Zindan Baba Türbesi Lüleburgaz Kırklareli

Türkiye Kültür Portalına göre;

Zindan Baba Türbesi: Hükümet binası yanında yeralmaktadır. Sağlam durumda bulunan Zindan Baba Türbesi, Bursa tipi türbeleri anımsatmakta ise de esas mahiyeti tam olarak bilinmemektedir. Tuğla ve köfeki taşından yapılmıştır. Daha önceden binanın üzerinde tahtadan bir saat kulesi bulunmakla birlikte, sonradan yıkılmıştır. İçindeki mezar, Bulgar ve Yunan askerleri tarafından tahrip edilmiştir. Üç katlı olan binaya kuzeydoğu cephesindeki küçük bir kapıdan girilmektedir. Dikdörtgen prizma şeklinde yükselen kulenin üstünde silindir şeklinde bir kasnak yer alır. Her katta, kare tabanlı tek bir hacim bulunur. Yapının bodrum katında, beşik tonoz örtülü 3.70×3.90 m. boyutlarındaki türbe kısmı yer almaktadır.

Kırklareli Kültür Varlıkları Envanterine göre;

İlçe merkezinde bulunan türbe kare planlı olup, yaklaşık 8x8mt ebatlarındadır. Tuğla hatıllı kesme taş ile örülü yapı, dairesel bir kasnağa oturan tek kubbe ile örtülüdür. Kubbe üst örtüsü kurşun ile kaplıdır. Üst kademede güneydoğu ve kuzeydoğu duvarları üzerinde dikdörtgen pencereler yer alır. Güneydoğu duvarı üzerinde yer alan tek alt kademe penceresi dikdörtgen, lokmalı demir parmaklıklıdır. Yapının girişi kuzeydoğu tarafındandır ve giriş bölümününde üzeri kurşun kaplı ahşap bir saçak yer alır.

Bilinen en eski belge hicri 1310 tarihli Edirne Salnamesi’nde ise Türbe ile ilgili şöyle denmektedir;

Lüleburgaz merkezde ise, Hükûmet Dâiresi yakınında Kâgir Saat Kulesi altında Zindan Baba, Köprübaşı’nda Fere Baba Dergâhı’nda Sancakdar Baba, Gâzi Câmii’nde Gâzi Karaca Ali Bey, İstanbul Yolu Tekkesi’nde İdris Baba, Alaca Mescid Mahallesi’nde Murad Baba, Cedid Müslim Mahallesi’nde Derman Baba, Hüseyin Bey Mahallesi’nde Kabristanlık’ta Âsitâneli Deli Ahmed Ağa medfûn olup, kabirleri ziyâret edilmektedir.
(s. 520 )

Zindan Baba hakkında kesin bir bilgi yoktur. İçinde bir mezar bulunun türbe hakkında halk arasında dolaşan iki rivayet vardır.

1-Türbe içinde yatan zat’ın Gazi Evranos Bey’in bayraktarı olduğu ve türbenin Çelebi Sultan Mehmet devrinde yapıldığı

2-İdama mahkûm olan biri türbeye hapsediliyor. Tam asılacağı dakikada hüviyeti meçhul bir şahıs kan ter içinde halkı yararak ortaya çıkıyor ve mahkûmun serbest bırakılmasını, zira suçlunun kendisi olduğunu söyleyip, ‘Onun yerine beni asın’ diyor. O an mahkûm, suçsuz olduğuna kanaat getirilerek serbest bırakılır. Meçhul şahıs mahkûmun yerine hapsedilir ve idam edilir.

Suçluyu asacakları gün türbenin kapısını açınca onu içerde ölü olarak bulurlar. Yapılan araştırmalar neticesinde ölen şahsın suçsuz ve âlim bir kişi olduğu öğrenilir ve oraya gömülür.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir