Türk’ün Kardesi Yine Türk’tür!

Körfez gezisinin, yani arap ülkelerinle diplomatik manada görüsmelerin olacağı bugünlerde su arap milleti nedir necidir, Türklere tarihten bu yana ne kadar destek/köstek olmustur, bir hatırlatayım ve bilmeyenlere yasanmıs yakın tarihten vereceğim birkaç örnekle arap milletini tanıtayım istedim.

*** 1916 yılının Subat ayında tarihi Erzurum Kalesi düsmanın sürpriz bir saldırısıyla düstüğünde, bu durumun Osmanlı ordusundaki Arap subaylarının Çarlık Rusya’sının komutanlarına verdiği bilgilersayesinde gerçeklestiği anlasıldı. (Osman Özsoy, Saltanattan Cumhuriyete Kurtulus Savası, s.19)

*** Mekke Emiri Hüseyin, 11 Mart 1917’de Bağdat’ı ele geçiren General Mod’a, “Bağdat’ı Turanilerden(Türklerden) kurtardığı için Allah’a sükrettiğini, İngilizlerin basarılarına duacı olduğunu” bildirecektir. (Fahri Belen, 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti, s.303-304)

*** Osmanlı hizmetindeyken Arap subay ve memurların büyük çoğunluğunun devlet aleyhinde faaliyette bulundukları ve bir bölüm kisinin daha etkin bir tutum içinde ajan görevi yaptıkları tespit edilmisti. İs bununla da kalmamıstır. Meclis-i Umumî, yani Osmanlı Parlamentosunda bulunan Arap temsilcileri tam bir casus davranısı içine girmisler, Mekke Serifine yolladıkları mektuplarda Mekke’nin yönetimini derhal ele geçirmesini ve Arap baskaldırmasına öncülük etmesini istemislerdir. (Mektubun tarihi: 12 Subat 1911) (Ergun Hiçyılmaz, Teskilât-ı Mahsusa, Istanbul, 1979: 83)

*** Bu müthis kin ve garezin feci tezahürleri Arap-Haçlı birlesmelerine münhasır kalmamıs,Haçlıların Antakya önlerindeki ünlü yamyamlıkları Arapları sevindirmistir! Açlıktan muzdarip olan Haçlıların Arap yardımlarından önce Türk sehitlerini mezarlarından çıkarıp pisirerek kebap gibi yedikleri, tarihin daima korku ve lanetle anacağı bir vahset hatırasıdır. Bir gün binbesyüz sehit cesedi birden çıkarılmıs ve bunlardan üçyüzünün mübarek basları kesilerek Mısırdaki Halife-i İslamın haçlı ordugahında Türklere karsı birlesme yapmaya gelen hayasız elçilerine gösterilmistir. Ünlü haçlı tarihçisi Guillaume de Tyr, Historia de Rebus gestis in partibus transmarinis adlı Latince tarihinin onüçüncü yüzyıl Fransızca çevirisinin 1879 Paris baskısının birinci cildinin 165. sayfasında Arap elçilerinin bu görüntü karsısındaki halini söyle anlatır: Mısır halifesinin elçileri henüz oradan hareket etmemislerdi. Bu manzarayı görünce, düsmanlarının(=Türklerin) ölmüs olmasından dolayı çok sevindiler…Bütün cenazeler bir çukura atıldı ve kesik baslar da sayılıp ne kadar oldukları bilinmek üzere ordugaha getirildi. Yalnız Mısır Halifesinin Sefirlerine ait dört ata yüklenen baslar sahile gönderildi. (İsmail Hami DANISMENT- 1979 yılında İstanbul’da basılan Tarihi Hakikatler kitabı-Sayfa:377-378-379-380-381-382-383-384-385)

*** Arap Kuzey Ordusu’nun karsısında bulunan Cemal Pasa komutasındaki 4.Türk Ordusu da,Dera’dan kuzeye Sam’a doğru çekilmeye baslamıstır. Araplar; yol boyunca çekilen ve bitap düsen Türk askerlerine Lawrence’ın de kıskırtması ile insafsızca saldırıyor, onları arkadan hançerliyordu. (Hicaz, Asir, Yemen Cephesi ve Libya Harekâtı (1914-1918), Birinci Dünya Harbinde Türk Tarihi, VI nci Cilt Gnkur.ATASE Bsk.lığı Askeri Tarih Yayınları, Seri No: 3, Ankara, Gnkur. Basım Evi, 1978, s. 367)

Tarih meraklıları bilirler, Araplar İngiliz oyunlarına inanıp, topraklarındaki Osmanlıları çıkarmak için kalleşçe hep arkadan vurmuslardır, Anadolu’ya dönmek üzere yola çıkan askerlerimizin geçeceği yerlerdeki su kuyularına zehir atmıslardır. Hatta vahsetleri o boyutlara ulasmıstır ki; silahsız savunmasız geri çekilen ve yaralılardan oluşan hastane tümenimize saldırarak Osmanlı askerlerini, bunlar altınlarını yutup midelerinde saklarlar diye, karınlarını deserek vahsice katletmisleridir. Hani ülkemizde yasayan arap seviciler Çanakkale zaferimizde araplarla birlikte mücadele verdik diyerek ağlıyorlar ya, Çanakkale’de bizim olduğu kadar araplarında dedeleri yatıyor diyorlar ya, o yatanlar kanımca ihanet içinde olup Atatürk’ün vurulmasını emrettiği araplardır. İslam dini araplara değil tüm insanlığa indirilmistir. İlk araplara inmesi ise, onların kutsal ırk değil, yolundan sapmıs ırk olduğunun kanıtıdır. Arapların Türk ve Türklük düsmanı olduğunu düsünüyorum ve bu yüzdende onları kardes olarak görmüyorum. Yukarda verilen tarihi örneklerde olduğu gibi Filistin milleti de zamanında, İngilizlerle is birliği yapmak suretiyle, Türklere yani Osmanlıya ihanet etmistir. Ben Türk devletin baskanı olsam; Türk’e ihanet içinde olup Türk askerini vahsice katletmis arap kabilelerinin ne pesinden kosarım ne de onlar için ağlarım. Milletler, hak ettiği felaketleri yasarlar. Hayır’ında Ser’inde kısacası her seyin Allah’tan olduğuna inancım tamdır. Ben ülkeme bakarım, güzel yurdumda yasayanlara bakarım, sehitlerime bakarım ve söyle bakıslarımı yeryüzünde ki tüm değerli Türk yurtlarına çevirip, her birinle ayrı ayrı gurur duyarım, kendime kanımın, soyumun, kültürümün bir olduğu öz kardesimi kardeş bilirim. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin. Sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir