MAVİ GİYİNEN ADAMLAR

Çok takdir edip, sevdiğim bir ildeşim Pakize Gürel küçük bir not iliştirmiş bana sosyal medyadan:
– Celal Bey, ‘Börteçine’ adında bir gazete çıkarıyorum. Bir köşesinde yazmak ister misiniz?
– Hay hay. Yazmaz olur muyum. Börteçine çok anlamlı bir isim. Belki Pakize Gürel söz eder ilk yazısında. Bendeniz söz verdiğim gibi ilk yazımı karalamaya başlasam iyi olur.

Siyah Giyinen adamlar filmini seyredenleriniz olmuştur. Bir korku ve kurgu-bilim filmidir. Siyah giyinen adamlar her yerde çıkar karşımıza. Ben biraz daha gerçekçi tavrımı takınarak Mavi Giyinen adamlar dedim. Yani siyasiler. Her yerde karşımıza çıkan kişiler. Hangi kapıyı açsak o kapının arkasındaki adamlar. İşte bu adamların 24 Haziran 2018 günü bir parlamento ve Başkanlık seçimi vardı. Başkanlığı Recep Tayyip Erdoğan kazandı. Parlamento çoğunluğunu da yine AKP nin cumhur ittifakı aldı. Ancak bu kez gördüğüm iktidar tahta bacaklı tek gözlü mistik bir korsanı andırıyordu. Tahta bacak Devlet Bahçeli’nin MHP’sinden başka birşey değildi elbette. Ama yine de AKP nin dik ve ayakta durmasını sağlıyordu. Mavi giyinen adamların hikayesi bu haftalık bu kadar. O hal şartları altında Yapılan seçim çalışmaları elbette eşit ve adil değildi. Muhalif Cumhur adayları Roma döneminin kahraman gladyatörleri gibi savaştılar. Millet ittifakı Muharrem İnce gibi bir lider kazandı.

Çocukluğumdan beri bu mavi elbiseli adamlar seçim yaparlar bu ülkede. Lakin bir karış ilerlemeyiz. Aradan yıllar geçer arabadan ineriz bir de bakarız ki araba aynı yerde patinaj yapıyor. Veya muavinin ‘mersin’ diye çığırtkanlık yaptığı arabaya bineriz. Bir de bakarız ki tersine gitmişik. Bu seçimde de tüm hayallerimizi 5 yıl daha erteledik.

Bu haftaki yazımı güzel bir fıkra ile noktalamak isterim. Tımarhanede tüm deliler sıraya geçmiş duvardaki bir çivi deliğine bakmaktadır. Sırası gelen bir gözünü deliğe yaklaştırıp bakarken arkasındaki deli ağır ağır ona kadar sayı sayar ve on dediğinde deliğe bakma sırası artık ondadır. Tımarhanenin başhekimi çok merak etmiştir. Acaba deliler bu kadar iştahla nereye bakmaktadırlar?

Başhekim deli kılığına girerek içeri girer ve delilerin sırasına geçer. Sıra başhekime geldiğinde çivi deliğine bakar ve bişey de göremez, hayıflanarak, “yahu hiç bir şey göremiyorum.” Der.

Delilelerden birisi şöyle seslenir hekime:

– Yahu hemşerim sen daha dün geldin. Biz kırk seneden beri bakıyoruz birşey göremiyoruz.

Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir