Türkiye Şehitlerini Anıyor

ER MUSTAFA VE ER ALİ

26 Ağustos Cuma sabahı çadırından çıkan Sultan Alparslan Malazgirt Ovasının bir ucunda kendi ordusundan sayıca kat kat üstün düşman ordusunu gördü, vakit öğle vakti olmuştu, ordusuna Cuma namazı kıldırdı sonra dua etti ‘Yarabbi sana tevekkül ediyorum, azametin karşısında yüzümü yere sürüyorum, senin uğrunda cihat ediyorum, sözümde hilaf varsa beni kahreyle, yeter ki ordumu muzaffer eyle’ Beyaz bir elbise giydi, o elbise sanki onun kefeniydi. Yiğitlikle, mertlikle o kahramanlar al kanlarını döktüler, kan döktü onlar o gün kan ve neredeyse bin yıl kadar sonra işgale uğrayınca Anadolu yeni bir komutan geçti ordunun başına MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, aynı tarihlerde Afyon Kocatepe sırtlarında ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!’ komutunu veren Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarı, ebedi başkomutan GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK! Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı, yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu, bıraksalar ince uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon Ovasına atlayacaktı. Ne demişti Bilge Kağan? ‘Ey Türk Oğuz beyleri işitin, üstte gök çökmedikçe altta yer delinmedikçe senin ilini töreni kim bozabilir kendine dön kendine su gibi akıttığın kanına, dağlar gibi yığdığın kemiklerine layık ol.’ Bizlerde bugün onlara layık olmalıyız…
Mesela Amasyalı yiğit şehit Osman Karakuş’a layık olmalıyız. 26 yaşındaydı, eşi Merve hanımla nikah kıymıştı kıymasına da daha düğün yapma fırsatı bile bulamamıştı. ‘Sen kıymetlimsin benim ama vatan senden de kıymetli Merve, bekle’ demişti. Anasına babasına ‘sabredin’ demişti ama ecel sabretmedi 6 eylülde şehadeti yudumladı Osman.
Ve Konya’nın Ilgıt ilçesi musalla taşında dağ gibi bir yiğit yatıyor, Polis Özel Harekât Mustafa Çetin. İşte Arkadaşları şimdi buradalar. Nusaybin de görevli iken hainler kıydılar ona, kızı Fatma son kez dokunuyor babasına ve bir daha ona dokunamayacağını bilmiyor. Kahramanlar her zaman en önden gidiyor ve Allah sevdiklerini her zaman en önden kabul ediyor.
Hüseyin oğlu Mustafa, Ordu ili Ulubey ilçesi Ören köyünde Hüseyin Bey ve Hatice hanımın evladı olarak dünyaya geldi. Ağabeyi Alişan Osmanlı-Rus harbinde 17 yasında şehit düşmüştü. Baba Hüseyin Aktaş’ta oğulları ile savaşa katılıp hayatını feda etmişti, onunda kardeşi Mürteza oğlu Mehmet yine şehadet listesine adını yazdıran kahramanlar arasındaydı. Bir düşünün öyle bir aile ki neredeyse her iki erkekten birisi şehit. Hüseyin oğlu Mustafa’da askerliğe giden ve çok uzun yıllar boyunca o cepheden o cepheye koşturan yiğitler arasındaydı. Nişanlıydı, kavuşamadı. Nişanı bir şehadet mermisi oldu, tamda kalbinin üzerinde bir gül gibi açtı. Onunda torunu Emrah hani dedim ya ailenin neredeyse iki yiğidinden birisi şehit diye, oda şehit oldu dağlıca da aile şerefine zerre leke sürmedi.
Şehit Er Mustafa oğlu Ali Ordu ili Turnasuyu mahallesinde Mustafa Bey ve Fatma hanımın evladı olarak dünyaya geldi. Millî mücadele yılları. Ali içimizdeki düşmanlarla çarpışmakla görevlendirilmişti. Bir jandarma eriydi. Kanayan yaralarına çamur bastıra bastıra, saman bastıra bastıra çatışmaya devam etti, yakalandığı verem illetinden kurtardı kendisini de yaralarından fışkıran kanları durduramadığı içinde şehadet şerbetini yudumladı.
Dün Ali’ler izin vermedi bayrağın yere düşmesine bugün Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler izin vermeyecekler. Bu vatan hiçbir zaman bölünmeyecek! Bu bayrak hiçbir zaman yere düşmeyecek!
Bir Polis Özel Harekât Polisi: ‘Şehitlerimizin hiçbir zaman hakkını ödeyemeyiz, gazilerimizin de ama bize düşen her zaman kanımızın son damlasına kadar ilk günkü gibi aşkla şevkle bu vatana karşı kasteden düşmanlara gerekli dersi ne gerekiyorsa kanımızın son damlasına kadar vermemiz gerekiyor. İnşallah, biz burada olduğumuz sürece bu vatana kimse el uzatamayacak.’

ALBAY ERHAN ALTUNOK
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir