TURAN DEĞİL, OĞUZ BİRLİĞİ

Oğuz birliği demek sadece Azerbaycan ve Türkiye demek değil, bunun içerisine Halep’i, Musul’u, Kerkük’ü, Güney Azerbaycan’ı , Batum’u alarak Ege’den Hazar’a tek bir devlet haline getirmeyi hedefleyen birliktir.

Oğuz birliği batı Türkistan’ın birleşmesi anlamını taşır, Ortadoğu’ya yön verecek olanlar Oğuz Türkleri olur.
Bu birlik sağlandığı zaman ekonomi için mühim olan ; petrol, doğalgaz, Tarım alanları Oğuz birliğinin elinde fazlasıyla bulunmuş olacak.

Anadolu, Kafkasya, Mezopotomya gibi verimli coğrafyalara sahip olacak olan bu birlik kendi kaderini çok daha iyi bir şekilde tayin edebilir.
Moskof yanlısı diğer Türk devlet liderleri kukla olarak oynatılmaktır, bu Türk devletlerinin halkına asimile edecek şekilde çeşitli dayatmalar yapılmaktadır, hal böyleyken imkanları fazlasıyla zorlayan turan düşüncesinden çok, Oğuz birliği düşüncesi üstünde durulmalıdır.
Ulu Önder Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu birliğin oluşması için çalışmalarda bulunmuştur, nahçivan ile sınırımız bu çalışmalar sonucunda vardır.

İsteriz ki, Oğuz Birliği sağlansın, bu söylenildiği zaman etnik unsurlarca faşist ya da küçümseyici söylemler kullanılır, bu söylemleri gerçekten küçümsemek için değil, korkunun yarattığı acizliktir.
Aynı tarihin, aynı dilin paylaşıldığı topluluklarla birleşmeyi istemek kadar doğal ne olabilir ?
Kim otto von bismarck’ı Alman birliğini kurduğu için faşistlikle suçlayabilir ?
Elbette bizim şartlarımız bismarck’ın içinde bulunduğu şartlardan çok daha farklı.
Lakin bu birliğin gerçekleşmeyeceğinin garantisini kim verebilir ?

Ulu Önder Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk bile şunu söylemişken ithal ideoloji sahibi etniklere havlamak düşer.

“Bugün, Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır; fakat, yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez; tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir; bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman, Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde, dili bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir; hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır; manevî köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz.
Onların, yani dış Türklerin bize yaklaşmasını bekleyemeyiz, bizim onlara yaklaşmamız gerekli.”

Elbet Turan hayali güzel ama bu kopukluklar içerisinde sadece “hayal”
Mümkün olması daha gerçek olasılıkları düşünelim, tek bir yere takılıp kalmadan hayalin peşinden değil ( şimdilik ), gerçeğin izini takip edelim.
Oğuz Birliği gerçekleşmesi daha mümkün bir düşüncedir, bunun için bilinçli Türkçü bireylere ihtiyaç vardır.
Okuyan, sorgulayan, bireysel olmaktan uzak, Türk Milletinin geleceğini düşünen Türkçülere.
Yaşadığımız dönemde bir milletin kaderine sadece başındaki lider etki etmez, bu millet ne istediğini biliyorsa geleceğini belirler.
Hemfikir olunmalı, adamcı değil, Milli şuura sahip Devletçi olunmalı.
Düşünce olarak asimile edilmesi gereken milyonlarca Türk kardeşimiz mevcut.
Kimisi arapçı, kimisi komünist, kimisi lümpen, kimisi ise 21.yüzyılda halen Türkçülük terimini duymamış olan Türkler.
Milyonlarca Türk soydaşımız düşünce engelli maalesef.
Yapılması gereken ise çokta zor değil, okumak ve okutmak, araştırmak ve araştırmaya teşvik etmek
Ulusuna faydalı olmak her Türk’ün mecburi görevidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir