MALAZGİRT SAVAŞI VE KÜRTLER

Son dönemlerde daha çok siyasi malzeme olarak kürtçülerin kullandığı söylemlerden diğer biri ise, Türklere anadolu kapılarını biz açtık, 10.000 atkı birlik ile Alparslan’a bizler yardımda bulunduk şeklindedir.
Peki bunun doğruluk payı nedir ?
Bunu kendini filozof sanan MALofozlara, fesli sürüngenin yalanlarına biat eden yılanlara, şeyh, müderris (imam) olarak bilinen ingiliz ajanlarının hain yandaşlarına karşı kullanırken, aynı zamanda kişisel gelişiminize önemli bir bilgi katabilirsiniz.
Malazgirt savaşını anlatacak olursak, Alp Arslan bu savaşı 1071 yılına göre planlamamıştır daha çok hazırlıksız gelişmiştir.
Alp Arslan, Anadolu seferi değil, Orta Doğu seferi planlıyordu, bunun sebebi Fatimi Devleti halifeliğini ilan etmiş, bu alanda bir Türkmen isyanı başlamıştı.
Alp Arslan, Azerbaycan üzerinden ilerleyerek ilk önce Urfayı muhasıra altına aldı, sırasıyla Halep üzerine hareket etti, ardından dimeşk kentini muhasıra altına almıştır.
Bunlar yaşanırken Bizans tarafında ise durum şu şekildeydi, Kafkaslarda peçenekler ile yapılan savaşta zafer kazanan Diogenes Bizans imparatoru olmuştur.
Anadolu’ya bilinen 3 sefer düzenledi 1068,1069 ve 1071, düzenlenen bu anadolu seferlerinde Türk akınları başarılı oldu ve durdurulamadı.
Bunların sonucunda ise Diogenes, Selçuklu başkenti rey şehrine sefer kararı almıştır.
Bunu durdurmak isteyen Alp Arslan, Dimeşk de düşük miktarda birlik bırakarak Anadolu sınırlarına hareket eder, Diogenes’in karşısına çıkmak için yola koyulmuştur.
Tahmini olarak iki taraf içinde asker sayısı şu şekildedir : Bizans ordusunun toplamı 100.000 civarıdır, bu genel olarak kabul görülen rakamdır.
Selçuklu tarafı içinse genel olarak kabul gören asker sayısı tahmini şu şekildedir : 15.000-20.000 civarı, bu sayının içersinde özel olarak yetiştirilmiş, Sultan Alp Arslan’ın 4.000 civarında hassa askerleride mevcuttur.
Şimdi provakasyoncu kürtçülerin 10.000 atlı süvariyle yardım ettik yalanına gelelim.
kürtlerin, kürt olarak kabul ettiği bu isimler : ibn halikan, ibn al esir, ebul fida gibi kaynaklarda bunlardan bahsetmez.
1040 yılında Oğuz akıncıları Diyarbakır şehrine akın düzenlemişlerdir, 10.000 atlı ile Türklere yardım ettiği söylenen mervaniler kale duvarlarının arkasına saklanmaktan başka bir şey yapamamışlardır.
Tarihler 1067 yılını gösterdiği zaman 5000 kişilik bir orduyu Tuğrul Bey Diyarbakır üzerine sevketmiştir, kürtler yine kale duvarlarının arkasına sığınarak çıkıp karşılık dahi verememişlerdir.
Düşünün ki 5.000 kişinin oluşturduğu bir kuvvetten çekinerek, kale duvarlarının arkasına sığındılar, üstelik Türkleri düşman olarak gören kürtler neden Türkler’e destek versin ?
Düz bir mantık yürütecek olursak, bir liderin değil, en basitinden bir aptalın bile düşünebileceği çok basit bir mantık.
Sayısal üstünlüğe sahip bizans ile iş birliği yaparak düşmanı olan Türklere karşı durabilirdi.
Kendini kale içlerine hapseden, akınlar düzenleyen Türklerden intikam alabilirlerdi.
Yakınlarından uzaklaştırmak yerine, iyice içlerine çekmek istemezdi herhalde değil mi ?
Türkleri anadoluya sokarak ilerleyen dönemlerde hanedanlığının kaderini düşmanının eline bırakmak istemez bir lider herhalde ? Diyorum ya hani bir aptal bile bunu düşünebilirdi.
Malazgirt savaşı tarihinde mervaniler Bizans ile 20 yıllık barış antlaşmaları mevcuttur.
O dönem kürdler’in etrafı Türkler, Farslar ve araplar, tarafından çevriliydi.
Çok kısa bir tarih öncesinde Türkler ile savaş halinde olan mervaniler, üstelik sayısal üstünlüğe sahip, hatta ve hatta bizans ile barış antlaşması olduğu bu savaşta barış antlaşması gerçekleştirdiği müttefikine karşı neden savaşsın ?
Türklerin yanında neden yer alsın ? çok mu Türk aşığı bir miletti, celladına aşık olacak kadar..
Peki ne oldu ? ilerleyen tarihlerde bir Türk Beyliği olan Ahlatşahlar Beyliği Ahlatı ele geçirmesiyle mervani hanedanlığı tamamen son buldu.
Hadi biraz daha irdeleyelim ta ki söylenecek sözleri kalmayana kadar.
Bakınız ibn el ezrak, kendisi kürt asıllı olmakla birlikte Târih-i Meyyâfârikîn eseri ile döneminin kabul gören güvenilir kaynaklarındandır.
Yayınladığı eserinde Alp Arslan’a destek olarak gelen hiçbir kürt kuvvetinden söz etmemiştir.
Bunun yanı sıra Bizans vakayinamelerinde Alp Arslan tarafında yer alan kürtlerden söz etmemektedir.
Bizans tarihini yazan Mikhail Psellos (977-1077) tarihler arası.
Savaşta bulunan Kuman-Kıpçaklarından, Peçeneklerden dahi bahsetmesine rağmen ne mervani hanedanlığından ne de yardım ettiği öne sürülen kürt kuvvetlerden tek kelime etmez.
Döneminin bir diğer güvenilir kaynaklarından olan ibn el esir, el-kamilü fi-t tarih eserinde Malazgirt savaşı hakkında anlatımda bulunur lakin yine kürtlerden söz edilmez.
Sonuç bölümüne gelecek olursak, dönemin tarihi kaynakları, yazılan eserler, kaynak bakımından kabul gören tarihi kişiler incelendiği zaman kürtlerin o dönem Türkler’in safında bulunmadığı açıkça ortadadır.
“Türklere anadolunun kapılarını kürtler açtı”
“kürtler 10.000 atlı ile Türklere destek verdi” gibi sloganlar, tarihte kendine yer bulamayan, önemli olaylardan kendilerine pay çıkarmaya çalışan, tarihte olmamış olaylardan beslenmeye çalışarak kendilerini kabul gördürtmeye çalışmaktır, kahraman yaratma çabalarıdır, bu toprakta kanımız var algısı yaparak provakasyon çıkartma çabasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir