“Saygı olsun bu çelik atlıların göktuğuna, Tuğu kaldırmış olan orduların Başbuğuna!”

Atsız’ın Atatürk Hakkında Düşünceleri

Yıl 1975
Atsız, Ötüken Dergisi, 1975, Sayı: 9’da yayınlanan Türk Tarihinde “Eylül” makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.
“21 gün süren Sakarya Meydan Savaşı 13 Eylül’de kazanılmıştır. Daima maiyette çalışmaya alışmış olduğu için kumandanlık vasıflarından mahrum bulunan İsmet İnönü’nün Eskişehir savaşlarında bozulup ordunun mühim bölümünü yitirerek Sakarya’nın doğusuna çekilmesinden sonra kumandayı bizzat eline alan Mustafa Kemal Paşa‘nın, yüksek askerlik kabiliyetiyle yönetip, Özellikle subayların kahramanlığı dolayısıyla “subay savaşı” adını alan ve o güne kadarki dünya savaşları içinde en uzun meydan savaşı olan Sakarya Meydan Savaşı’nda yeni bir taktikle Yunanlıları yüz geri ettirerek teşebbüsün Türk Ordusu’na geçmesini sağladığı savaştır. 21 gün içinde Türkler cepheye 55.000,Yunanlılar 120.000 kişi sokmuş, 15.000 kişilik Türk zayiatının 1000 kişisi subaylardan verilmiştir. Savunma hattı yerine savunma sathı prensibini icat eden Mustafa Kemal Paşa, kazara attan düşmesi dolayısıyla savaşın bir kısmını kırık kaburga kemiğiyle idare etmiştir. Sakarya savaşı, Çanakkale Savaşları’ndan sonraki en kahramanca savaştır.”

Yıl 1974
Atsız, Ötüken Dergisi, 1974, Sayı: 3’te yayınlanan Kim Milli Kahramandır? makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.
“Yeni tarihimize gelince, bunun yalnız Kurtuluş Savaşı devresini alarak hangi milli kahramanları yetiştirdiğini düşünürsek vereceğimiz hüküm hiç tereddütsüz şu olacaktır. Kurtuluş Savaşı’nın iki milli kahramanı, en karanlık günlerde bile bu işin başarılacağına inanan Kazım Karabekir ve Mustafa Kemal Paşa’lardır. Biri iyi silahlı Ermeni ordusunu onun yarısı kadar bir kuvvetle bozguna uğratarak, öteki bir destan savaşı olan Sakarya’yı ve imha savaşının en güzel örneği Dumlupınar’ı kazanarak bu payeyi almışlardır. Bu savaşların Türk ve cihan hayatındaki tesirleri hala devam etmektedir.”

Yıl 1970
Atsız, Ötüken Dergisi, 1970, Sayı: 1’de yayınlanan İran Türkleri (2) makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.
Bizim tarihimizde buna benzer mübalağalar yoktur. Mustafa Kemal Paşa, “Atatürk” adını soyadı olarak almıştır. Şunu da unutmamalı ki o Sakarya ve Dumlupınar meydan savaşlarını kazanmış bir kumandan, mahvoldu sanılan bir milleti kalkındıran devlet adamıydı. Tehlike anlarında ülkesini bırakıp gitmiş ve bu unvanı durup dururken almış değildi.

Yıl 1968
Atsız, Ötüken Dergisi, 1968, Sayı: 8’de yayınlanan Solun 94 Yılı makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.
“Lenin’e herkesin inandığı bir çağda Mustafa Kemal Paşa onu şüpheyle karşılamış, hakkında bir şey bilmediği komünizmi öğrenmek için Rusya’ya, Baku kongresine adamlar göndermiş, anlayacağını anlamış, Ruslardan faydalanmak için komünist oluyor gibi gözükmüş, hattâ bir gün Vekiller Heyetinde “komünist olacağız” diyerek bu sözün Ruslar tarafından duyulmasını sağlamış, bir komünist partisi kurarak bu cereyanı kontrol altına almış, nihayet, Ruslardan alacağını aldıktan sonra komünist partisini kapatıp komünistleri mahkemelere sevk etmiştir. Meşhur: “Türk âleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilme” sözünü bu sırada söylemiştir. Onun içindir ki komünistler Atatürk‘ten nefret ederler. Mustafa Kemal Paşa‘nın Kurtuluş Savaşı sırasında çok büyük bir enerji ve zekâ eseri göstererek herkesten, her şeyden faydalandığı hakkındaki görüşe Aclan Sayılgan yeni bir nokta daha ekliyor: Arif Oruç’un Çerkez Ethem ve Komünizm hakkında Atatürk‘e ajanlık etmiş olabileceğini iddia ediyor”

Yıl 1968
Atsız, Ötüken Dergisi, 1968, Sayı: 6’da yayınlanan Turancılık ve Faruk Güventürk makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.
“Bugünkü başkomutan Cemal Tural Turancı değil mi? Türk ordusuna yayınladığı mesajda “Ey Mete’nin Ordusu” hitabının mânâsı nedir? Faruk Güventürk’ün herkesten çok sevdiği, birçok köye büstünü diktiği Atatürk Turancı değil miydi? Japon elçisine “Bir gün Çin seddinde buluşacağız” dememiş miydi? Onun başkanlığı zamanında liselerde okutulan tarih kitapları Turancılık görüşünden başka hangi düşünceyle yazılmış olabilir?”

Yıl 1966
Atsız, Ötüken Dergisi, 1966, Sayı: 28’de yayınlanan Kürtler ve Komünistler makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.

“Atatürk çağının Milli Eğitim Bakanlarından Vasıf Çınar ile İstiklal Mahkemeleri Başkanı Ali Saip Ursavaş kürttü. Fakat bunların aklına Türklükten ayrı kürtlük diye birşey gelmiyordu ve Atatürk çağında böyle bir şey akla gelemezdi de. Atatürk ortalığa bir “Türklük Dehşeti” saçmıştı. Bu sayededir ki kürt olan Ali Saip, İstiklal Mahkemelerinde birçok asi kürdün idamında büyük rol oynamıştı.”

Yıl 1966
Atsız, Ötüken Dergisi, 1966, Sayı: 26’da yayınlanan Biz Ne İstediğimizi Biliyoruz makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.

“Atatürk’ün “Türk milleti, başına geçireceği insanların kanındaki cevher-i asliye dikkat etmelidir” sözü açık anlamı ile “Türk ırkından olmayanları başına geçirme” demektir. Bu söz mücerret bir övünme veya şatafat değil, acı denemelerden doğuş bir gerçek, yabancı soyluların getirdiği felâketlerden alınmış bir derstir.”

Yıl 1965
Atsız, Ötüken Dergisi, 1965, Sayı: 19’da yayınlanan Yok Olmaya Mahkum Olanlar makalesinde şu ifadeleri kullanıyor.

“Bunlar “millet” kelimesini kullanmaktan şiddetle çekinirler. “Halk”, hatta “yığın” derler. Milleti tutmak fikrinin “milliyetçilik” diye adlanacağından korkarlar. Samimi olmadıkları her tür davranışlarından bellidir. Tarihi tahrif ederler. İstatistik uydururlar. Komünizm’in her yerde ezilmesini tavsiye eden Atatürk‘ü solcu gösterecek kadar yüzsüzleşirler.

Uluğ Başbuğ ATATÜRK’ün TÜRK Milleti için önemini her defasında ifade eden, 12 Ocak 1905 yılında doğan büyük Türkçü Hüseyin Nihal Atsız’ı, Atsız Atayı, 114. ad gününde saygı ve özlemle anıyoruz…
Kutlu Tin’i şad olsun.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir