Uyan Türkiye

Kulaklarda 16 Nisan’da ‘Evet’ deyin ve terör bıçak gibi bitsin propagandaları yankılanırken her gün gelen ‘şehit’ haberleriyle yıkılıyoruz, bu durumları sindiremiyoruz ve asla alışmayacağız. ‘NEFES-VATAN’ filminde dediği gibi süslü, püslü bir kadın çıkıyor 45 saniyede acıyı kısaca özetleyerek, kahraman şehitlerimin buruk hikayelerine ve ailelerinin yaşadığı acıya kısaca değindikten sonra geçiyor‘onlara göre’ gündemin can alıcı ekonomi haberlerine ve hayat vatan uğruna can vermeyeceklerin yaptıklarını anlatmakla devam ediyor. Peki ya bu acılar diniyor mu? Abisinin şehit haberinin geldiğini anlayan kız kardeşinin ‘söylemeyin sakın’ demesi, yürek yakan acıyı duymamak için kapıyı açmaması kadar derinden ne etkileyebilir insanı. Çocuklarımız, yiğitlerimiz, kahraman kardeşlerimiz, zamanında birileri tarafından yan gelip yatma yeri değil diye nitelendirilen peygamber ocağında, vatan uğruna, sönen yıldızların yataklarına kanları ile suladıkları ay yıldızlı al bayrağımız seriliyor ve sanıyorlar mı ki acılar diniyor… ‘Şehitlik kutsal bir mertebe, ne mutlu size’ diyen zihniyetlerin ailelerine baktığımızda çürük raporu alarak vatani görevlerini yerine getirmedikleri görülüyor. Evet karşıdan bakıldığında ne mutlu ki o babaya, o anaya evladını şehit vermiş, daha dünyada evladına ve tüm aileye cennet müjdelenmiş. Peki yanan yüreklerin içini bilebilir miyiz? Hayır! Yaşamayan bilemez. Ne kadar hissediyoruz desek te, hissettiğimiz sadece TV haberlerini dinlerken geçen 45 saniye, sonrasında döndür maça, aç diziyi veya tırtt biri arayınca çık git kafeye, sahile, cebinde paran varsa bak keyfine. Bu kadar vurdum duymaz olamazsın Türkiye’m, o-la-maz-sın! Sen uyudukça kardeşlerimiz şehit oluyor. Evinde kös kös oturma, terörün kökü kazanana kadar tepkini her yerde ortaya koy, hainleri toplumda barındırma Türkiye’m. Türk yurduna ve kahraman Türk evlatlarına yapılan bu alçaklıkları, söndürülen umutları hiçbir zaman unutma, unutturma!

Bir Subayı şehit oldu diye ‘Menemen’i yakın’ diyen Mustafa Kemal Paşam, özleniyorsun!

2015 yılında Kapaklı ’da bir eve iş icabı ölçüme gitmiştim. Bir amca kapıda karşıladı beni, üzgün bakışlarla. Tabii ben işimi yapıp çekip gidecektim. Eve girdiğimde her şey düzülü, tüm mobilyalar yerli yerinde, her birinin üzeri beyaz çarşafla örtülmüş, muhtemelen tozlanmasın diye. Özene bözene düzülmüş yeni gelin evi gibi her şey modern zamane mobilyaları. Amca dedi ki ‘Oğlumun burası, gelin satıyor.’ ‘Hayırdır amca’ dedim ‘neden peki?’ dedi ki ‘Oğlum geçen sene şehit düştü’ olduğum gibi kaldım, baktığımda gözleri dolmuştu. İşimi yapmalıydım, duygusallığa yer ve zaman yoktu. Devam ettim ölçmeye. Son odaya yatak odasıydı kapıdan baktığımda karşımda gardırobun aynasında yansıyan yatağa konmuş çerçeve içinde bir ‘gelin-damat’ resmi, birbirlerine sarılmışlar, nasılda mutlular. En mutlu günleri ve o günlerden bugüne kalan yatak üzerinde yastık yerine konmuş hayaller, umutlar, sönen bir gelecek…. O an elim ayağım titredi ve artık daha fazla metanetimi koruyamadım, hıçkırıklara boğuldum. Bu benim, bu hiç tanımadığım insanların durumu gördüğüm zaman, yaşadığım acıydı. Peki o aileler ne yapsın? Ben o an ağladım, çıktım bir süre etkisinden kurtulamadım ama sonra hayata devam ettim. Peki o yeni gelin ne yaptı? Sevdiğinin hatıralarıyla yaşayamayacağı, umutlarıyla süslediği geleceğinin kapısından içeri belki de bir daha hiç giremedi. Offffff Offf. Bu acının tarifi olamaz. ‘Ne mutlu sana ki evladın şehit oldu’ dedikleri baba acaba gerçekten mutlu oluyor mu? Belki cenazede gururlanıyor, halk toplanmış, belki hayatında bir daha hiç göremeyeceği birtakım mühim insanlar gelmiş. Bence öyle olmuyor. Muhtemelen o gurur bir süre sonra yerini kanayan gözyaşlarına bırakıyor. Ve o göz yaşları yaşadığı sürece sürekli gözlerinde ve yüreğinde kanıyor. Bu anlattığım olay sadece benim şahit olduğum bir kahraman şehit kardeşimin ardından kalan parçalanmış hayatlar. Düşünün daha kaç kahraman, kaç vatan evladı, kaç yiğit şehit var… Allah şehadetlerini kabul etsin, kabirlerini cennet eylesin. Onlar bizden razı olur mu bize haklarını helal ederler mi bilmiyorum ama benden yana tüm hakkım her birine ayrı ayrı helal olsun.

Hayır kardeşim bildiğin gibi değil, bana göre ekonomi iyiye falan gitmiyor. Geçen sene inşaat demirini 1350 TL’den alırken bu sene 2300 TL ye bulan seviniyor. Geçen sene Dolar kuru Eylül ayında 2,95 TL iken bu sene kur 3,82’lerde. Geçen sene mazot 4,28 TL/Ltr. iken bu sene litresini 4,93 TL ye alıyoruz. Tamam anlıyorum herkes bir hayat mücadelesinde ve geçim derdinde, bazıları da ticaretinde. Bir ülkenin kalkınması ve ileri gitmesi için Ekonomi en önemli temel taşı, bununda bilincindeyiz. Lakin teröre ayrılan bütçe ve vatan uğruna yitip giden gencecik insan gücümüz var bizim. Para, akıllı politikalarla bir şekilde düzene girer, ama yitip giden canlarımız geri gelmez, parçalanan umutlarıyla acılı aileler bir daha düzelmez. Şimdi sayın büyükler size yeniden sesleniyorum. ‘Sözlerinizi yerine getirin ve artık bu lanet olası terörün bitmesi için elimizdeki tüm imkanları kullanalım’ Vatana ihanet suçu acınacak ve affedilecek bir suç değildir, zamana da bırakılamaz. Hain her zaman haindir. Bunu siz hiçbir anlayışınızla değiştiremezsiniz. Kan bozuksa bozuktur. Cumhurbaşkanımızın Sincar ve Afrin yani Suriye ve Kuzey Irak’ta bulunan tüm terör yuvalarının imhası ile ilgili yaptığı açıklamalar bizleri umutlandırırken, 16 nisandan sonra terör bıçak gibi kesilecek sözlerinize benzer bir durum gibi olmamasını bu açıklamaların sadece söz ile sınırlı kalmamasını temenni ederek devletin yapacaklarını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Hani asker diyordu ya bir replikte ‘Uyursan ölürsün demişti komutanım, devlet uyuduğu için ölüyoruz diyemedim.’ diye… Şu bir gerçek ki; Türk Ordusu güçlü olduğu sürece Türk devleti de güçlü kalacaktır! Bunu kimse aklından çıkarmamalıdır ve devleti yönetenlerin, kimseden korkmadan çekinmeden, terörü bitirme, kökünü kazıma konusunda, vatan hainlerine acıma ve af duygusunu bir kenara itip, uygulamaya yönelik kararlar almaları esastır. Bu hususta yüce Türk milleti şartsız koşulsuz devletinin sonuna kadar arkasındadır.

TANRI TÜRK’Ü VE TÜRK’ÜN DEĞERLİ YURTLARINI KORUSUN VE YÜCELTSİN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir