazında, hangisi sunni diye. ordudaki başarısına, dürüstlüğüne kahramanlığına asla bakılmayacak. Sadece sunni mi değil mi? Burada liyakati kaybediyoruz. Zamanla kirli işlere bulaşmış birisi olsa da tövbe edip namaz kılan ve iktidara da sorun çıkarmayan yeteneksiz bir adamı genel kurmay başkanlığına kadar yükseltebiliriz. Ama bunu yapmak için hukuk sistemini de yok etmemiz lazım. Hukuk mevta olurken anayasamızın eşitlik ilkesi zaten çöpe gider.

Diğer taraftan ülkenin önde gelen tarikatları, biz ne güne duruyoruz bize hiçbirşey sormuyorsunuz der mi der. Onlar da katılır yönetime. Artık bir işe girebilmek için sadece iktidar partisine mensup olmak yetmez. O tarikatın da bir müridi olmak gerekir. Bu tür ilişkilerde devlet otomatik olarak parti devletine döner iken parti devleti olmaktan da çıkıp bir tarikat devletine dönüşür.

Diyelim yoksul bir çocuk önemli bir sınavı kazandı ancak ailesi tarikatın hoşuna gitmezse çocuk elenir ve geri zekalı birisi onun yerine okur bir yerlerde. Gitti mi sana sosyal devlet. O da gitti.

Bir geri zekalı şeyh ortaya çıkıp bu milletten adam olmaz eğer dört beş milyon arap alırsak bu millet istediğimiz yola girir diye bir düşünce beyan eder ve uygulanırsa bu kez de Bu Türk Milletinin çekirdeği GDO lu bir hale dönüşür.

Velhasılı kelam Çanakkaleden bu yana büyük seavaşlar sonucu sahip olduğumuz millet de bozulur ve yüz sene toparlanamaz.

Laiklik giderse önce liyakat sonra hukuk, sonrası sosyal devlet ve dahası eşitlik gitse ne ala. Ne ülke kalır elimizde ne vatan ve ne de millet.

Cengiz Han’ın çok sevdiğim bir vecizesi vardır:

“Bir çivi bir nalı düşürür, bir nal düşerse bir at düşer. Bir at düşerse bir yiğit düşer. Bir yiğit düşerse bir ordu bozulur.” Kalanını ben devam edeyim. Ordu giderse ne devlet kalır geriye ne de devlet ve dahi ne de millet.

Üstelik laiklik çividen çok daha üstün bir kavramdır. Gerisini sizler hesap edin.

Söylemlerinde din üste çıkan partilere gönül veren dostlarıma diyorum ki bu laiklik konusunu iyi düşünün. Bir kez daha düşünün. Laiklik içinde din özgürce yaşar ama bir tarikat devleti içinde hiç bir inanç barınamaz.

Saygılarımla.

 

Celal Çalık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir