PARTİZANLIK VİRÜSÜ (2)

Partizanlık;
Sevgiyi,
Saygıyı,
Hoşgörüyü,
Kardeşliği,
Birliği,
Beraberliği yok eder,
Partizanlık kişiliğin oluşamamasının önemli göstergelerinden birisidir.
Siyasi partiler niçin vardır?
Siyasi partiler ülkenin çözüm noktasında, üretkenlik noktasında katkı sunmak için vardır,
Siyasi partiler, liyakatli temsilciler paralelinde ülkenin iç ve dış politikasına yön vermek için vardır,
Bunu da hükümet kanalıyla yaparlar,
Siyasi partilerin sermayesi insandır,
Ama siyaseti ve siyasi partiyi bir partizanlık bir fanatiklik noktasında ele alırsanız ve siyaseti partizanca yaparsanız,
İşte o zaman sorunlar yumağının temelini atmış olursunuz.
Bu da içinden çıkılmaz bir şekilde iç çekişmeleri,
Kısır döngüleri, Düşmanlıkları, beraberinde getirir.
Sosyal medyayı inceliyorsunuz,
Bakıyorsun X partiye mensup bir vatandaş bir paylaşım yapmış,
Y partisine mensup bir partizan buna güya yorum getirmiş oluyor,
Ne saygı,
Ne hoş görü hiçbirisi yok,
Ağza alınmayacak küfürler,
Hakaretler… Neymiş efendim partisi hakkında nasıl böyle bir paylaşım yaparmış,
Neymiş efendim partisi hakkında nasıl böyle bir ifade kullanırmış,
Düşünceye saygı yok,
Fikriyata saygı yok,
İnsana saygı yok,
Küfürler hava da uçuşuyor bunun adına da siyaset yapıyoruz diyorlar,
Olmaz olsun sizin siyasetiniz,
Olmaz olsun sizin partizanlığınız.

Kan ile yapılan siyasetin bir parçası değiliz ve asla olmadık. Oksijenin bile tartılarak verilmesi gereken insanlara kravat takılıp, demokrasi adı altında beslenmeye başladı.

Türk milli şuuru bunlara müsade etmeyecek şekilde bilinçli bir şekilde yayılmalıdır. Ne yazık ki taş üstünde taş kalmayacak konular, petrole 30 kuruş indirim gelince unutuluyor.
Haklıyken bile konuşmanın haince görüldüğü bu dönemde, susanın kanı kurusun ! Bilgilendirme ve bilinçlendirmenin yetersizliği biz bu vatanın evlatlarını birbirine düşürüyor.
Ak partilisin ama gururla Türk’üm diyebiliyorsun değil mi ? O zaman hükümet bölücü tarikatlar tarafından kandırıldığı zaman diyeceksin bu yanlış diye, buna katılmıyorum diye.

Chp lisin ama gururla ben Türk’üm diyebiliyorsun değil mi ? O zaman o vekil bozuntuları eli kanlı terörist cenazesine gittiği zaman diyeceksin bu yanlış, buna katılmıyorum diye.

MHP lisin ama gururla Türk’üm diyebiliyorsun değil mi ?
O zaman değer verdiğin, kırmızı çizgin olan Türk milliyetçiliğini ayaklarının altında pas pas edenlerle kol kola girip hiç bir şey yaşanmamış gibi davrananlara diyeceksin bu yanlış, buna katılmıyorum diye.

Daha fazla sayayım mı ? Hepsi benzer şeyler, hepsi yanlış olan şeyler ama yanlış olması partizanlar tarafından dile getirilmeyen şeyler. Ne zaman anlayacağız biz doğru olmadan doğrulamayacağımızı. ?

Bizi bölen kim fetöcüler mi, teröristler mi, dış minnaklar mı ? Partizanlığı bir tarafa bırakıp, sadece ama sadece doğruya doğru, yanlışa yanlış denilmesi bilinseydi yukarıda saydığım kukla bahanelere gerek mi kalırdı ?
Vicdanını sorgula, kan kardeşini ötekileştirme.
Partizan parti çıkarını düşünür, liderini sorgulamaz, örgütüne bilinçsizce bağlıdır, gerekirse yalan söyler, ötekileştirir, böler, “ Benim adamım “ der.
Bağımlıdır.

Türkçü ise Ülke çıkarını düşünür, herkesi sorgular, Ulusuna önem verir, Asla yalan söylemez, Birleştirir ve bütünler, “ Benim Ulusum” der.
Bağımsızdır.

Bizler sorguluyoruz, düşünüyoruz, vicdanda ve mantıkta tartıyoruz.
Hata yapmamamız ve kandırılmaya açık olmayışımızın en büyük nedenlerinden biri budur.
Türkçü kukla değildir, olmadı ve olamaz, Türkçü görünümlü mankurtlar asla davamız ile bağdaştırılamaz.

Geleceğimize daha istikrarlı ve bağımsız bakabilmek adına partizanlık denilen illetten kurtulunmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir