Türk yurtlarına sahip çıkmalıyız!

Bak sen CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na… Ondan, bundan, şundan neler öğrenmiş, neler bilirmiş te ağzında baklayı ıslatmadan bunları kamuoyunla paylaşıverirmiş. Beyefendi, siz araştırmacı gazeteci misiniz? Türk Milletinin vekili mi? Terörle, teröristle ve teröre destek verenlerle devletimizin mücadelesi sonuna kadar devam edecektir! Bölünmez bütünlüğümüzü tehdit eden her kim olursa olsun, kahraman vatan evlatları tarafından imha edileceklerdir. Terörün ve teröristin affı yoktur. Bu hükümet yine iyi, gün olurda devletin başına Türkçüler gelirse, ki bir gün geleceğine tüm kalbimle inanıyorum, ne kadar vatan haini ne kadar Türklüğe ihanet içinde olanlar varsa, onlar için İstiklal Mahkemelerinin tekrar kurulacağını düşünüyorum. İşte o zaman ne cezaevinde ne sokakta ne mecliste ne dağ bayırda nede evde hiçbir yerde Türk düşmanı kalmamacasına Türkiye Cumhuriyeti tüm hainlerden temizlenecektir. Canım Başbuğ’um Mustafa Kemal Atatürk’ümün dediğine katılmamak mümkün değil;

‘Türk ve Türkçülük aleyhinde bulunanları ezeceğiz. ‘

(Yanık Yurt Gazetesi, İzmir, 28 Nisan 1341 (1925). Sayı: 96, s. 2, sütun: 4-5)

Tabii krtler üzerinden Türkiye’ye oynanmak istenen oyunlar bu kadarla sınırlı kalmıyor, ne yazık ki. Herkesin bildiği ve tepkiyle karşıladığı Türkmen katili barzaninin oğlu barzaninin 25 Eylül’de kuzey ırak bölgesinde yapmak istediği krtlerin bağımsızlık referandumu gündemi oldukça meşgul ediyor. Birde bu katil barzanigillerin çapsız açıklamaları ve hiçbir zaman gerçekleşemeyecek hayalleri de cabası. Eyyy Türkmen katili barzanigiller, size yine benim cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han atamın bir sözünle karşılık vereceğim.

‘Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz…’

Ayrıca konuyu diplomatik manada ele aldığımızda; Misak-ı Milli sınırları içinde kalan Kerkük ve Musul, 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması ile birlikte toprak bütünlüğü sağlanması şartıyla terk edilmişti. Buna göre, otorite boşluğundan kaynaklanan kaos ortamı, Türkiye’nin Kerkük ve Musul’a girebilmesi için uluslararası hukukta meşru zemini hazırlamaktadır. Yani Türkiye eğer isterse, Kerkük ve Musul’daki haklarını gündeme getirerek bu iki şehri kontrol altına alabilir. Ama tüm bu işler bizi idare edenlerde yani bu devleti yönetenlerde bitiyor. Çok sabırlı insanlar mübarek ama sabırları bittiği an her şey Türkler için çok güzel oluyor. Buna en canlı ve sağlam örnek; benim ‘çözülme süreci veya ihanet süreci’ olarak adlandırdığım AKP iktidarı tarafından büyük bir iştahla 2012 Aralığında başlatılıp 2015 Temmuz’unda bitirilmek zorunda kalan Çözüm Süreci dir. Bu süreç içinde Valiliklerce operasyonlara yasak getirilmesi sonucunda göz göre göre kazılan şehir içi hendekler ve çoğunluğu kandırılmış krtlerden oluşan pekaka teröristlerin dağ kadrosunun güçlenip silahlanması bilgileri AKP iktidarının önüne koyulduğunda aslında kandırıldıklarını anlamış, neticesinde Türk Ordusuna ve Türk Polisine verdikleri yeni yetkilerle terör örgütüne bu aşamadan sonra büyük kayıplar verdirilmiştir. Evet, bu sözde ‘bağımsızlık referandumu’na belki bugüne kadar yeterince tepkimizi koyamadık veya koyduk ta biz tepki verdikçe gücünü kimden aldığı belli olan Türkmen katili barzanigilin açıklamaları toprak istemeye kadar küstahlaştı. Bağımsız bir krt devleti için tüm krt halkı savaşmaya hazır diyen Türkmen katili oğlu krt Barzani’ye sesleniyorum: ‘Siz zaten yıllardan beri kurduğunuz acayip terör örgütleri isimleriyle dağda-şehirde terörist veya sempatizanı olmak suretiyle bu savaşı bütün k*rtler veriyorsunuz. Lakin bizde her gün birinizi, bir günde hepinizi… Bir Türk Atasözü’ de sana gelsin;

‘Yavaş (yumuşak huylu) atın çiftesi (tekmesi) pek olur’

Aslında birer Türk şehri olan Kerkük ve Musul için çanlar, bundan yıllar önce bilerek bölgeye getirilen k*rt nüfusun sayesinde değiştirilmeye çalışılan şehirlerin demografik yapılarıyla ilgili, çalınmaya başlamıştı. Yine pek ses etmedik ve bugün bu Türkmen katillerinin referandumla devlet kurma çabalarını izliyoruz. Sn Cumhurbaşkanı kurdurmayacağız dedi ama bence çok cılız. Tepkimizin hafif kaldığı ve kimseye işlemediği kanaatindeyim. Türk devleti olarak Türk kardeşlerimizin yanında olmalıyız ve her ne pahasına olursa olsun Türklere ve Türk topraklarına sahip çıkmalıyız. Gerçi biz, Ege denizinde bize ait olan ve tükürsen ulaşacak yakınlıkta bulunan 17 adamıza bile sahip çıkamadık. Atatürk’ümüzün 9 Eylül’de denize döktüğü yunan askeri gelip adalarımızın üzerine askeri üslerini kurup karşımızda tatbikat yaptı da, dürbünden bakmakla yetinmedik mi? Ne denebilir ki daha? İnsanın bu olaylar karşısında dağlara çıkıp avazı çıktığı kadar bağırası geliyor!

Özetle; tüm değerli Türk yurtlarına sahip çıkmamız gerekiyor. Sahip çıkmadığımız her toprağı kaybetmeye başladık, farkında mısın yüce Türk Milleti? Zaman tamda, ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Paşa ve kahraman silah arkadaşlarının canları, kanları pahasına kurtardıkları Türk yurtlarına gözünü dikmiş düşmanın gözünü çıkarma zamanıdır şimdi! Zaman tamda, Türkmen yurtlarına sahip çıkma zamanıdır şimdi!

TANRI TÜRKLERİ VE TÜM DEĞERLİ TÜRK YURTLARINI KORUSUN, YÜCELTSİN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir