TÜRK DİZİLERİNDEKİ AHLAKSIZLIK VE ALGI YÖNETİMİ

Diziler artık hayatımızın bir parçası oldu. Toplumun birçok konuya bakış açısının dahi zamanla değişmesine sebep olan bu diziler ahlaki yapımızı da olumsuz manada etkiliyor ne yazık ki. Aşk dizileri, dönem dizileri, Mafya dizileri, Siyasi diziler ve Gençlik Dizileri. Bunların bir kısmına değinmek istiyorum.

Aşk Dizileri;

Televizyonlardaki aşk dizilerindeki ahlaki durum son derece içler acısı vaziyette. Yengesiyle aşk yaşayan, iki kardeşi aynı anda idare eden genç kızdan tutun da daha türlü türlü ahlaksızlıklar diziler de ince ince işlenmekte ve buna da aşk denmekte. Hatta öyle masum gösterilmekte ve bu yasak aşkı yaşayan kişiler öyle iyi bir karakter olarak sunulmakta ki, izleyen insanlar bu karakterlere hak vermekte ve onların kavuşmasını büyük bir şevkle istemektedir. Bu dizilerdeki sevişme sahneleri son derece normal karşılanmakla birlikte toplum tarafından da artık özümsenmiştir. Peki, çözüm nedir?

Çözüm;

Çözüm RTÜK tarafından sevişme ve Türk Ahlakına aykırı sahnelere sansür koymasıyla mümkündür. Bu sahnelere sadece sinemalar da izin verilmelidir. Sinema filmlerine de yaş sınırı konulup, bu filmlere belli yaş grubundaki insanlar gideceği için, Gençlerimiz ve Çocuklarımızın bu ahlaksızlıklardan olumsuz etkilenmeleri de engellenmiş olacaktır.

Gençlik Dizileri;

Gençlik dizileri gözlemlediğim kadarıyla hep aşk, para, zenginlik ve özenti üzerine kuruludur. On altı yaşındaki kızın dahi mutlaka sevgilisi olmalı, olmazsa eziktir. Bir kere mutlaka okudukları okul bir kolejdir. Gençlerin bir kısmı çok zengin babaları holding patronu, iş adamı falandır ve olmazsa olmaz olan şey ise Muhakkak bir Villa da oturuyor olmalarıdır. Anneleri ya da babaları yoksul insanları aşağılarlar ya da tam tersi anne ve babaları çok iyi ama Çocuk çok şımarık ve kibirlidir. Dinin farzıymış gibi zengin çocuk profili hep şımarık gıcık tiplerdir. Sanki hiç zengin ve mütevazı gençlerimiz yokmuş gibi. İşte Gençlik dizileri bu tür hezimetlerle doludur.

Çözüm;

Gençlik dizilerin de Türk ahlakı ve kültürü, Milli ve dini değerler ve en önemlisi Ahlaki hassasiyetlerimiz gözetilmelidir. Öz kültürümüz yansıtılmalıdır. Türklerin Gençlik dizilerini izleyenler Türk Kültürünü iyi idrak etmeli ve aşina olmalı. Bilgi sahibi olmalı. Aksi takdir de gitgide ahlaki bir çöküntü bizleri bekliyor. Ahlak binası gençler arasında çürümeye başladı bile.

Genel Bakış ve Çözüm Önerisi;

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve RTÜK, Medya hususunda ortak hareket etmeli ve her daim dirsek teması içerisinde olmalıdır. Bir Dizi yapılacağı zaman, senaryo önce RTÜK’e gönderilmeli ve onaya sunulmalıdır. Senaryoları denetleyen bir “SENARYO DENETLEME KOMÜSYONU” vb. bir komisyon kurulmalı ve bu komisyon aktif bir şekilde dizi senaryolarının “Türk Toplumunun Değer yargılarına” uygunluğu hususunda incelemelidir. Bu komisyondan onay aldıktan sonra senaryoyu gönderen ilgili kuruma olumlu yahut olumsuz yönde dönüş yapılmalıdır. Onay almayan bir senaryonun Tv’lerde gösterilmesi kati suretle yasaklanmalıdır.

SON SÖZ:

Bu meseleye dair yazmamın çeşitli sebepleri var. Öncelikle medya sektörüne azda olsa dâhil olmuş, Oyunculuk eğitimi almış, hatta TV dizisinde (Poyraz Karayel) rol almış ve Oyunculuk hususunda çok küçükte olsa deneyim edinmiş biri olarak bu konuya değinme ihtiyacı ve mecburiyeti hissettim. Zira her şeyden önce örfüne ve Töresine bağlı bir Türk Genciyim. Bu sebeple ülkemizin gençliğinin medyanın saldırısına uğradığını gördükçe elimden bir şey gelmese de en azından düşüncelerimi yazma ihtiyacı duydum. Zira Hz Ali’nin dediği gibi; “Bir zulmü engelleyemiyorsanız da en azından onu herkese duyurun.” Mantığından hareketle bir kez de olsa bu konudaki serzenişimi sizinle paylaşmak istedim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir