TÜRKÇE DÜŞÜN

Türkçe konuş, Türkçe yaz, Türkçe oku, Türkçe söyle… Türk diline sahip çık, yozlaştırma, yabancılaştırma… Örfümüzü, adetimizi, geleneğimizi, göreneğimizi en iyi kendi dilimiz ile yaşarız. Dinimizi en iyi kendi dilimizde okuduğumuz zaman anlarız. Devletimiz bir Türk devleti olduğu için resmi dili de Türkçedir. Bu nedenledir ki özellikle devlet kurumlarında kullanılmak üzere tercih edilen dilin öz Türkçe olmasından her zaman yanayımdır. İnandığımız bizi yaradan yüce Tanrımız, bizi çeşit çeşit milletler halinde yaratmış ve bu milletlere kitabı yani dini olan 4 peygamber göndermiş. Biz inancımıza göre son peygamberimiz HZ. Muhammed (sav) Allah’ın emriyle bize öğrettiği İslam dinine inanırız. Dinimiz ilk arap soyuna indiği için tabii onlara onların anlayacağı dilden öğretilmiştir, lakin din arap dini değil güzel dinimiz tüm insanlığa inmiştir ve yüce Tanrımız her sıfattan üstündür, her şeyi bilir, duyar, işitir, anlar. Bunu inkâr etmek bana göre Allah’ı yani Tanrı’yı inkar etmek sayılır. Şimdi size soruyorum; Ordumuzun yemeklerden önce ettikleri sofra duasının sonunda ‘Tanrı’mıza Hamd olsun’ yerine ‘Allah’ımıza Hamd olsun’ dendiği zaman mı yüce Tanrımız kendisine şükür edildiğini anlamış oluyor, bir önceki şükür de Tanrı dendiğinde anlamıyor muydu duayı? İşin özü şu; Arapçası Allah’tır, Türkçesi Tanrı’dır. Sonuçta yüreklerde hissedilen hep aynı yaradandır. Ne oldu sorabilir miyim? ‘Tanrımıza Hamd olsun’ yerine ‘Allah’ımıza hamd olsun’ dedikte şimdi mi yaradan gözünde daha anlaşılır olduk? Böyle mi daha Müslüman olduk? Ne alaka? Hala aramızda Müslümanlığın anlamını kavrayamamış insanların varlığı gerçekten insanı düşündürüyor. Unutmayın Tanrımız veya arapça ismi ile Allah’ımız her şeyden üstündür. Her şeyi anlar, görür, bilir, duyar ve işitir. Türkçe düşün, düşün ki kalpten ve yürekten inanarak anla, gönülden kabul ederek inan. Ve şundan asla şüphen olmasın; sen hangi dilde söylersen söyle yüce yaradan seni her dilde anlayan olacaktır.


Müttefikimiz (!) ABD büyüklerimizi arayıp bundan sonra Suriye ve Kuzey Irak’ta bulunan ortaklarına (!) Silah ve mühimmat yardımı yapmayacağını söylemiş. Şaka gibi değil mi? Peki bizim büyüklerimiz bunlara ‘Be mübarek, düne kadar neden yaptın, verdiklerin nolcak, sen bizle dalga mı geçiyorsun?’ demiş mi yoksa diyememiş mi? 57. Alay sancağının kutsallığından emin olduğunuz kadar şu sözden de emin olabilirsiniz sevgili büyüklerimiz: ‘Domuzdan post, gevurdan dost olmaz…’ Bir sonra ki ‘Kandırıldık’ konusunun bu husustan doğmaması için kesinlikle inanmayın, önleminizi her şekilde alın derim.


Geçen günlerde sayın Cumhurbaşkanımızın harbiye ziyaretinde, harbiye marşını şiir olarak söylediğini izledim ve gururlandım. Sayın Cumhurbaşkanımızın da tek tek her kelimesini şiir olarak söylediği Harbiye marşında ne dediğine bir bakarsak;

Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız, Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız,
Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti, Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.

Yaşa var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle, Göklerden gelen bir ses sana ne diyor, dinle:
Türk vatanı üstünde sönmez güneşsin sen, Kartal yuvalarında, hürdür millet seninle.

Yüz senedir Harbiye bu orduya şan verir, Çıkardığı dehalar semalara yükselir,
Baştan başa tarihtir mektebin her zerresi, Sarsılmayan azminle çelik kalalar erir.

Şahikalar üstünde meydan okur bu erler, Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler,
Bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti, Tarihlere sorun ki bize “Ölmez Türk” derler.

Teşekkürler sayın Cumhurbaşkanım, keşke Türklüğümüze yaptığınız bu vurguyu sadece Harbiyeliler karşınızda iken değil de gönlünüzde mevcut olduğu anlaşılan fakat bize bir türlü hissettiremediğiniz Türklük hassasiyetinizi her zaman, her sözünüz de her kesime karşı gösterebilseydiniz! Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün her anında yaptığı gibi ‘Taş kırılır Tunç erir, fakat Türklük ebedidir’ ideolojisinde olabilseydiniz. Keşke sizde bizim gibi, özümüzün ve dirliğimizin, üstünlüğümüzün damarlarımızda akan asil kanımızda olduğunu, birliğimizin, bütünlüğümüzün ve gücümüzün ümmetçilik anlayışından değil, bin yıllar boyunca neredeyse tarihi destanlarıyla yazmış yüce Türk Milletinin birer ferdi olma hissiyatından kaynaklandığını, bilebilseydiniz, bilip her zaman ve her ortamda bu değerlerimize özen gösterip, duruşunuzu sergileyip, sözlerinizi ona göre seçseniz, ne güzel olurdu… Ayrıca şunu da umarım ki; siz ‘Ölmez Türk’ diye harbiye şiirini bitirdiğiniz saatlerde sayın Başbakanın ‘etnik milliyetçiliğe’ karşıyız sözlerine konu olan ‘etnik’ kısmında, hani bir zamanlar seçim meydanlarında sizler tarafından bu topraklar üzerinde yaşadığı sayılan 36 etnik guruba Türk’ünde dahil olduğu düşünceleri dile getirilip bu yaklaşımınız kafamızın bir köşesine kazınmışken, Türk Milliyetçiliğinden bahsedilmiyordur. Türk devletini ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü, daha önceden ve 15 Temmuz’da olduğu gibi, bugün ve daha sonrasında da olacağı gibi, bu vatanda yaşayan veya Turan ülküsünde var olan Türk milliyetçileri yani başka bir değişle gerçek ATA-TÜRKÇÜ ‘ler koruyacaktır.

‘Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim.’

BAĞBUĞ GAZİ MAREŞAL MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Türkçe düşün, Türkçe konuş, Türk olmakla gurur duy, Atanı ve şehitlerini hiçbir zaman unutma, unutturma. Tanrının izniyle Zafer bizimledir.

TENGRİ BİZ MENEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir