MİLLİ MÜCADELE’DE KAHRAMAN TÜRK KADINLARIMIZ

MİLLİ MÜCADELE’DE KAHRAMAN TÜRK KADINLARIMIZ

KILAVUZ HATİCE
Adana ve yöresinde Fransızlara karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de Milli Kuvvetler Pozantı’ya taarruza başladığında, zor duruma düşen Fransızları kandırarak, onlara kılavuzluk etmiştir. Hatice Hanım, kılavuzluk yaptığı Fransızlara yanlış yol göstererek Karboğazı’na sokmuş ve boğaza sıkışan Fransızlar Türk askerlerine esir düşmüşlerdir. 22 Bu hadisedeki rolünden dolayı Kılavuz Hatice olarak anılır.

NEZAHAT BAYSEL (NEZAHAT ONBAŞI)
Henüz dokuz yaşında bir kız çoğuyken babası ile birlikte Kurtuluş Savaşı’na katılmış bir savaş kahramanıdır. 70.Alay Komutanı olan babasıyla Geyve Savaşı, Konya İsyanı, I. ve II. İnönü Savaşları ile Sakarya ve Gediz Muhaberelerine katılmış; İnönü Savaşı’ndaki katkıları nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk’ün takdirini almıştır. 23 On iki yaşında Tümen Komutanı Ahmet Derviş Paşa tarafından onbaşılığa terfi ettirilmiştir. TBMM’nin 30 Ocak 1921 tarihli oturumunda verdiği karar ile kendisine İstiklal Madalyası takdim edilmesine kararlaştırılmıştır. Ancak uygulama gecikmiş ve madalya, 2013 yılında Baysel’in torununun kızı Gizem ÜNALDI’ya takdim e. 24 Nezehat Onbaşı, 24 Eylül 1994’te Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde hayatını kaybetmiş ve cenaze töreni, bir takım askerlerin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Naaşı, Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Kızının ağzından ölüm anı…
‘’Çok rahatsızlanmıştı. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne kaldırdık. Hastahanede, ‘Bak gördün mü Alay geldi. Karşıda askerle: Bak kızım babam beni almaya geldi. Alayın hepsi burada’ diyordu… Bunlar annemin son sözleri oldu.’’25

NAZİFE HANIM
Nazife Hanım, büyük bir aile çevresine sahip, babası Erzurumlu Gemalmazoğlularından, annesi ise Lütfiye Hanım Çemisgezekli’dir. Türk Tarihi’nde önemli konuma gelmesinin sebebi ise; Bigadiç cephesinde savaşan askerlere ekmek götüren Demircili Nazife Hanım’ın Yunan ordusu tarafından gözaltına alınmasıdır. Kuvayi Milliyecilerin yerini söylemesini isterler; ancak Nazife Hanım günler süren işkencelere direnir ve tek bir bilgi vermez. Direnişi karşısında deliye dönen düşman askerleri, insanlık dışı bir katliam gerçekteştirerek; Demircili Nazife Hanım’ı fırına atıp, yakarlar. 26

AYŞE ÇAVUŞ (AYŞE BİNBAŞI)
Binbaşı Ayşe, bizzat kendi macerasını şöyle anlatmaktadır:
‘’…Büyük harpte Kafkas Cephesi’nde yaralanarak ölen kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya and içmiştim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs 1919’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk mukavemetimiz sona erip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim Orada faaliyete geçerek bir Kuva-yı Milliye birliği teşkil edip, bilahare Nuri Çetesi’ne katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu suretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar iştirak ettim. İlk defa Sakarya’da sol kasığımdan piyade mermisi ile yaralandım. Seyyar hastanede tedaviden sonra tekrar müfrezeme iltihak ettik. Ahır Dağları’ndan düşman gerilerine akmaya memur edildik. İzmir’e ilk giden birlikler arasında ben de vardım. Ancak, bu arada misketle sol bacağım kırıldı.’’ 27
Ayşe Çavuş, 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edilince, ilk karşı koyma hareketine silahla katılmıştır. Yunanlılar İzmir’e hâkim olunca, Aydın’a geçmiştir. İki oğlunu şehit vermiş, Salihli’de Yunanlılarla mücadelesi sırasında “çavuşluk” rütbesini almıştır.28 Büyük Taarruz’da, Mürsel Paşa fırkasında Ahır dağlarından düşman arkasına sarkma görevi verilmiştir. İzmir’e ilk giren kıtalar arasında o da vardır. Fakat bu sırada sol bacağı kırılmıştır. İzmir Hastanesi’ne yatırılmıştır. Bu hastanenin raporunda, kocasının intikamını almak için onun hatırası olan mücevherleri satarak at, mavzer, elbise vs. aldığı ve mücadeleye katıldığı belirtilmiştir.29
Milli Mücadele sonrası İzmir’e yerleşen Ayşe Çavuş İzmir’de hastalanmış, İzmir Valisi tarafından 24 Eylül 1941’de Dâhiliye Vekâleti’ne yazılan bir yazıda “Mücahit Ayşe Çavuş’un tedavi altına alındığı” bildirilmiştir. 30 Ayşe Çavuş’un yüzbaşılık ve binbaşılık rütbelerini ne zaman ve nasıl aldığı ve bu rütbelerin fahri olarak mı verildiği konusunda kesinlik yoktur. Ayşe Çavuş’un ölüm tarihi ile ilgili bilgiler tutarlı değildir.31
‘’Bu millet, esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk Milleti öyle analara sahiptir ki her devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha yüksek nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.’’
-Enver Benhan ŞAPOLYO 32

SÜREYYA SÜLÜN HANIM
Kahraman Türk kadınlarından bir kahraman; Milli Mücadele yıldızlarından bir yıldız; Süreyya Sülün Hanım. Van’da doğmuştur. Yaşadığı kasaba, düşmanın korkunç zulüm ve taarruzuna maruz kalmış, babası şehit olmuştur. Şehit düştükten sonra, Van’ın Erek Kasabası’nda 500 kişiye emir ve komuta etmiştir. Çarpışarak Karaköse’ye kadar gelmiş, Murat Irmağı boylarında 1,5 ay düşmana geçit vermemiştir. Karaköse’deki Ziverbey Taburu’na katılmış ve yaralanınca Erzurum’a dönmüştür.33Sonraki yıllarda, Erzincan Askeri Ortaokulu’nun Matematik Öğretmeni Şerafettin Bey’in eşi Sıdıka Hanım’ın evini basan eşkiyayı tek başına püskürtmüştür.34

ASKER SAİME
Milli Mücadele başladığında Darülfünun öğrencisi olan Münevver Saime, Kadıköy mitinginde yaptığı konuşmadan sonra tutuklama emri çıkınca, Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye katıl……… (devam edecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir