TÜRK’ÜN TEK VE SÜREGELEN SORUNU: BENLİK KAYBI – 2

Korkut ata der ki; “ Alçak içeriden olunca kapı kilit tutmaz oğul, halk içinde bozgunculuk yapan haindir oğul” Atalarımızın dediği gibi gerçekten bir ülkeye ya da bir millete en büyük kötülüğü yapanlar dışarıda değil, içeridedir.

Bu açıdan bakıldığında, son 400 yıl Türklere en büyük düşmanlığı yapan Slavlar olmuştur. Bunların ele başları da Ruslardır. Bu sadece askeri anlamda değil, Türk’e uygulanan fiziki soykırımlara eş zamanlı ve daha büyük boyutta sonraki kuşakları da etkileyecek biçimde benlik kaybına yönelik kültürel soykırımlardır. Ruslaştırma amaçları için katliam yapmaktan bile çekinmemişlerdir.

Acıdır ki; bunları yapan Slav ve özellikle Ruslar içimizden çıkan hainlerdir. “Sartlaşmış”* Türklerdir.

Altın Orda devletinin kurucusu Cuci Han’ın torununun adının U-rus Han olması ile Dede Korkut hikayesinde geçen Kazan Bey’in oğlunun U-ruz olması tesadüf değildir. Her ikisi de öz Türkçe’dir. Bugün Slavların (eski birçok dilde Slav köle demektir) en önemli milleti olarak bilinen Rusların, Rus sözcüğü, eski Türk dillerinde kayıkçı anlamına gelir. Bu durum, Rus hanedanlarının kökenlerinin ve adlarının dönüşümünde de önümüze çıkmaktadır. Vareglerin (Viking) önderi Rurik ile başlayan Rusya devleti Rurik hanedanı gibi Godunov ve Shusky hanedanlarının da Türk asıllı oldukları artık bilinmektedir. Rurik’in oğlu İgor, Uygur sözcüğünün ses değişikliğidir ve Rurik hanedanı Boyar Türklerindendir. Godunov hanedanı Tatar Türkleriyken, Shusky hanedanı da Rurik hanedanı gibi Boyarlardandır. Romanovlar (Bolşevik Devrimi’nden önceki son 300 yılın egemen hanedanı) da Boyar Türklerindendir. Ne yazık ki; Türklere en büyük düşmanlığı yapan da Romanov hanedanıdır. (Stalin aynı katliamı daha sonra da devam ettirmiştir) Bu da demek oluyor ki; Romanovlar Türk benliğini kaybederek tam olarak Slavlaşmışlardır.

Büyük edebiyatçı Gogol da aslen Türk’tür, Gogol sözcüğü Çuvaş Türkçesi’nde ördek anlamına gelir.

Rusya’nın ünlü sanatçılarından Türk asıllı Mirza Lev Turgenyev vaftiz olduktan sonra İvan adını almıştır.

Bunun benzer bir durumu Karahan Türklerinde de yaşanmıştır, Satuk Buğra, İslamiyet ile birlikte Arapça Abdülkerim adını almaktan çekinmemiştir.

Dilini kaybeden zamanla özünü de kaybeder. Daha yüzlerce binlerce örnekle bunu görmemiz olağandır. Üstesinden gelmemiz gereken en önemli sorun da budur.
*Sart (Bakınız Kültigin kitabesi)

Murat Kalyoncu (Türkolog)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir