TÜRK İSEN ZATEN ATATÜRK’Ü SEVERSİN

ATATÜRK düşmanlığının tavan yaptığı bugünler de sık sık duyduğum fakat hiç sevmediğim bir söylem şu; “Sevmek zorunda değilsin ama saygı göster” Hayır bunu da kabul etmiyorum. Çünkü haksız bir durum. ATATÜRK’ü sevmeyenler zaten ya ATATÜRK’ün zamanında denize döktüğü orduların ülkemizde kalan maskeli artıklarıdır ya da 1. Dünya savaşında Başbuğ ATATÜRK’ün önderliğinde ki TÜRK Ordusuna yenilip yarım kalan işlerini tamamlamak için planlı bir şekilde aramıza sonradan sızan alçaklardır.
ATATÜRK CUMHURİYETTİR.
CUMHURİYET ATATÜRK’TÜR.
Şimdi düşünün bakalım ATATÜRK’Ü sevmek zorunda değilsin lafı nereye varmaktadır.
Kanımca “ATATÜRK’Ü sevmek zorunda değilsin” şu anlamlara gelmektedir;
– “Cumhuriyeti” sevmek zorunda değilsin
– Kendi vatanında “özgürce yaşamayı” sevmek zorunda değilsin,
– “İstediğin gibi ve özgürce inandığın dini yaşamayı” sevmek zorunda değilsin,
– “Medeni insanlardan oluşan bir toplum yapısını” sevmek zorunda değilsin,
– “Yeniliği ve teknolojiyi” sevmek zorunda değilsin,
– “Vatanını ve bayrağını” sevmek zorunda değilsin,
şimdi size bir çırpıda bu örneklere benzer bir çok cümle kurabilirim ama ne demek istediğimi, nereye varmaya çalıştığımı sanıyorum ki anlıyorsunuz sevgili okurlar.
Tekirdağ’ın Yeniçiftlik Mahallesinde yaşanan okullarda bulunan ATATÜRK büstlerine karşı alçak ve şerefsizce yapılan saldırıyı şiddetli ve keskin bir dille kınıyorum.
Ezel ebed; kendi yaptığı taştan putlara tapan hiçbir zaman bir TÜRK halkı olmadı. Koca bir milleti üstün zekasıyla düşman işgalinden kurtarıp yüzyıllarca unutturulmuş olan Türklük bilincini yeniden hatırlatıp benimsenmesini sağlayan ebedi liderimizi, ulu önderimizi seviyor, saygı duyuyor ve sahip çıkıyoruz. Ona tapmıyoruz, ki zaten o da tapılmak istemezdi. Şunuda unutmayın ki; ATATÜRK normal egolu bir vatandaş olup gönlünü kazandığı milletin üzerinde kişisel duygularını tatmin edecek bir padişah hatta bir halife olmayı tercih edebilirdi, olurdu da, bunu ona teklif ettiler ama o milletin üstünlüğüne inananlardandı, kimseyi kandırmak çabası peşinde hiçbir zaman olmadı… O hep en başta “milletim de milletim” dedi. O güzel komutan bize YÜCE TÜRK MİLLETİM dedi, EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR dedi, KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR dedi,
“Büyük Türk Milleti, On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş doğacaktır.
Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!” dedi,
Ne istediyse TÜRK için TÜRK’E göre istedi, diledi, farklı etnik kökenler bile onun devrinde TÜRK olmakla gurur duydu…
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK GERÇEKTEN EŞSİZ BİR LİDERDİR,
FİKİRLERİYLE ÖLÜMSÜZ BİR LİDERDİR.
Bu sebeple diyeceğim şu ki;
ATATÜRK büyük bir fikirdir ve fikirler ölmez. Siz ne yaparsanız yapın, ne kadar kötülerseniz kötüleyin, ne kadar zulüm ederseniz edin, bu topraklar da TÜRKLÜK var olduğu sürece ATAMIZ ATATÜRK’tür ve bu topraklarda TÜRKLÜK her zaman için var olacaktır.
Geçen de katıldığım bir resmi kurum toplantısında Prof. ünvanı almış bir şahsı konuşturtturuyorlardı. Aklımda kaldığı kadarıyla şöyle anlatıyordu;
“İstiklal Marşı’mız, döneminde (1921 yılı) mecliste halk tarafından tek kabul gören öneriydi… Diğer yasalar ve yönetmelikler o dönemde alelacele çıkartıldı, kimseye sorulmadı, halka diretildi. Şimdi biz onları yavaş yavaş değiştiriyoruz.”
Evet sevgili okurlar yine soruyorum sizlere; bu konuşan şahsın ATATÜRK’ün heykellerine alçakça saldırı düzenleyenlerden bir farkı var mıdır? Bu şahsın bahsettiği “halka sorulmadan diretilen yasalar” ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu ulu önder, ölümsüz lider, başöğretmen ve başkomutanımızın ilke ve inkilaplarından başka birşey değildir de nedir? ATATÜRKÇÜLÜĞÜ putçuluk ile karıştıran ne olduğu belirsiz soytarılardan bu TÜRK DEVRİMLERİ düşmanı olduğu kanısına vardığım şahısın bence hiçbir farkı yoktur. Birkaç kelimeyle özetleyecek olursak; bunlar hep kokuşmuş ve çürük TÜRK DÜŞMANI zihniyetler.
Ne olacak peki? Nasıl kurtulacağız bu kokuşmuş zihniyetlerden? Tabii ki bilinçlenerek ve vatan ve millet menfaatlerini herşeyden üstün tutarak.
Memleketimizin Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ilke ve uygulamaya koyduğu TÜRK devrimleri sayesinde yaşanacak cennet bir vatan olduğunu düşünüyorum. Bu değerimizi korumaz isek sonunda çok pişman oluruz.
Şimdi sevgili okurlar; hadi yeniden cevap verin…
ATATÜRK’Ü SEVMEK ZORUNDA MIYIZ?
Evet! Bir vatan haini veya satılmış bir ajan veya süzme bilgi cahili değilsen ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü sevmelisin, sevmiyorsan bizden değilsindir, bizle yaşayıp bizden olmayanların da bu vatan da aldıkları her nefes haramdır. Tüm olayların sonunda bu vatandan giden biz değil onlar olacaktır.
Türkiye, TÜRK değilim ki NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE demek zorundamıyım” diyen etniklerin değil, doğrudan Türklerindir.
KORKMAYIN ÇÜNKÜ; TENGRİ BİZ MENEN! (TANRI BİZİMLE!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir