TÜRKİYE’DE DERİN DEVLET VAR MI?

Türkiye’de bir Derin Devlet yoktur.

En azından Türkiye için çalışan, milliyetçi ve Türkçü bir Derin Devlet yoktur.
Türkiye’de sadece başka Derin Devletlerin ve istihbarat örgütlerinin oluşturduğu ve bu istihbarat yapılarına devşirilmiş olan bazı DERİN ÇETELER vardır!
Keşke Türkiye’de gerçek bir Derin Devlet varolabilseydi ve Türkler ya da Türkiye için çalışabilseydi ama ne yazık ki, yöneticilerin son 7 yılda aldığı kararlarla bırakın Derin Devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tasfiye edilmektedir. Zaten uluslararası bir operasyonla bu göreve gelenler önce bir istihbarat şemsiyesi olan MGK’yı etkisizleştirmişler, sonra da tüm ulusal, stratejik kurumları pazarlamaya başlamışlardır. Türkiye Cumhuriyetine son 5-10 yılda verilen zarar belki bir 50 yıl boyunca tamir edilemeyecektir.
Yukarıdaki bazı kriterleri ele alıp araştırdığınızda çoğunun aslında çalışmadığını veya olmadığını görürsünüz. 1938-1945’ten sonra Türkiye’yi Türkler yönetmemişler ve Türkiye ile ilgili alınan kararlar Türkiye’nin ve Türklerin lehine değil, yabancı Derin Devletlerin yararına olmuştur hep! Türkiye 1952’de NATO’ya girdikten sonra 17. Türk Devletinin yavaş yavaş yıkılma girişimleri başlamış ve pek çok kovert operasyon yapılmıştır. Özellikle NATO’nun gizli orduları ve Gladyo Türkiye’de pek çok operasyon yapmıştır.
Detaya girmeden bu operasyonların bazılarını sıralarsak:
*İBDA-C, Ergenekon, TİT gibi gizli teşkilatların sağ çizgideki gençler arasında; Tikko, PKK (1980’den sonra), DHKP-C, DEV-YOL, İGD gibi gençlik teşkilatlarının ise sol çizgideki gençler arasında kurularak bu gençlerin birbirleriyle 1960’lı ve 1970’li yıllarda silahlı çatışmalara sürüklenmesi.
*Gladyo ve Kontrgerilla etkisiyle, bahsedilen örgütler kullanılarak FM-31-15 Ayaklanmaları Bastırma Talimnamesi çizgisinde Nato yanlısı askeri darbelere sürüklenmesi.
*Kemalist ve Ulusalcı olduğu iddia edilen 9 Mart darbesi olacak diye, karşılığında CIA tarafından 12 Mart 1971 darbesi.
*1 Mayıs 1977’de 39 kişinin kişinin ölümü ve 500’den fazla kişinin yaralanmasıyla gelişen Taksim provokasyonu.
*16 Mart 1978’de, İstanbul Üniversitesindeki 7 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan bombalama.
*Kahraman Maraş Katliamı.
*‘Our boys’ tarafından yapılan 12 Eylül 1980 darbesi.
*Sivas’taki aydınlarımızın 1993’te Madımak oteline hapsedilerek yakılma girişimi.
*Gladyo ile koordine yapılan ve yukardaki eylemlerin finansmanını oluşturan mafya ile içiçe durumdaki uyuşturucu ve silah kaçakçılığı.
*1970-1990’lardan beri pek çok ulusalcı ve Kemalist aydının katledilmesi (Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Org. Eşref Bitlis, Necip Hablemitoğlu, Binb. İhsan Güven vb.
Eğer bir Derin Devlet olsaydı bu aydınların kaderi böyle olmazdı ve bu aydınlar korunurlardı..
Dolayısı ile bırakın bir Derin Devleti, bu insanların güvenliğini koruyabilecek, Devletin normal güvenlik mekanizmaları bile çalışmamış ve felç edilmiştir. Örneğin Sivas’taki içlerinde Aziz Nesin’in de bulunduğu aydınların bir otelde yakılma (Madımak Oteli) olayında istenseydi, Türk Silahlı Kuvvetleri bir kaç saatte o kalabalığı dağıtabilirdi, ama Başbakan yardımcısı sözde sosyal demokrat Erdal İnönü bile hiç bir şey yapamamıştır. Halbuki böyle bir olayda, gerek başbakanın ve gerekse Başbakan yardımcısının ve Genelkurmay başkanının olay yerine gitmesi beklenirdi.
Dönemin başbakanı Tansu Çiller, önemsiz bir olay gibi davranmış ve Van’daki başka bir otel kazası yangını ile bu olayı karıştırmıştır. Bu katliamın suçluları, gerekli önlemleri almadıkları için o dönemin bütün üst düzey yöneticileridir.
O dönemin bazı bakanları ve etkili insanları halen şu anda parti yöneticisidir. Hem de aleyhlerine en az ortaya çıkmış, iki tane MİT raporu olmasına rağmen. Hani nerdedir bu Derin Devlet?
Bir Türk Derin Devleti Olsaydı Aşağıdakiler Olabilir miydi?
– Adnan Menderes döneminde Amerika’ya ve Natoya böylesine bağlanılır mıydı?
-Türkiye’de bilim, teknoloji böylesine geri ve dışa bağımlı olur muydu? Atatürk zamanında uçak fabrikalarımızın bile olduğu düşünülürse.
– Türkiye’de Üniversitelerin hali böylesine içler acısı ve çağdışı olabilir miydi?
– Onca darbeye rağmen, güçlü ve Türkler için çalışan bir yapı kurulmaz mıydı?
– Türk ve Türkiye düşmanı Masonik Gizli Örgütler böylesine Türkiye’de güçlenirler miydi?
– Bir petrol okyanusu üzerinde yüzdüğü halde Türkiye petrol gereksiniminin yaklaşık % 60-70’ini dışarıdan alır mıydı?
– Madenlerimizi böylesine yabancılara terk eder miydik?
– ABD ve NATO yanlısı 12 Mart, 12 Eylül darbelerine gerek kalır mıydı?
– Onca aydın katledilir miydi? Bunlar faili meçhul kalır mıydı? Bu aydınları koruyan mekanizmalar devreye girmez miydi?
– Devlet kendi bilim adamlarına, üniversitelerine ve aydınlarına böylesine düşman olur muydu?
– Türkiye’yi bölmek ve parçalamak için böylesine fazla Sivil Toplum Örgütü, Gizli Örgüt, Gizli Cemiyet veya Yasal Dernek ya da böylesine fazla terörist yapı kurulur muydu?
• Gerek sağ ve gerekse sol örgütler Türkiye ve Türkler aleyhine gelişecek bunca çatışmaya ve silahlı eyleme girerler miydi?
• Rejim karşıtı ve Batı istihbarat örgütleri tarafından Yeşil Kuşak Teorisi için oluşturulmuş rejim düşmanı, Cumhuriyet ve laiklik, Atatürkçülük düşmanı tarikatlar ve cemaatler böylesine güçlenir miydi?
• Milli Talebe Teşkilatı veya Milli Görüş Teşkilatı gibi Cumhuriyet, rejim, laiklik, Atatürk düşmanı ve Gladyo yapısı örgütlenmeler 2000’li yıllarda Türk siyasetini böylesine ellerine geçirebilirler miydi?
• 2007’de bir rejim tartışması olur muydu?
• Büyük Ortadoğu Projesi Türkiye ile birlikte 24 ülkeyi parçalamak üzere tepemizde bir Demokles’in Kılıcı gibi sallanır mıydı?
• MAH gibi istihbarat örgütlerinin elemanlarının maaşını 1950’li yılların sonunda CIA öder miydi?
• İstihbaratımız böylesine CIA’ye ve Mossad’a bağımlı olur muydu?
• Türk Silahlı Kuvvetlerinin silah sanayii böylesine dışarıya bağımlı olur muydu?
• Bizi anlamsız biçimde Avrupa Birliği kapısına bağlayan Gümrük Birliğine girer miydik?
• Amerikan ordusu, 4 Temmuz 2003 tarihinde, Amerikan Ulusal Bayramında, Kuzey Irak’ta Özel kuvvetlerimizin başına çuval geçirip, peşmergelerin önünde aşağılarak dolaştırabilir miydi?
• 1 Mart tezkeresi gibi ülkemizin ulusal güvenliğinin aleyhine olan 

teklifler ‘Bağımsızlık benim tabiatımdır!’ diyen Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş TBMM’ne getirilebilir miydi?
• ABD, 70 bin kişilik ordusuyla Diyarbakır’da konuşlanmayı teklif bile edebilir miydi?
• Atatürk Düşmanları TBMM içine girebilir miydi?
• PKK ve teröristler TBMM içine girebilir miydi?
• Avrupa Birliği Uyum Yasaları, İkiz Yasalar çıkar mıydı?
• IMF’ye böylesine bağlanır mıydık? IMF ile tarihte ekonomisi düzelen bir ülke kayıtlara geçmemişken! IMF’den kopan, uzaklaşan Venezüela, Brezilya, Malezya, Rusya gibi ülkelerin ekonomileri çok daha iyiye gidip, bağımsızlaşırken.
• 2007’de 300-400 milyar dolar civarında dış borcumuz olur muydu? Böyle fütursuzca borçlanıp, tüm ülkeyi satılığa çıkarır mıydık?
• Ülkemizin deniz yüzeylerine, topraklarına, akarsularına varıncaya satmak zorunda kalır mıydık?
• Son Petrol yasası çıkar mıydı? Irak’ı işgal ederek petrol yaptırımlarını oluşturan ABD, son petrol yasasıyla Türkiye’yi işgal etmeden çok daha etkin yaptırımlar elde etmiştir.
• Son Vakıflar yasası çıkar mıydı?
• Son GDO’lu Tohum yasası çıkar mıydı?

• Türkiye’nin en stratejik kurumları (Çeşitli bankalar, Türk Telekom, Telsim, Tüpraş vb. gibi) haraç mezat yabancı Derin Devletlerin uzantısı olan şirketlere ve yabancı Derin Devletlere satılır mıydı?
• Bankalarımızın yaklaşık % 42’si (veya yakında daha fazlası) yabancıların kontrolünde olur muydu?
• Haberleşmemiz yabancı Derin Devletlerin veya ülkelerin kontrolünde olur muydu?
• PKK böylesine etkin olup, milyarlarca dolar bize bir terörist savaşta zarar verir miydi? PKK, 30 bin civarında vatandaşımızın ölmesine, 6000 civarında askerimizin şehit olmasına neden olur muydu?
• 2007’ye gelindiğinde Türkiye’yi yönetenler, PKK ile Ovada Siyaset yapmaya çalışıp, pazarlığa oturabilirler miydi? PKK gibi bir terörist örgüt halen gücünü ABD ve Nato’dan alıp sürdürebilir miydi?
• Burnumuzun dibinde aşiret reisleri Kürdistan kurabilirler miydi? Türk topraklarının parçalanması ve SEVR tehditlerini 2010’larda yaşar mıydık?
• Sözde Ermeni, Rum Pontus, Helen, Süryani, 

Kürt soykırımları gündeme gelir miydi?
• Ülkemizin içinde bize karşı çalışan bu kadar çok vatan haini akademisyen ve Sivil Toplu Örgütü olur muydu? Soros ve uzantısı vakıflar barınabilir miydi?
• Kontr-espinonaj teşkilatlarımız olup da bu bize düşman, gizli yapıları yok etmez miydi?
• Yabancı Derin Devletler ve yabancı istihbarat örgütleri böylesine kolay Türkiye’de açık veya kapalı-örtülü operasyon yapabilirler miydi? Bunun benzeri olan bir ülke daha var mıdır?
• PETKİM gibi askeri açıdan da çok stratejik olan bir kuruluş neredeyse bir yıllık karına hiç adı duyulmayan ve Ermeni-Rum-Yahudilerden oluşan, Türkiye aleyhine çalışmış, Ermeni sözde soykırımını desteklemiş ve ASALA’ya destek vermiş bir yapıya satılır mıydı?

Yukarıda yazdıklarımızı sayfalarca artırabiliriz. Ama yanıt hep aynıdır. Eğer Türkiye ve Türkler için çalışan, Atatürkçü (Kemalist), Milliyetçi bir Derin Devletimiz olsaydı, yukarıdakilerin hiç birisi olmazdı.
Türkiye şu anda çok kalkınmış, bilimin gelişmiş olduğu, rejim problemleri yaşamayan, ekonomisi-teknolojisi ve bilimi bağımsız olan, kişi başına düşen gelirin 10 bin doları aştığı, Avrupa Birliği kapısı önünde dilenmeyen, karakterli ve kişilikli bir devlet olurdu.
2007’de Devletin son tasfiye dönemlerini yaşamaktayız ne yazık ki!
Bu günler aşılacaktır.
Biz Türkler sistematiği olan, detaylı teorisi olan bir Derin Devlet yapısını günün birinde oluşturacağız veya bu devlet içinde ya da başka bir biçimde bu yapıyı kuracağız.
21. Yüzyıl krizler yüzyılıdır. Onların istedikleri gibi ‘Ordo Ab Chao’ gelecektir. Kaostan düzen er ya da geç oluşacaktır.
Tüm gezegen Vahşi Kapitalizm ve Tek Kutuplu Dünya, Emperyalizm yüzünden krizdedir. Bu gezegen ya yaşamayı sürdürecektir ve krizleri aşacaktır veya yok olacaktır. 50 yıl sonraki bir Ortadoğu’da da Türkler, Asya güçleri ve Türk Cumhuriyetleri ile bütünlük, dayanışma kurarak büyük bir güç haline geleceklerdir!
Bunun haricinde hiç bir alternatif yoktur! Vatanı satmakta olanlar veya onların torunları ise kendilerine yeni bir vatan aramaya şimdiden başlamalıdırlar!

Doç.Dr.Ümit Sayın

Dünyayı Yöneten Gizli Güçler (Kitap)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir