Türk’ün Yurdunda, Türk’ün Bayrağını Gökten İN-Dİ-RE-MEZ-SİN!

Ne şan ne şöhret, biz Türkler bir tek vatanı, milleti ve bayrağı için yasar, yurduna uğrayan alçakları yok etmek için nefes alırız. Rengini kahraman şehitlerimizin kutsal kanlarından alan ay yıldızlı al bayrağımız bizim en değerlimiz, özgürlüğümüz, ulusal bütünlüğümüz, Türklüğümüz, bağımsızlığımız, namusumuz, şerefimiz… kısacası aklınıza gelebilecek her şeyimizdir. O sanlı bayrak göklerimizde dalgalandığı sürece bize kimse zincir vuramaz, bütünlüğümüzü kimse bozamaz. Arif Nihat Asya’nın

Bayrak şiirinde dediği gibi :

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü Isık ısık, dalga dalga bayrağım, senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın, mezarını kazacağım, Seni selamlamadan uçan kusun, yuvasını bozacağım. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim; yeryüzünde yer beğen, Nereye dikilmek istersen, söyle seni oraya dikeyim…

Biz Türkler, bayrağı için ölürüz de öldürürüz de. Bunun sakası yoktur. Nerede dikili olursa olsun hiç kimse dalgalanan sanlı bayrağımızı yerinden indirip buruşturup kimsenin eline teslim edemez, bunu yaparken is başarıyormuş gibi gururlanamaz, dalga geçer gibi konuşamaz ve ceza keserim diye tehdit edemez! Bana bunu yasatan Tekirdağ Büyük Belediyesi Zabıta ekibi ve beraberinde gelen isçilerdi. İşyerimin önünde bulunan bayrak direğini ‘sen kafana göre her yere bayrak dikemezsin, oldu o zaman biz her işyeri önüne bayrak dikmeye izin verelim’ diye alaycı bir tavırla, ‘bayrağımı indirmeyin, direkte asılı tabelayı kesin alın isterseniz atın, her şey yapın ama bayrağıma dokunmayın ’diye karsı durmama rağmen fayda etmedi, ne çevredeki esnaf koşup karsı çıktı nede chp partisi üyelerinin yönetiminde olan Tekirdağ Büyükşehir belediyesi ekiplerine konuşmalarım fayda vermedi, daha çok ‘bize milliyetçilik demagojisi yapma’ diye azarlandım ve gelen bayan zabıta memuru tarafından, haksız yere, işyerine ceza keseriz! diye tehdit edildim. Bunların hiçbiri kabul edilemez ve kaldırılamaz olaylar. Ben bayrağımın savasını verirken Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından maruz kaldığım bu 
küstahça davranışların kaynağını düşündüm düşündüm, sonra AK Partiye bir konuda hak verdim. Başka zamanlarda, devletin yönetim kadrosunun verdiği bazı açıklamalar oluyordu bu chp hakkında, fetö cülükle ithamları oluyordu, ben bu açıklamalara gülüp siz kendinize bakın zamanında ne istediler de vermediniz diyordum. Ama bu chp li belediyenin bayrak düşmanlığından sonra durdum ve AKP’li veya MHP’li bir belediye olsaydı bayrağımıza bu denli düşmanca yaklaşır mıydı diye bir düşündüm. Türk’ün bayrağına bırakın dokunmayı, bana daha büyük bir bayrak getirip, onu değil bundan sonra bunu as derler ve bayrağıma sahip çıktığımdan dolayı beni tebrik ederlerdi kanısına vardım. Sayın Cumhurbaşkanımızın her zaman ima ettiği gibi birtakım kesimlerin Atatürk maskesi yüzlerinden düşmüş bulunmaktadır. Buradan Tekirdağ Büyükşehir’e sesleniyorum;

** Siz benim sanlı bayrağımla uğraşmayı bırakın da basa geldiğinizden beri köstebek yuvasına dönüştürüp rezil ettiğiniz yolları düzeltip vatandaşı daha fazla mağdur etmeyin,

** Siz benim sanlı bayrağımla uğraşmayı bırakın da yine chp belediyeleri tarafından yanlışyanlışaçılmış, özel mülk parsellerin içinden geçen imar yollarındaki hataları düzeltip vatandaşı daha fazla mağdur etmeyin,

** Siz benim sanlı bayrağımla uğraşmayı bırakın da belediyelerinizde ki usulsüz olayların önünü kesin,

** Siz benim sanlı bayrağımla uğraşmayı bırakın da Ergene’yi ve Marmara denizini kurtarın, kokudan bir yerde denize giremiyoruz,

** Siz benim sanlı bayrağımla uğraşmayı bırakın da partiniz içinde hdp/pkk avukatlığına soyunmuş insanları temizleyin,çalışanlarınıza tehdit etmeyi değil, vatandaşa hizmet etme usullerini öğretin,

Sizin bayan zabıta memurunuz, 2012 yılından beri aynı yerde özgürce dalgalanan sanlı bayrağımın neyinden rahatsız olduda ‘derhal indirin, zaten bunun cezası var, her istediğiniz yere bayrak dikemezsiniz’ diye beni tehdit etti. Ben kendi öz vatanımda bayrağımı istediğim yerde dalgalandıramadıktan sonra neyleyim yasamayı, neyleyim bu vatanı, benim kardeşlerim, bayrağım özgürce vatanın her kösesinde dalgalansın diye şehit olurken, siz gelip Türk’ün bayrağını indiremezsiniz. Demagoji yapma diyerek ne kimseyi azarlayabilirsiniz nede bu olayı tehditlerle örtbas edebilirsiniz. Ceza ise ceza, kesin, Allah’tan başka kimseden korkmuyorum! Rengini Şehitlerimin kanından alan sanlı Türk bayrağım nereye dikilmek isterse, onu oraya dikeceğim. Vatandaşı bana destek olmaya çağırıyorum. Dalgalanan sanlı bayrağımızı kimse bahanelerle in-di-re-me-ye-cek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir