YEMEK TARİFİ (LAF SALATASI)

Yeşillik olarak ortaya biraz hümanizm serpersiniz.‘ Hepimiz insanız, Amerika’da zenci, Türkiye’de Kürt’üz’ vb. gibi. İnsanlıktan dem vurup etnik kimlikleri kaşırsınız. İçine biraz demokrasi, insan hakları, şiddete son ve içinde barış geçen kırıntılar ufalarsınız ama bir yandan da teröristleri çok sevecen göstermeye özen göstererek yaparsınız bunu. Çocukların barıştan gayri tek bir amacı yok dersiniz, bunca ölen çoluk, çocuk, asker ve öğretmenlerin cenazesini barış sözcüğünün altına gizleyerek. Biraz da doğadan konfeti serpersiniz sözün üzerine, örneğin çınar yaprağı veya gülkurusu gibi. Biraz da aşk mayası çalarsınız söze. En son olarak da iki damla da gözyaşı. Ayrıca devrimci ayaklarına bürünerek, Karl Marks’ın manifestosundan iki üç satır harmanlayınca harika bir laf salatası olur. Ulusları parçalamaya yönelik büyük emperyalizmin iştahını kabartan bir salatadır bu. İlk bakışta Rus salatasını andırsa da; birbirini yemek için can atan beyinsiz yamyamların iştahını açacak tam bir Amerikan Salatasıdır. Afiyet olsun.
-Yerseniz elbette. (Ben hayatta yemem)

Amerikan salata kültürünün bir tarifle biteceğini sakın düşünmeyin. Bu memlekette salata, kereviz ve maydanoz o kadar çok ki. Neredeyse herkes bu salatanın yapı taşlarından bir pay çıkarır kendisine. Kereviz masum bir bitkidir. Ancak Farsça’dan dilimize keriz olarak geçen sözcüğün çoğul hali gibi kullanırım ben bu yapıyı. Hıyarın da çoğuluna ‘hıyaran’ dersek geriye sadece maydonoz sözcüğünün çoğul hali kalıyor. Onu bir türlü çoğaltamıyorum. Ama o kadar çok ki; azaltamıyorum da…

Hazır bulaşmışken, diğer bir salata tarifinden de söz etmeden geçemeyeceğim:

– İstiklal harbini keşke Yunan milleti kazansaydı. Ah bu Mustafa Kemal Atatürk de nereden çıktı tarih sahnesine. Keşke içki içmeseydi, beş vakit namaz kılsaydı da anamızı yunan askerleri kullansaydı. Biz yine anamızın çucukları olurduk lakin babamız Yunan olurdu. Ne fark eder. Türbanlı bacılarımız bu kadar zulüm görmezdi. Gerçi yunan çocukları türbanlı bacılarımızı da becerirdi ama en azından türbanlarımıza karışmazdı. Sonra canım Türk demek de ne demek? Hepimiz müslümanız, ümmet-i Muhammediz. Türklük de nereden çıktı? Bu Cumhuriyeti Türkler mi kurdu ki adını Türkiye Cumhuriyeti koydular. Daha geçenlerde Sultan Ahmet Camiinde, nur yüzlü bir ümmeti muhammed namaz kılarken takkesi kemalist bir adam tarafından çalınmadı mı? O namaz kılan nur yüzlü ihtiyarın takkesini çalan elleri şimdi kırmak caiz değil midir?

Bu tarif böyle uzayıp gider. Yalanlarla sulandırılmış bu salata, su katılmadık koyu bir Amerikan salatasıdır. Etnik ayrışımla ülkemizi bölemeyen amerika dinsel zaaflarımızı kullanarak bu ayrışımı kolaylaştırmaktadır. Ülkemizi keşke Yunan milleti yönetseydi diye düşünen bir zihniyet için bu ülkeyi Amerika’ya teslim etmek sadece bir zevk meselesi olur. Bunun için bu Amerikan salatası en tesirli, en iştah kabartıcı bur salatadır.

Eğer daha önce tadıp zehirlenmediyseniz,

Buyurun afiyet olsun.

Saygılarımla

Celal Çalık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir