Türkiye Şehitlerini Anıyor – ŞEHİT ER KERİM – ŞEHİT ER MUSTAFA


Şehit Albay Sait Ertürk’ün emanetleri arasında birde Not Defteri vardı. İşte Yiğidimizin günlük Not Defteri; eşi Ceylan Hanım, ki kendisi de bugün aramızda, defteri araladı bir şiir ile karşılaştı. Daha ilk sayfada. Mısralar Yahya Kemal Beyatlı’ya aitti; ‘şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabbi, Senin uğrunda ölen Ordu budur Yarabbi, ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, galib et çünkü bu son ordusudur İslam’ın’. Hz. Peygamber de Bedir Savaşı’nda ‘Galip et Allah’ım, çünkü bu ilk ordusudur İslam’ın’ diye dua etmiştir. Olmak ya da olmamanın kader günü sayılan Büyük Taarruzun başladığı gün yani 26 Ağustos 1922’de hücuma kalkan ordumuzun arkasından bu şiirle seslenmişti Şair. ‘Bu son Ordu Yarabbi’ demişti. ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, O satıh bütün vatandır! diyenler bizlere bugünleri canlarını vererek armağan ettiler.
Sisli, soğuk, karanlık bir geceydi, fenerli iki Suvari yol göstermek için en öne geçtiler, Mustafa Kemal onların bir arkasındaydı, onun da arkasında Fevzi ve İsmet Paşalar vardı. Kurmaylar, yaverler ve neferler onların da arkasından yürüyorlardı. Ağır ağır Kocatepe’ye çıktılar. Gün ışımaya, Afyon Kalesi ve tepeler birer birer belirmeye başladı. Başkomutan elini kaldırdı, o anda bütün batarya komutanları topçularına kükrer gibi tek bir sesle emir verdiler ‘ATEŞ’. Bu ocak Peygamber ocağıdır, Peygamber ocağı. Bu Ocak tütmezse bu vatanda hiçbir ocak tütmez, tütemez. Kulakları çınlasın babamın da Not Defteri’nde bir şiir vardı. Ben küçükken okumuştu bana, çok etkilenmiştim. Bir dörtlük; ‘Şu yeryüzü er meydanı, Gönül sevmez her meydanı, yüreksize yorgan döşek, koç yiğide ver meydanı’

Şehit Er KERİM
Şehit Er Halil oğlu Hafız Kerim, Manisa ili Demirci ilçesinde Halil Bey ve Esma hanımın evladı olarak dünyaya geldi yiğidimiz. Büyüdü, delikanlı oldu, askerlik çağı geldi çattı, tek erkek evladı Kerim’i anası babası askere uğurladı. Tam 4 sene sürdü askerlik, hakkı ile de yaptı bitirdi ve döndü memleketine. Onu evlendirdiler, çok da mutlu oldu. Ama çok kısa bir süre sonra önce eşi sonra da babası rahmete kavuştu. Üç evlat kaldımı öksüz, anası baktı onlara, ‘onların da anası ben olurum’ dedi. Biri 7 biri 3 diğeri daha 1 yaşında. Seferberlik ilan edilince koştu Çanakkale cephesine. 3 koca yıl geçti aradan, memlekettekiler ha bugün ha yarın diye diye beklediler ama Hafız dönmedi. Şehadet haberi gelince Çanakkale topraklarında kaldı yiğidimiz dediler. Oysaki cephe cephe dolanıyordu yiğidimiz, en son Muş cephesinde yankılandı bülbülle eş dilindeki Kur’an sesi, namazdaydı, bir kurşun vızıltısı duyuldu, kan sızdı şakağından, çoğu kişiye nasip olmayacak şahadet onu secdede yakaladı…

Şehit Er MUSTAFA
Konya ili Aksaray ilçesinde İbrahim Bey ve Dudu Hanım’ın evladı olarak dünyaya geldi. Zor, çetin bir çocukluk. O dönemde çocukluk mu var ki, oyuncak mı var? Eğlence mi var? Sinema mı var? Telefon mu var? Cep telefonu mu var? Televizyon mu, bilgisayar mı var? İş var, iş! Elin kürek, kazma, tutabildiği kavrayabildiği andan itibaren ailenin nafakasına yardımcı olmak mecburiyeti var. Onu sevmem, onu yemem yok! Onu beğenmedim, yok yatayım, dinleneyim, gezelim, tozalım yok! Çalışmak var. Delikanlı olur olmaz başgöz ettiler onu. Menekşe Hanım hayat arkadaşı oldu, ama hayatını veremedi ne yazık ki kocasına. Ahmet adında bir evlat vermesine rağmen. Mutlu mesut yaşıyorlardı ki kısa sürdü saadet. Savaş geldi çattı. Boylu poslu yiğit Mustafa cepheye giden arasında adını yazdırdı. ‘Ben olmazsam, o olmazsa kim bu vatanı koruyacak, ekmeğini yedim suyunu içtim haram olmaz mı? Yarın huzuru ahirette sorarlarsa bunu vebalini nasıl öderim? Ne cevap veririm’ dedi ve gitti Çanakkale cephesine. Bir cephede bitmiyor ki savaş, o cepheden cepheye gönderiliyor Mehmetçik. Onu da yolculayan aile birinci şehidimiz gibi Çanakkale’de şehadete kavuştun düşündü, ama yanılıyorlardı. O da Irak cephesinde gönderildi Çanakkale cephesi sonrası ve orada düşmana kurşun sıktı, göğsünden kan gülleri açılınca anladı ki bir daha evladını görmek kısmet olmayacak, anladı ki bir daha geriye dönmesi mümkün olmayacak kelimeyi şahadet getirip aziz ruhunu Allah’ına vücudunu da vatan toprağını bıraktı…

ALBAY ERHAN ALTUNOK
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir