MUSUL’UN İŞGALİNİN YARATTIĞI HASARLAR: 14 TEMMUZ 1959 TÜRKMEN KATLİAMI

Çanakkale’de Yüce Türk Ulusunun karşısında “Çanakkale Geçilmez” demek zorunda kalan İngilizler, sonrasında içlerinde yıllarca ezikliğini hissettikleri Kut’ül Amare hezimetini yaşadılar. Türk güçlerinin bir top atışına karşılık, 150 top atışıyla karşılık bulan, güya din kardeşimiz olan Müslüman Arapların, Haçlı-Siyonist zihniyetindeki İngiliz saflarında yer almalarına ve kıt kaynaklara karşın Halil Kut Paşa’nın taktiksel başarısıyla beş ay gibi bir sürede İngilizler, perişan bir halde teslim olmak zorunda kalmışlardır. İngilizler uğradıkları hezimeti hiçbir zaman hazmedemediler. Ancak intikamlarını hep saklı tutmuş, intikam almak için her fırsatı, her olanağı değerlendirmekten çekinmemişlerdir. Aradıkları fırsat ilk olarak Mondoros Ateşkes Antlaşması (gerçekte anlamı İşgal Antlaşması’dır) ile gelmiştir. Mondoros Ateşkes Antlaşması’nın 7. Maddesi, İtilaf Devletlerinin, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacağını kesin ve net olarak belirtmektedir. Dolayısıyla Musul’un işgali için koşulların oluşması (daha doğrusu oluşturulması) gerekmekteydi. İngilizler hemen bölgedeki Müslüman Arap aşiretlerden isyan çıkarmaları için haber salar. Araplar büyük bir istekle emri yerine getirir. İngilizler de buna dayanarak Musul’a, Kerkük’e asker çıkarmış, yani işgal etmiştir.
İngiltere için Musul ve Kerkük’te idareyi her ne kadar Haçlılarla-siyonistlerle ittifak yapan Müslüman Araplara verdiyse de bunun yeterli olmayacağının bilincindeydi. Çünkü bu topraklar Misakı Milli sınırlarındaydı ve Atatürk Türkiyesi buraları almaya kararlıydı. Boğazlar halledilmiş, Atatürk hasta yatağında göremese bile Hatay’ı anavatana kazandırmıştı. Dolayısıyla, İngiltere, K*rtlerin Lawrence’yi olarak da bilinen Edward William Charles Noel ile başlattıkları K*rt kartını oynamaya devam ettiler. Türkiye’de onlarca ayrılıkçı, bölücü K*rt isyanı çıkarttılar. Atatürk’ün öldürülmesiyle Başbuğunu kaybeden Türkiye, günümüze gelinen süreçlerde yavaş yavaş vites yükselterek, kukla yönetimlerle meclise kadar girdiler.
Türk yurdu olan ama artık anavatan dışında kalan topraklarda kalan soydaşlarımız, Türkmenlerimiz, İngilizlere ve onların Müslüman işbirlikçilerine direnmeye başlamışlardır. Türkmenlerimizin direnişleri yeterli olmamış, sert şekilde bastırılmış ve dünyada yaşayan her Türk’e yapılan katliamlar uygulanmıştır.
14 Temmuz 1959 Tarihi, tarihe ‘Kerkük Katliamı’ olarak geçen bu soykırımda, insanlık dışı vahşetler yaşanmıştır. Aylar öncesinden planlanan Türkmen soykırımında olağanüstü yetkilerle donatılmış Kasım hükümeti K*rtlerle işbirliği yaparak, Türkmen evlerine baskınlar yaparak, Türkmen evleri silahsızlandırılır. Türkmen komutanlar, müdürler ve memurlar ya emekli edildi ya da Kerkük’ten uzağa sürgün edilir. Müslüman Arap-K*rt ittifakının soykırımı yapması için tek bir işaret gereklidir, o da Irak’ta cumhuriyetin ilanının birinci yıldönümünde kutlama şenliklerine katılmak gayesiyle çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek bütün Türkmen halkı, havaya atılan iki el silah sesi ile 3 gün 3 gece süren katliam başlamıştır. Ne olduğunu anlayamayan Türkmenler, sağa sola kaçışmaya başlamış, evler yakılıp, yıkılmış, Türkmen liderleri evlerinden alınarak ailelerinin gözlerinin önünde katledilmiş, öldürülen Türkmenler, elektrik direklerine, duvarlara asılmış, arabalara bağlanıp ikiye ayrılmış, bunun gibi vahşetlere maruz bırakılmışlardır. Suphi Saatçi’nin ifade ettiği isimler onlarca katledilen Türkmenlerden yalnızca birkaçıdır…
KERKÜK KATLİAMINDA ŞEHİT EDİLEN BAZI İSİMLER:
1- Ata Hayrullah- albay
2-İhsan Hayrullah- yarbay doktur
3-Salahattin Avcı – iş adamı
4-Mehmet Avcı …. Memur
5-Nihat Fuat Muhtar. öğretmen
6-Cihat Fuat Muhtar.. öğrenci
7-Emel Fuat Muhtar .. öğrenci 12 yaşında
8-Kasım Neftçi .. Arazi Sahibi
9-Ali Neftçi .. Serbest Meslek
10- Osman Hıdır .. Kahve Sahibi
11-Cahit Fahrettin ..Öğrenci
12- Zuhur İzzet Casim Çaycı..Kahve Sahibi
13-Şakır Zeynel .. Kahve Sahibi
14-Gani Nakib ..Memur
15- Kemal Abdul Samet ..Mühendis
16-Fatih Yunus Ali..Teknisyen
17-Cuma Kamber ..Teknisyen
18-Enver Abbas ..Öğrenci
19-Kazım Abbas Bektaş ..Öğrenci
20- Hacı Necmettin Abdullah .Serbest Meslek
21-Hasib Ali ..İşçi
22-Nurettin Aziz .. İşçi
23- İbrahim Ramazan …Tamirci
24-Abdul Halik İsmail …Öğrenci
25- Abdullah Ali Bayatlı..Teknisyen
26-Salahattin Kayacı..İşçi
27- Abbas Kadir …Öğrenci
28-Salahattin Köprülü …Polis
29-İbrahim Hemze …Kasap
Kemal’in Annesi olarak tanılan yaşlı bir ev hanımı
30- Adil Abdülhamit .. Öğretmen
31-Abdullah Ahmet…İşçi
32-Habib Ali ..
33- Abdul Gani Seyit Mehmet..
34- Sadık Kaleli…
35-Halil Şakır …Serbest İş
36-Salah Terzi ..Serbest İş.
Türklere uygulanan bu gibi vahşetlerin insanların böylesine vahşice katledilmesinin tek bir amacı vardır o da Türkleri bu dünya düzeninden tamamen silmektir. Adı ve yeri ne olursa olsun düşündükleri tek şey budur. Atatürk öldürüldükten sonra Başbuğunu kaybeden Türkiye ise kukla yönetimlerle, Türklerin çıkarları yerine Batılı devletlerin çıkarlarını korur, onlar için dua eder hale gelmiştir. En basitinden 1952 yılına kadar kutlanan Kut’ül Amare zaferinin Kut bayramı, Demokrat Parti zamanında İngilizlere yalnızca hoş görünmek için değil, adeta hizmetinizdeyiz mesajını vermek için kaldırılmıştır. Bu da yetmemiş!!!
1959 yılındaki Türkmen katliamı için Türk tarihine kara bir leke olarak kayda giren bir karar almışlardır. İşte 21.10.1959 sayılı resmi gazete “14-16 Temmuz 1959 tarihler i arasında Kerkük’te vuku bulan hâdiselerle alâkalı resim , film v e sair dokümanların Türkiye’ye sokulmasının v e dağıtılmasının menedilmesi ; Dahiliye Vekâletinin 7/9/1959 tarihli ve A.1/91173-3/85402 sayılı yazısı üzerine, 5680 sayılı kanunun 31 inci maddesine göre, icra Vekiller i Heyetince 2/10/1959 tarihinde kararlaştırılmıştır.” Altlarında Cumhurbaşkanı, Celal Bayar, siyasal islamcıların Efsane Başbakanı Adnan Menderes ve diğer tüm bakanların imzası vardır.
Türkmen katliamını yok saymışlardır. Emirleri Hristiyanlar ve Siyonist Yahudiler verir, uygulayanlar da yani katledenler Müslümanlar Araplar… Ölenler de Türklerdir!!!
İşte size dinler arası diyalog!!!!!

Murat Kalyoncu (Türkolog)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir